BAROLAR BİRLİĞİ’NDE DÖNEMEÇ

Önümüzdeki 25/26 Mayıs günlerinde Türkiye Barolar Birliği (TBB) Genel Kurulu toplanıyor. Genel Kurulda TBB nin yeni yönetimi seçilecek. Seçime üç başkan adayıyla giriliyor. Halen TBB Başkanı Vedat Ahsen Coşar, yeniden aday. Diğer iki aday ise, Ankara Barosu Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ve Av. Kazım Kolcuoğlu.

TBB, ülkemizin en önemli hukuk kurumudur. Dolayısıyla böyle bir hukuk kurumunun, yeni anayasanın tartışıldığı ortamda takınacağı tutum, büyük önem taşıyor.

Türkiye, içinde bulunduğumuz “barış süreci” sonunda yapılacak yeni bir anayasa, hem mevcut rejimin değiştirilmesini sağlayacak; hem de demokrasiden giderek uzaklaşmaya, otoriterleşmeye, hatta bölünmeye kadar gidecek bir sürece hukuki zemin oluşturacak.

Şu andaki Barolar Birliği Başkanı ve yeniden aday olan kişinin siyasal iktidara nasıl destek olduğu; sonradan istifa etse de barış sürecine “akil adam” seçilmesinden anlaşılmaktadır.

***

Atatürk Cumhuriyeti neredeyse tüm değerlerini yitirir, hukuk siyasal iktidarın silahı haline gelir, yargı polisleşip, yargıç memurlaşır ve daha da önemlisi, avukatlık itibarsızlaştırılıp, savunma hakkı ayaklar altına alınırken yeterli tepkiyi göstermeyen; sessizliğe övgüler dizen, Demokrat Yargı Derneğinin bile çok gerisine düşen mevcut TBB yönetimi; savunma hakkının kutsallığını savunamadığı gibi, zaten temsil de edemiyor.

İçinde bulunduğumuz sürecin sonu, Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına doğru çekiyor. Yeni Osmanlıcı politikalar, fiilen sürdürülen bir sultanlığı, bize başkanlık sistemi adı altında pazarlıyor.

Bu gidişe hukukun dur demesi gerekir. İşte bu yüzdendir ki Barolar Birliği yönetiminin; Cumhuriyetin kazanımlarını koruyan, demokrasiyi genişleten, insan haklarına saygıyı esas alıp hukuk devletine sahip çıkan, aydınlanma felsefesine bağlı, içinde bulunduğumuz süreci doğru okuyabilecek bir anlayışta olması gerekir.

Aziz Nesin, “Büyük Grev” adlı öyküsünde, koşulları ve zamanlaması doğru seçilmemiş, sonuçları iyi hesaplanmamış, işçiden çok işverene yarayan grevleri ve bu tür grev kararları alan sendika yöneticilerini eleştirmişti. “Büyük Grev” kavramı, Aziz Nesin’in bu öyküsünden öteye bir örgütün elindeki en etkili baskı aracını doğru kullanmadığı takdirde, nasıl hasım tarafa yaradığını anlatmak için kullanılır olmuştu.

***

Fikirlerine çok değer verdiğim Avukat Başar Yaltı, TBB seçimlerine doğru bazı baroların bölünmesini de “Büyük Grev” benzetmesiyle açıklıyor.

Gerçekten de Ankara Barosu, İstanbul Barosu ve daha birçok baro, bir başkan adayı etrafında birleşecek yerde, iki ayrı adayla seçime gidiyorlar. Elbette ve herzamanki gibi, Cumhuriyet’ten yana, Atatürkçü, çağdaş hukukçu oyları bölünüyor, nedense…

TBB seçimine de benzer koşullar altında giriliyor. Oysa hukuk devletini ve evrensel değerleri savunan avukatların, “İlle de kendi adayımızı seçtirmeliyiz” lüksünün olmadığı bir süreçten geçildiğini artık anlamaları gerekiyor!

TBB seçiminde tek aday çevresinde kenetlenmek, evrensel hukuku savunmak için oy kullanacak her hukukçunun etik ve vicdani görevidir. Delegeler bu bütünleşmeyi sağlamalıdır.

Kamuoyunun yakından tanıdığı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun bu göreve hem gençliği, hem de üstün nitelikleriyle en uygun aday olduğu çok belli. Üstelik güçlü ve deneyimli bir kadrosu var, biliyorum.

Ey savunma hakkının yılmaz hukukçuları! Siyasal iktidarın yamaklarına “Güzel Allah’ım verdikçe veriyor..” dedirtmeyin.

Dar yerden çıkanlar, geniş yerlere sığmazlar.

AZİZ NESİN

“G” NOKTASI

KİRAZ ÇİÇEKLERİ VE YAŞLI ÇOCUKLAR

Bugünlerde bütün ayrılıkları
erguvanlar karşılar
uslu olur yaşlı çocuklar
kuytu perdeler eski eşyalar
ara ara sesler gelir evden çıkarken
bırakma dedenin ellerini Cemil
bırakmazlar sevdiklerinin ellerini
uslu olur yaşlı çocuklar
bugünlerde bütün hüzünleri
ilk sevgilinin hayalleri karşılar
mendillerindeki işlenmiş adlarıyla mühürlerler
ele vermedikleri sevdalarının anılarını
zamanları da geçerler yolları da
bugünlerde bütün hayatları
ölümler karşılar
yaramazlıklarla dolu geçse de yılları
gözlerinde durur artık gölgeli rüyaları
uslu olur yaşlı çocuklar
yağmurlarla düşen kiraz çiçekleriyle yoldaş
sessizce yok olurlar.

A.KADRİ ERGİN