KURBAN EDİLEN SADECE GEZİ DEĞİL!

Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur. Burasını öyle ağaçlandıralım ki kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu fark etsin,’’ sözü Atatürk Orman Çiftliği’nin kurulmasında en önemli etken olmuştur.

Tek arzusu; Bozkırın ortasında, Ankara halkının gezip nefes alabileceği, yaz-kış yeşil kalabilen bir cennet yaratmaktır!


İşte bu kararını gerçekleştirmek üzere 1925 yılında, zamanın tanınmış tarımcılarını Köşk’e çağırarak ‘’Ankara’da modern bir çiftlik kurmak’’ amacıyla uygun bir yer bulmalarını ister.

Çağırdığı heyet içerisinde bulunan bir tarımcı o günkü anısını şu şekilde anlatmaktadır;

“Çiftlik yeri için öyle uzun boylu dolaşmaya gerek görmemiştik. Çünkü kıraç bir bozkırın ortasında bir ortaçağ şehri. Ağaç yok, su yok, hiçbir şey yok!

İncelemelerimiz bittiğinde sonucu Milli Şef’e arz ettik. Kendileri elleri ile bugünkü A.O.Ç’nin bulunduğu yeri işaret etti;

Burayı gezdiniz mi?

Buranın bir çiftlik kurulması için gerekli olan niteliklerin hiçbirini taşımadığını, bataklık, çorak ve fakir bir yer olduğu hakkında ortak kanaatimizi söyledik.

Atatürk’ün bize cevabı şu oldu;

İşte istediğim yer böyle olmalıdır. Ankara’nın kenarında hem batak, hem çorak, fena bir yer. Burayı biz ıslah etmezsek kim gelip ıslah edecektir?”

Ve 1925 yılında buradaki arazileri, sahiplerinden gerçek bedellerinin üzerinde bir fiyatla alınmasını istemiş. 52 000 dekar arazi alanı alınıp ve bugünkü A.O.Ç’nin kurulmasına karar verilmiş.

Faaliyete geçtiği günden sonra burası, sadece başkentlilerin değil başka şehirlerden gelen insanların da merak edip gezdikleri bir yer olmuştu.

Çocukluk yıllarında gezdiğim A.O.Ç’de çok sayıda var olan hayvanlar, yükselen çınarlar, piknik yerleri halen aklımda.

Atatürk’ün kendi kişisel mülkü iken daha sonra 1937 yılında A.O.Ç’nin kuruluş amaçları çerçevesinde yönetilmesi için hazineye bağışlanmıştı.

Bugün ise, ne yazık ki T.B.M.M’de AKP milletvekillerinin oy çokluğuyla çıkarttıkları yasa ile A.O.Ç yapılanmaya açılmıştır.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in akıl almaz tutumu sonucu, 3 bin ağaç kesilmiş ve arazi varlığının % 40’ının yok olduğu resmen açıklanmıştır.

Hayvanat bahçesindeki hayvanlar ise kaderleriyle baş başa bırakılmıştır.

Doğa’yı sevdiğini ‘’2 milyar 800 milyon’’ ağaç diktiğini söyleyen Başbakan, kendine yapılacak konut için A.O.Ç’de dehşet verici bir ‘’ağaç katliamına’’ neden olmuştur.

Ayrıca bu arazi ABD Büyükelçiliği’ne de tahsis edildiğinden, yapılan konutlar güvenlik güçleri ile korunacağı için bundan sonra halka kapanacağı anlamına gelmektedir.

AKP hükümeti 10 yıllık icraatı içinde 10 binlerce ağaç kesmiştir.

TBMM’den geçen 2/B yasası ile, Hazine’ye ait olan orman alanları ilgili kurumların izni olmadan alınıp binalar yapılarak işgal edilmiştir. Ve Satışlardan milyon dolarlık gelir elde edilmiştir.

Ayrıca buradaki arazi satışlarını kendilerine yakın mütehait firmalarına vererek ( Ağaoğlu Holding’e verilen 1453 Maslak projesinde olduğu gibi) AKP hükümeti bir taşla iki kuş vurmayı planlamaktadır.

Ve bu projeye karşı çıkan Mimarlar Odasının açtığı davaya, İdare mahkemesi tarafından iptal kararı verilmiştir.

Raporlara göre, geçtiğimiz 10 yıl içinde doğal yaşam alanlarının kaybolması nedeniyle Türkiye’deki 319 kuş türünün en az % 55 ‘i ciddi oranda azalmıştır.

Ve ne yazık ki, istatistikler sonucı, Doğa’yı yok etme konusunda Avrupa ülkeleri arasında birinciyiz!

Yine bu hükümet döneminde ‘’Yabancılara toprak satışı engeli’’ kaldırılmıştır. TOKİ’nin asıl görevi; konutlar üreterek düşük gelirli vatandaşa uygun fiyatla konut vermesi gerekirken, aksine insanların arsalarını gasp ederek yaptığı konutlardan birilerine büyük rantlar sağlamaktadır.

Bugün İstanbul Taksim Gezi parkında yaşanan olaylar da bunun bir örneğidir.

Kışla inşaatı birilerine söz verilmiş olacak ki, ortada çok büyük bir rant olduğundan 18 gündür öz halkına her türlü kötülük ve şiddet uygulanmaktadır!

Ancak Atatürk Orman Çiftliğini de unutmayalım! Orası bizim için ikinci Anıtkabir’dir. Atamızın bataklıktan var ettiği, sonra da halkına miras bıraktığı Çiftlik şu an talan ediliyor!