KOMPLO NEDİR, KOMPLOCU KİMDİR?

Türkiye’nin üstüne çöken karabasanı taptaze soluklarıyla rüzgar olup dağıtan Haziran gençliği, salt iktidarı değil, muhalefeti de şaşırttı. Daha doğrusu, yaşadıkları düzende durağan bir konum benimsemiş tüm beyinler, bu gençliğe hazırlıksız yakalandılar.

İster iktidar yanlısı olsun, ister muhalif ya da ilgisiz, statükoya dair statik fikirlerle yetinen herkes ; denenmemiş bir dünya görüşü, yepyeni fikirler, çözümler ve yöntemler geliştirebilen gençlere aşıldılar!

Onların akıl edebildiğini düşünemediklerine mi yanıyorlar, yoksa aşıldıklarını (yani eskidiklerini) mi kabullenemiyorlar bilemiyorum, ama bazılarının gençlerin « isyan » önderliğini içine sindiremediği, hatta kendilerini artçı bırakan «çocuklara» çok kızdığı açık.

***

İşte bu yüzdendir ki Haziran direnişine ilişkin komplo teorileri bitmiyor ve ne gariptir ki –aslında hiç değil !- AKP karşıtı bazı « aydın » ulusalcılar, komplo üretiminde AKP ve yalakaları ile yarışıyor, hatta neredeyse ittifak halinde çalışıyor.

Başbakan, Haziran direnişini « faiz lobisi »nin marifeti diye sunarken, bazı AKP’liler de lobinin Yahudi olduğunu açıkladı. Bu saçmalık, elbette ki İslamcı ve İslam emperyalizmi hayalleri kuran bir hükümetten beklenebilecek temel içgüdü, yani Yahudi düşmanlığıydı.

Bozacının şahidi şıracı olur ya, dinci sağın imdadına sağlı sollu ulusalcılar yetişti ve AKP’nin « Yahudi faiz lobisi » komplosunun teorik altyapısını, güya AKP’ne muhalif « aydın » ulusalcılar üretti.

Neymiş efendim ?

Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki kalkışmalar (tabii ki Yahudi) Rockfeller ile Rotschild sermaye gruplarının marifetiymiş. Zaten ABD’nin diplomasi ve CİA raporlarını basına sızdıran Wikileaks bile Rotschild’in tezgahıymış !

Ayaklanmaların altında OTPOR’la Georges Soros’un parmağı varmış, vb. vb.

***

AKP’nin tam da baskıcı, yasakçı, hukuksuz, gaddar, zevksiz, doğal yaşam düşmanı olduğu için ve ülkeyi tarümar eden rant politikalarına karşı ayaklanan soylu halk hareketini « Yahudi faiz lobisi » diye karalamasına arka çıkan, dayanak olan bu komplo teorisyenleri hakkında söyleyeceğim tek şey var :

Türkiye’de ve dünyada, sağ ile solun paylaştığı ortak karakter faşistlik eğilimi olup, göstergesi de Yahudi düşmanlığıdır !

Oysa yurtsever geçinen ve güya iktidara muhalif görünen sağlı sollu bu komplocuların, teoriye değil, gözlerinin önünde olup biten « pratiğe » dönüp bakmaları yeter.

Komplo, Libya’dan getirilip hastanelerde pastanelerde ve 5 yıldızlı otellerde ağırlandıktan sonra Suriye’ye gönderilen binlerce « mücahit »tir.

Komplo, Suriye’deki İslamcı teröristlere, Mısır’daki Müslüman Kardeşlere silah ve mühimmat götürürken Beyrut’ta yakalanan arabalardır.

***

Komplo, Yemen’e 3 bin 400 top mermisi götürürken uğramaması gereken İskenderun Limanı’nda “ihtiyaç molası » veren Kiribati bandıralı Zeynep Dündar gemiciğinde, « açılamayan » kontenerde gizlidir.

Komplo, Arap ÖSO militanlarını Türk polisi kılığına sokup Ankara Rixos otelinde konuşlandırmak, İstanbul Gazi mahallesinde dayak ve gaz atarak « destan » yazan Türk polisinin yanısıra gençlerin üstüne sürmektir.

Komplo, Hatay’dadır, Antakya’dadır ; beslenen, silahlandırılan, eğitilen, Suriye’de Esad rejimini düşürmek üzere savaştırılan ve seçimlerde AKP’ne oy atmak üzere T.C. yurttaşlığı verilen Araplardır.

Komplo, devlet kurumlarından kaldırılan T.C. simgesi, söylemesi ayıp hale sokulan Türk kimliğidir.

Komplo, Ergenekon davası, Balyoz davası ve gencecik Türk subaylarının geleceğini çalan casusluk davaları, fuhuş davalarıdır.

Komplo, Hrant Dink’in katline azmettirenleri gizlemek, gizleyenleri de terfi ettirmektir.

Liste uzun.

Komplocuların kimliği de belli. Ama o kadar belli ki, AKP’nin “faiz lobisi” değirmenine su taşıyan teorisyenlerin faşist hayallerine yer bırakmıyor!

Toprak ulur, çiftleşme gecesi. Tutunmaya yetmez, ölü dalların komplosu.
René Char

«G» NOKTASI

YOKSUL UYKULARIN ŞARKILARI

Eski kasap dükkanlarındaki
vitrinlerde durur fakirlikleri
ucuz sakatatlar misali
hem dünden kalmış hem kokulu
delik deşik evlerde
yemekler mi önce yenir dayaklar mı
duvarlar kulaklar
duymaz kimse kimseyi
alışık cankurtaranların sesleriyle gelir
karanlıklar sokaklara
pazarcılar kumara çıkar
yıldızlardan çok sinekler uçuşur
çocukların gözlerinde
büyüklerin donuk yüzleri
donuk televizyonlarda kalır
üç saatlik sabahlar için
binyıllık yorgunluklarını giyerler
erkekler kadınlar
uzun horultularla başlar
yoksul uykuların şarkıları
Altındağ geceye dalar.

A.KADRİ ERGİN