KUŞATILMIŞLIK DUYGUSU

Duvarda sadece bir tuğla olmayı ret etmeyi; bizi kuşatan tüm duvarları yıkmayı öğrenmemize Pink Floyd’un katkısı büyüktü zamanında…

Dev bir endüstriye dönüşmüş "The Wall " konserleri…Teknolojinin katkısıyla, müziğin, tiyatronun ,işitsel ve görsel öğelerin, her an yeniden kurgulanmasından ve uzamın her an yeniden yaratılmasından oluşuyor… Murat Beşer bu sayfada konseri ayrıntılarıyla yorumladı. Tekrarlamayacağım. Yalnız konser boyunca içimde yerleşen bir duyguyu paylaşacağım: Devlet terörü kurbanlarına adanmış bu konser bittiği anda ister misiniz Roger Waters’ı tutuklasınlar duygusu! Belki biraz da o yüzden bu konser hiç bitmese diye yakarıp durdum içimden! Konseri olağan üstü kılan izleyicisiydi: Her yaştan dev bir direniş gençliği!

Terbiyesiz Apollinaire

Eh hamile kadınlar , koca karınlarından utanmadan terbiyesiz terbiyesiz sokaklarda dolaşırsa, bizim Yargıtay da Guillaume Apollinaire ‘in "ahlaksız ve de müstehçen" eserine cezayı keser elbet! "Genç bir Don Juan’ın Maceraları" (Sel Yayıncılık) daha önce yargılanmış beraat etmişti. Çünkü suç unsurları oluşmamıştı. Bilir kişi raporları lehteydi. Bu bir "edebi eseriydi" "Dünya Kültür Mirası Listesine" alınmıştı .. Edebiyattı, kültürdü yemezler dedi Yargıtay beraat kararını bozdu. yayıncıya ve çevirmene 6-10 yıl hapis cezasıyla yeniden yargılama! (İMDAT! Kuşatılmışlık duygusu! )

20.Yüzyıl şiirinin en yenilikçi, en dönüştürücü, en özgün şairi ; "sürrealist" gerçeküstücülük akımının isim babası olması da Fransız şairi kurtaramadı Yargıtay’dan. Apollinaire’i tutuklayamazlar 1918’de 38 yaşında ölmüştü zaten!

"Seine akıyor Mirabeau Köprüsünün altından / Ve şu bizim aşkımız / Olur mu durasın şimdi anımsamadan/ Sevincin geldiğini ancak acının ardından / Çalsana saat insene ey gece / Günler geçiyor bense hep ayni yerde/ (…) Günler geçiyor günler haftalar yaman/ Ve dönmüyor geri/Ne çıkıp giden aşklar ne geçen zaman/ Seine akıyor Mirabeau Köprüsünün altından ." (Türkçesi Cemal Süreya)

Türkiye Gazeteciler Sendikası açıklıyor: Hapishanelerde halen 63 gazeteci var. Ayrıca 120’den fazla gazeteci de tutuksuz yargılandıkları davalarda hapis tehdidi altında bulunuyor.

  1. Abdullah Çetin
  2. Ahmet Birsin
  3. Ali Konar
  4. Ayşe Oyman
  5. Bahar Kurt
  6. Bayram Namaz
  7. Cengiz Doğan
  8. Cengiz Kapmaz
  9. Davut Uçar
  10. Deniz Kısmetli
  11. Deniz Yıldırım
  12. Dilek Demiral
  13. Dilşah
  14. Doğan Karataştan
  15. Erdal Süsem
  16. Erol Zavar
  17. Ertuş Bozkurt
  18. Fatih Özgür
  19. Fatma Koçak
  20. Faysal Tunç
  21. Ferhat Çiftçi
  22. Füsun Erdoğan
  23. Gamze Keşkek
  24. Hamit Dilbahar
  25. Hasan Kabakulak
  26. Hasan Özgüneş
  27. Hatice Duman
  28. Hikmet Çiçek
  29. Hüseyin
  30. Kaan Ünsal
  31. Kenan Karavil
  32. Kenan Kırkaya
  33. Mazlum Özdemir
  34. Mehmet Emin Yıldırım
  35. Miktat Algül
  36. Murat İlhan
  37. Musa Kurt
  38. Mustafa Balbay
  39. Mustafa Gök
  40. Nahide Ermiş
  41. Nevin Erdemir
  42. Nilgün Yıldız
  43. Nurettin Fırat
  44. Nuri Yeşil
  45. Ramazan Pekgöz
  46. Sadiye Eser
  47. Sami Menteş
  48. Sebahattin Sürmeli
  49. Semiha Alankuş
  50. Sevcan Atak
  51. Seyithan Akyüz
  52. Sibel Güler
  53. Sultan Şaman
  54. Şahabettin Demir
  55. Şükrü Sak
  56. Tayip Temel
  57. Tuncay Özkan
  58. Turabi Kişin
  59. Turhan Özlü
  60. Veysel Şahin
  61. Yalçın Küçük
  62. Yeliz Kılıç
  63. Yüksel Genç …

Kimi hükümlü kimi hükümsüz tutuklular: Ergenekon, KCK, DHKP-C, PKK, İBDA-C gibi davalar… Ortak yanları gazeteci olmaları. Ergenekon kararlarıyla birlikte şimdiye dek tutuksuz yargılanan gazetecilerden mahkumiyet alanlar da eklendi listeye…

  1. Fatma Sibel Gürcihan
  2. Güler Kömürcü
  3. Mehmet Bozkurt
  4. Serhan Bolluk
  5. Özlem Konur Usta
  6. Ufuk Akkaya
  7. Ünal İnanç
  8. Vedat Yenerer
  9. Adnan Akfırat
  10. Merdan Yanardağ
  11. Adnan Türkkan
  12. Caner Taşpınar
  13. Adnan Bulut
  14. Hayati Özcan
  15. Ruhsar Şenoğlu

Tanımayana sadece bir isim. Onlar ve ailelerine her isim, bir dünya, bir yaşam…