AZİZ NESİN YAŞASAYDI NE DERDİ?

Dostumuz Mert Ali Başarır, Çankaya Belediyesi Mizah Festivali’nde ustası Aziz Nesin’e yöneltilen soruları yanıtlamayı sürdürüyor:

Aziz bey, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Genel Kurmay Başkanlığı’nın durumuna ne diyorsunuz?

TSK, Tutuklu Subaylar Koğuşu oldu. ‘Genel Kurmay Başkanlığı’ da sonunda kâr getiren diğer kurumlar gibi özelleştirildi. Artık ‘Özel Kurmay Başkanlığı’ var.

Ergenekon davası ve Silivri süreci için ne düşünüyorsunuz?

Bir ‘toplu sünnet’ durumu var. Silivri’ye doğru nüfus kaydırmasına bakılırsa, sanıyorum Sayın Başbakan Silivri’yi il yapacak. Sağ olsaydım Ergenekon’dan almasalar bile Gılgamış kontenjanından girerdik.

***

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin desteklediği “Öl de ölelim, vur de vuralım” sloganını nasıl buldunuz?

Devlet Bey, zaman zaman Osmaniye’de bağ, bahçe işleriyle uğraşıyor, arada bir ip atlıyor ya da ip atıyor.
1978’de Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı ve faşişttaşlarının 7 TİP’li öğrenciyi hunharca katlettikleri semt de Bahçelievler’di zaten. Bu nostaljik slogan da Devlet Bahçelievler’e yakışıyor, desek?

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın yüksek öğrenim süreci hakkında, ‘Boğaziçi Üniversitesi’nin bahçesinde kızlar erkekler bir arada oturuyor. Ben burada yoldan çıkarım diye düşünüp İTÜ’yü tercih ettim,’ açıklamasını nasıl karşıladınız?

Sayın Yıldırım zaten adından dolayı Ulaştırma Bakanı olmuştur. İn Ali, bin Ali, bin Ali, in Ali derken, kendisine Ulaştırma Bakanlığı münasip görülmüştür. Hızını alamayan trenin bakanı, ‘ben de raydan çıkarım’ diye haklı olarak imdat frenine asılmıştır.

Tabelalardan T.C.’nin kalkmasına karşı yorumunuz ne olacak?

T.C.’nin kalkma sebebi tamamen patent meselesidir. Sayın başbakan R.T.E.’nin patentini aldı. Belki T.C.’nin de isim hakkını almıştır. Açılımı Tayyip Cumhuriyeti olabilir.

***

Peki T.C. niye gemi değil de, gemicik yüzdürüyor, Sayın Nesin?

Gemicik’in ‘cik’ ekinden niye rahatsız oluyorsunuz? Askere Mehmet mi diyoruz? O yağız, kapı gibi delikanlılara ‘Mehmetçik’ diyoruz. Göz kapağında oluşan enfeksiyona “arpa” teşhisi değil, “arpacık” teşhisi konuyor. Allah ekmek tekkesine boy vermiş, gerisini koyvermiş.

İstiklâl’deki Emek Sineması’na sahip çıkan sanatçıların protestosuna yapılan müdahale için görüşlerinizi alabilir miyiz?

Aslında ‘Ak Parti’ diye dolanıyorlar ama akla, beyazla, pirüpaklıkla hiç ilgileri yok. Dolayısıyla Beyaz Perde, ilgi alanları değil. Sinemaya Kara Perde denilse, her türlü teşviki verirlerdi. Zaten AKP yerine niye AK Parti’likte ısrarlılar? Çünkü ak akçe, kara gün içindir.

Hükümetin Suriye’nin içişlerine karışmasını doğru buluyor musunuz?

Hükümet, White House’un Black&White dolduruşlara gelmemelidir. Yoksa Şam’ın şekeri yerine şamarını yersiniz. Kanka iken Esat/İşler kesat/Oldu Esed.

***

Başbakan’ın İngilizcesini nasıl buluyorsunuz?

Sayın Başbakan ‘one minute’ espri konusu olunca çok içerlemiş, tele-konferans sistemiyle Obama’dan hızlandırılmış İngilizce dersleri almış. Yakın çevresine göre artık sular seller gibi İngilizce konuşuyormuş: ‘Two minutes!’

Murat Karayılan’ın Kandil’deki basın toplantısı için neler diyeceksiniz?

Hükümetin Murat Karayılan’la, Murat Karayalçın’ı ‘takas etme’ gibi bir gizli gündemi olduğunu sanmıyorum. Kandil’deki Murat Karayılan’ın, Kandilli Rasathanesi’nde işe başlayacağı şeklindeki duyumlar ise spekülâsyondan ibarettir.

Başbakan Erdoğan’ın ayranı “milli içki” ilan etmesini uygun buluyor musunuz?

Sayın Erdoğan ayrımcılığı sevmez. Önümüzdeki seçimlerde Ankara’daki ‘Aşağı Ayrancı’ ile ‘Yukarı Ayrancı’yı da birleştirebilir.
Başbakan böyle uygun görmüşse bize geriye sadece çalkalamak düşer.

Sizce bu hükümet ne zaman düşer?

Her iktidar, bir gün muhalefeti tadacaktır!

Evet, doğru söylemişsin
Türk milleti çalışkandır
Biz de senin tezindeyiz
Dinlenmekten yorulduk da
Onun için izindeyiz…
AZİZ NESİN

“G” NOKTASI

Kurak İstanbul günlerinde bir grup Afrikalıyı Belediye Sarayı’na nakledip Başkan Prof.Dr. Nurettin Sözen’in karşısında yağmur dansı yaptırtan… Cumhuriyet Gazetesi’ne maymun getirip Darwin Sergisi’nin kokteylinde gezdiren… Ve Kadıköy’de döviz büfesi açıp, toplanan halka sandviç arası dolar, mark yediren Mert Ali Başarır’ın, hayali Aziz Nesin röportajı burada bitiyor.

Kendisinden, şahsını bu köşede takdim etmek için kısa bir CV istediğimde, bana attığı son mesaj şöyleydi: “Tamam Sevgili Mineciğim… Emeklerin için müteşekkirim…

Akşama atarım canım… Kadıköy Belediyesi esnafa faşist uygulamalar yapıyor, zabıtalarla kavga etmeye gidiyorum şimdi… gelince atarım.İyi Hafta sonları, MAB.”

Arkadaşımın suratı şimdilerde ne haldedir, bilmiyorum. Ama benim iznim devam ediyor, sevgili okurlarım!

Birkaç “Röveşata”yı da karavana atarsam, umarım kızmazsınız!