POLİS GÖZ YUMDU; KALLEŞÇE SATTILAR

Yargıtay tarafından Hrant Dink cinayetine yardım suretiyle iştirak ettiğine karar verilen Erhan Tuncel, çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kendisinin kalleşçe satıldığını iddia eden Erhan Tuncel, “Dink derin yapılanma tarafından öldürüldü. Polis göz yumdu, yargı olayın üstünü kapattı. 6 buçuk yılın özeti budur” dedi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Hrant Dink cinayeti davasında, sanıkların ‘suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt üyesi’ olduklarına karar vermişti. Buna göre sanıklar yeniden yargılanacaktı.

Yeniden yargılanacak isimlerden biri olan Erhan Tuncel, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan ilk yargılamada Dink cinayetinden beraat ederken, Mc Donald’s’ın bombalanması eylemine karıştığı gerekçesiyle 10 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilmişti. Ancak cezaevinde kaldığı süre göz önünde bulundurulunca 17 Ocak 2012 tarihinde tahliyesine karar verilmiş, Tuncel cezaevinden çıkmıştı.

Şimdi Yargıtay tarafından Dink cinayetinden de suçlu bulunan Erhan Tuncel, “Yarın o dosyada aksi yönde bir karar çıksın kimleri kazığın üstüne oturtuyorum görün, adilik yapan adi gibi muamele görür…” şeklindeki ilk yorumundan sonra, çok tartışılacak yeni açıklamalarda bulundu. Tuncel’in twitter hesabından attığı yeni mesajları şöyle:

“CİNAYETİ ENGELLEMEYENLER BENİ AZMETTİRİCİ GÖSTERDİ”

Bir emniyet istihbarat elemanı olarak, bizzat Akyürek, Dinç ve Uzun’un talimatıyla görevimin gereği içine sızdığım tetikçi grubun bütün faaliyetlerini ve planlarını bağlı olduğum emniyet görevlilerine bildirdiğim; bilgi akışını devam ettirmek için bağlı olduğum emniyet personelinin talimatı ile ilişkimi devamettirdiğim halde cinayeti engellemeyenler tarafından cinayetin azmettiricisi olarak gösterildim. Tetikçi grubun planlarını ve cinayetle ilgili benimle paylaştıkları tüm bilgileri defalarca görevli kamu görevlilerine bildirdiğim halde merhum Dink’in katledilmesi engellenmedi.

“İHBAR ETTİĞİM CİNAYETİN FAİLİ OLDUM”

Cinayetten sonra da akılalmaz bir şekilde azmettirici olarak kamuoyu önüne atıldım. Çeşitli medya operasyonları, sahte deliller ve hedef saptırmaya yönelik bütün çabalara rağmen hakikat üstün geldi ve 5 yıl tutuklu yargılandığım davadan doğru bir kararla beraat ettim. Benim açımdan adalet yerini buldu ancak bu olayı istismar eden çevreler ve davanın seyrini etkileme gücüne sahip sahip çevrelerin ittifakıyla hukuk karşısında beraat etmiş olsam da kamuoyu karşısında suçlu gösterilmeye devam edildim. Cinayeti defalarca ihbar ettiğim, dahası cinayeti bir üniversite öğrencisi imkan ve kabiliyetinin çok üzerinde organizasyonla gerçekleştirildiği unutturuldu. İhbar ettiğim cinayetin faili oldum.

“BENİ KALLEŞÇE SATTILAR”

Delilllere göre hakkımda beraat kararı veren mahkeme bu karar nedeniyle linç edildi cezalandırıldı. Bu şartlar altında çok kısa süre içerisinde yapılan temyiz incelemesi sonucu kamuoyu beklentisine uygun olarak beraatime ilişkin karar her türlü hukuki dayanaktan yoksun olarak bozulmuştur. Yargıtay bozma kararı kamuoyu beklentisine uygun olsa da hukuka hakikate aykırıdır. Bozma kararına uyulması halinde Türkiye’de işlenmiş bu en kirli ve karanlık cinayetin üzeri bir daha aydınlanmamak üzere kapatılacaktır. Normal şartlar altında bu karara İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin direnmesi gerekir, ancak hukuka ve delillere göre verdiği karar sonrasında maruz kaldığı linç kampanyasından sonra mahkemenin ne kadar bağımsız kalabileceği de meçhuldur. Başıma gelen tüm olaylar devlete ajanlık yapmamdan gelmiştir. Beni kalleşçe satmışlardır.

“MALUM ÇEVRELER…”

Bu devlete ajanlık yaparsanız sonunuz bu olur. Bu karanlık cinayetin önlenmesi için gereken her şeyi yaptım, bundan sonra aydınlatılması için üzerime düşen herşeyi yapacağım. Buna karşın hakikatin ortaya çıkarılması için tek bir adım atmayan malum çevrelerin, hiçbir şekilde katılmadığım bu suçu üzerime yıkıp kendilerini aklamak için herşeyi yapacağından eminim. Mahkemeler baskı altına alınsa da hakikatin kendini dayatacagı ve ve gerçek adaletin bir gün tecelli edeceği umuduyla kamuoyuna saygıyla arz ederim.

“POLİS GÖZ YUMDU YARGI ÜSTÜNÜ KAPATTI”

Erhan Tuncel açıklamalarını şu sözlerle bitirdi:

“Ayrıca bana bu komployu kuran Emniyet görevlileri, bana bu kararı veren mahkeme yetkililerinden daha fazla bu devlete hizmetim olmuştur.

En sert fırtınaların kayadan kopartacağı sadece tozdur. Erhan Tuncel’i bitirmek istiyorsanız böyle basit senaryolarla gelmeyin. O senaryoları size yedirtirim. Dink derin yapılanma tarafından öldürüldü. Polis göz yumdu, yargı olayın üstünü kapattı. 6 buçuk yılın özeti budur.”

AKILLARA TAKILAN SORULAR

Hrant Dink cinayeti davasında yeniden yargılanacak olan Erhan Tuncel’in açıklamaları böyle…

Şimdi, bu açıklamalardan yola çıkarak; bazılarının yanıtını dava sürecinde öğrendiğimiz ama yine de Tuncel’in sözlerinden akıllara takılan soruları ve çıkarımları sıralayalım:

-Erhan Tuncel cinayetle ilgili bilgileri önceden emniyet görevlilerine bildirdiğini söylüyor, ancak buna rağmen Dink cinayetinin engellenmediğini belirtiyor. Ve engellemeyen o polislerin, kendisini cinayetin azmettiricisi olarak gösterdiğini iddia ediyor. İsim isim kim o bilgilerin verildiği / cinayeti engellemeyen ve iddiasına göre kendisini cinayetin azmettiricisi olarak gösterenler?

-Erhan Tuncel “Yargıtay bozma kararı kamuoyu beklentisine uygun olsa da hukuka hakikate aykırıdır. Bozma kararına uyulması halinde Türkiye’de işlenmiş bu en kirli ve karanlık cinayetin üzeri bir daha aydınlanmamak üzere kapatılacaktır.” diyor. Bu açıklamalara göre; Erhan Tuncel İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararın doğru olduğunu savunuyor. Peki, kararın bozulması cinayetin üstünü kapatacaksa, bozulmamış hali cinayeti aydınlattı mı? Nerede o Erhan Tuncel’in işaret ettiği polisler?

-Erhan Tuncel “Hakikatin ortaya çıkarılması için tek bir adım atmayan malum çevrelerin, hiçbir şekilde katılmadığım bu suçu üzerime yıkıp kendilerini aklamak için herşeyi yapacağından eminim” diyor. Kim bu Tuncel’in işaret ettiği malum çevreler ve ne yapabilirler?

-Erhan Tuncel “bana bu komployu kuran Emniyet görevlileri” diyor. Tekrar soralım; kim o emniyet görevlileri? Neden kurdular komplo?

Erhan Tuncel o isimleri açıklayacak mı? Ya da şöyle soralım; Yargıtay kendisi hakkında beraat kararını onasaydı, Erhan Tuncel yine bu iddialarını hatırlatacak mıydı?

-Son olarak: “Dink derin yapılanma tarafından öldürüldü. Polis göz yumdu, yargı olayın üstünü kapattı.” diye bitiriyor sözlerini Erhan Tuncel. Nedir bu Hrant Dink’i öldüren derin yapının adı? Kimlerden oluşuyor? Polisle, yargıyla nasıl bir ilişkisi var?

Evet, bu ve daha fazla sorunun yanıtı öğrenilmeden Dink cinayetinin arkasındaki “derin” yapıya ulaşılamaz. Bakalım, Erhan Tuncel
kendi deyimiyle “kazığın üstüne oturtmayı” düşündüğü isimleri açıklayacak mı, yoksa bu sözler sadece blöf mü?