‘ÖTEKİLEŞMEDEN’ KURTULMANIN EN BASİT ARACI MÜZİK

Bir toplumu “ötekileşmeden” kurtarmanın en önemli ve belki de en basit aracı müzik.

Ve barışa giden yolun da… Önceki akşam Aya İrini’de Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’nın Şef Cem Mansur yönetimindeki muhteşem konserini ve onlarla aynı sahneyi paylaşan Barış İçin Müzik Vakfı Çocuk Orkestrası’nı izlerken kafamda hep bu cümleler dolaşıyordu. Venezüella’da gençleri müzikle kucaklayan, yoksulluğun ve suçun dünyasından uzaklaştırarak onları üreten bireyler haline getiren El Sistema’yı duymuşsunuzdur. Bugün 280 müzik merkezinde 350.000 gence ulaşan, bünyesinde 150’yi aşkın gençlik, 70 çocuk ve 30 senfoni orkestrası barındıran geniş çaplı bir sosyal sistem. 1975’ten bu yana, farklı politik görüşlerden 10 farklı yönetimin desteğini alarak bugünkü hayranlık uyandıran konumuna gelen El Sistema, devlet ve bağışçıların destekleriyle yaşatılıyor. Önümüzdeki beş yıl içinde Venezüella’da bir milyon çocuğa ulaşmayı hedefliyor…

Ve Türkiye’de de iki önemli oluşum. Biri, Sabancı Vakfı tarafından 2009 yılından bu yana desteklenen ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO). Yaşları 16 ila 22 arasında değişen 80 genç. Türkiye ve yurtdışındaki 14 farklı konservatuvardan başvuru yapan 400 genç müzisyen arasından sınavla seçiliyorlar. Sabancı Üniversitesi’nde 3 haftalık yoğun bir kamptan sonra Avrupa’da turneye çıkıyorlar. Proje 2009 yılından beri sürüyor. 2 yıl önce Viyana’nın tarihi konser salonlarından Wiener Konzerthaus’da hem verdikleri son derece başarılı bir konser izlemiş hem de gençlerle sohbet etme fırsatı bulmuştum.

Edirneli bir çocukla, Adanalı bir çocuğun yan yana gelip üstelik Beethoven’ın Mozart’ın kenti Viyana’da çalarken neler paylaştığını görmek heyecan vericiydi. O zaman “Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası ülkenin yozlaşmış eğitim ve kültür sistemi içinde bir vaha gibi” diye yazmıştım.

Barış İçin Çocuk Vakfı

Ama bugün asıl Barış İçin Çocuk Vakfı’ndan bahsetmek istiyorum. Ve iki idealist insanın Mehmet Selim ve Yeliz Baki’nin müzikle oluşturdukları sosyal modelden. 8 yıl önce yola çıktılar. Mehmet Selim’in hayaliydi “Barışın sesini müzikle duyurmak”.

Bugüne kadar Edirnekapı’da sınırlı imkânlara sahip 4 bine yakın çocuğu müzikle tanıştırdılar, onlara karşılıksız müzik eğitimi verdiler ve içlerinde yüzlercesinin dünyasını değiştirdiler. Nisan ayında Edirnekapı’da Kariye Müzesi’ne giden dar bir sokakta akordeon, saksofon ve keman seslerinin izini sürerek ulaşmıştım Barış İçin Çocuk Vakfı’nın sevimli binasına. Çocukların derslerine katılmış, Mehmet Selim ve eşi Yeliz Baki ile uzun uzun sohbet etmiş, orada her gün çocuklara sıcak yemek verildiğini hatta bir iki öğrenci velisinin de çalışarak kendi aile bütçelerine katkıda bulunduklarını öğrenmiştim. Gerçekten sessiz bir mucize gerçekleşiyordu tam yanı başımızda.

Söyleşiyi “Sürdürülebilir Yaşam” dergimizin kapağına taşıyarak “Bir hayal yüzlerce çocuğun yaşamını değiştirebilir mi? Bir yetişkin bir hayalin peşinden giderek, hatta bu uğurda mesleğini yarıda bırakarak, tüm birikimlerini harcayarak sessizce bir mucize yaratabilir mi?” diye sormuştum. Kapitalist sistemin insana empoze ettiği tüm değerleri yaşamının geri planına itmeyi başarmış, kendi ilkelerini oluşturmuş, inandıkları hayali gerçekleştirerek sosyal ve kültürel gelişim için inanması zor yeni bir model yaratmışlardı.

8 yıl önce bir ilköğretim okulunun kullanılmayan kömürlüğünde başlamıştı proje. Daha sonra 3 okul daha katıldı. Şimdi ise Barış İçin Müzik Vakfı’nda 700 öğrenci düzenli müzik eğitimi alıyor. Enstrüman çalmak dışında, solfej, armoni bilgisi, müzik tarihi gibi dersleri de içeren çok sesli müzik eğitimi veriliyor. Başlangıçtan bugüne kadar okullardaki atölyelerin yapılması, arsaların alımı, binaların yapımı, enstrüman, eğitmen ve personel ücretleri vb. tüm giderler Mehmet Selim Baki’nin kişisel imkânlarıyla karşılanmış.

Personel ağırlıklı olarak öğrenci velilerinden seçilerek bölge için bir mikro-ekonomi yaratılmaya çalışılmış. Yarızamanlı öğretmenlerin büyük çoğunluğu Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencilerinden, eğitmen asistanları ise uzun süredir Barış İçin Müzik’e devam eden çocuklardan oluşuyor… Barış İçin Müzik Vakfı’nın yarattığı ekosistem uluslararası bir de ödül kazandı. 2009 yılında “Deutche Bank Urban Age Award” ödülüne layık görüldü. Ödül, nüfus yoğunluğunun giderek arttığı kentlerdeki problemlere karşı geliştirilen yaratıcı çözümlere, yaşam çevrelerini iyileştiren, bu sayede de bölge sakinlerine fayda sağlayan projelere veriliyor.

Vakıf, Ekim 2012 tarihinde ise 29 Avrupa ülkesinin içinde yer aldığı "SISTEMA EUROPE"un üyelerinden biri oldu ve çalışmaları Sistema Europe’un “en iyi uygulamalarından” biri olarak değerlendirildi. Sabancı Vakfı da, 2010 yılında Mehmet Selim Baki’yi “Fark Yaratanlar” programına dahil ederek, projeye destek vermişti.