VAHABİLİĞİ VE SUUDİ HANEDANINI YAHUDİLER Mİ KURDU?

Mısır’da Müslüman Kardeşlerin devrilmesi sonucunda ortalığı komplo teorileri kapladı. Bunlardan ilki iktidarı ele geçiren Mısır Genelkurmay Başkanı Abdülfettah Al-Sisi’nin aslında Yahudi olduğu iddiasıydı. Böylelikle Müslüman Kardeşlere karşı çıkanların Yahudi ya da Yahudi piyonu olduğu söyleniyordu. Söz konusu iddia internette yayın yapan aşırı sağcı Veterans Today isimli bir dergide dile getirilmişti. Kevin Barret tarafından kaleme alınan bu makalede Mısır’daki krizle ilgili bir başka komplo teorisi daha dile getiriliyordu. Barret makalesinde General Sisi’nin yanı sıra Mısır’daki yeni yönetimi tanıyan Suudi Arabistan hanedanının da Yahudi olduğunu öne sürüyordu. Barret’e göre çember tamamlanmıştı. Yahudi Sisi darbe yapmış; İsrail ve Suudi hanedanı gibi kripto Yahudiler de bu darbeyi desteklemişlerdi.

Saddam’ın raporu nasıl bilinç sıçraması yapıyor?

Kevin Barret, Suudi Arabistan’ın resmi mezhebi Vahabiliğin kurucusu Muhammed ibn Abdülvahab’ın Yahudi olduğu tezini Wayne Madsen isimli bir başka “araştırmacı gazetecinin” yine internette yayımlanan makalelerine dayandırmaktaydı1. Söz konusu makalelerde Madsen, Irak İstihbaratı tarafından hazırlanan “Vahabiliğin Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Kökleri” başlıklı bir rapordan bahsediyor. Irak işgali sonrasında bulunan ve İngilizceye çevrilen raporda Vahabiliğin kurucusu Muhammed ibn Abdülvahab’ın Yahudi dönmesi olduğu iddia ediliyor. 2008 yılında Al Kamen Washington Post gazetesinde de söz konusu rapordan bahsetmişti2. Kamen, ABD Savunma Bakanlığı’nın Saddam Hüseyin dönemi arşivlerinde yaptığı istihbarat çalışması esnasında elde ettiği belgede Muhammed ibn Abdülvahab’ın dedelerinden birisinin 16. yüzyılda Bursa’dan Arap topraklarına gelmiş bir Yahudi olduğunun iddia edildiğini yazmıştı. Kamyonlarca olduğu söylenen ve İngilizceye çevrilip beş ciltte toplanan raporlar arasındaki bu belgeye göre asıl adı Süleyman değil Shulman olan bu kişi göç ettiği Şam’dan büyücü olduğu gerekçesiyle kovulmuştu.

Irak İstihbaratı tarafından hazırlanan raporda esas olarak 20. yüzyılın başında Arap Yarımadası’nda görev yapan Mr. Hempher isimli bir İngiliz casusun anılarına ve yine aynı dönemde bölgede görev yapan Eyüp Sabri Paşa’nın 1888 tarihli Târih-i Vehhâbiyân isimli eserine göndermede bulunuluyor.

Hempher’in anıları ya da anıları olduğu söylenen metin dilimize de çevrildi. Hempher bu sözde anılarında Vahabiliğin kurucusu Muhammed ibn Abdülvahab’ı nasıl etkilediğini ve onun dinsel inanışlarını İngiliz çıkarları doğrultusunda nasıl oluşturduğunu anlatıyor3.

Eyüp Sabri Paşa’nın uzunca bir süre görev yaptığı Hicaz bölgesiyle ilgili çalışmaları biliniyor. Bunlar arasında özellikle üç ciltlik Mir’âtü’l-Haremeyn öne çıkıyor. 15 senede tamamlanan bu eser kutsal topraklar hakkında zamanının en kapsamlı çalışması kabul ediliyor. Eyüp Sabri Paşa bir diğer eseri olan Târih-i Vehhâbiyân’daysa Vahabiliği inceliyor4. Yayımlandığı yıl Tercümân-ı Hakîkat gazetesinde tefrika edilen eser Osmanlı bürokrasisinin bir fitne olarak gördüğü Arap ayrılıkçılığına olumsuz bakışını da özetliyor. Nitekim Eyüp Sabri Paşa Vahabiliği, Karmatiliğin bir devamı olarak niteliyor. Suudi Arabistan ile yıldızı hiç barışmayan Saddam Hüseyin döneminde Târih-i Vehhâbiyân’a duyulan ilgi bu yüzden gayet makuldür. Irak İstihbaratı, Suudi rejimine Yahudi demek için Hempher’in sözde anılarına ve Eyüp Sabri Paşa’nın 100 küsur senelik kitabına başvurmuştur. ABD’nin meseleye yaklaşımı da, tıpkı Irak İstihbaratı gibi, son derece pragmatik. Amerikan Bilimadamları Federasyonu (FAS) tarafından yapılan açıklamada ABD Genelkurmayı için hazırlanan 50 sayfalık arşiv analizinin Vahabi inancından etkilenen ve Suudi Arabistan’da eğitim gören İslamcılarda "bilinç sıçraması yaratacağı” söyleniyor.

Murdakai bin Mose kim?

Yahudilik ile itham edilen yalnızca Muhammed ibn Abdülvahab değil. Komplo teorisyenleri Muhammed ibn Abdülvahab’ın evlilik yoluyla akraba olduğu Suudi hanedanlığının da Yahudi kökenli olduğunu öne sürüyorlar. Suudi yönetiminin Mısır’a destek vermesinin ardından ortaya dökülen komplo teorilerinin kaynağıysa Nasır el-Said’in Tarih-i Âl-i Suud (Suud Hanedanının Tarihi) isimli kitabı. Suudi yönetimine muhalif bir yazar olan Nasır el-Said’in kitabında Suudi hanedanının kurucusunun Necd bölgesine sonradan gelen ve asıl ismi Murdakai bin İbrahim bin Mose olan bir Yahudi olduğu ileri sürülüyor5. İspatlanması mümkün olmayan bu iddiayla Suudi hanedanı bütünüyle “Yahudi” ilan ediliyor. Böylelikle emperyalizme bağımlı Suudi rejiminin işbirlikçiliği “açıklığa kavuşturulmuş” oluyor.

Peki, General Sisi’den Suudi hanedanına kadar her hoşuna gitmeyeni Yahudi ilan eden bu komplo teorilerine neden değiniyoruz? Buradaki mesele hiç kuşkusuz hastalıklı bir zihniyeti teşhir etmekle sınırlı değil. Komplo teorileri söz konusu zihniyetin iktidara geldiğinde ne türden tertipler düzenleyeceğini, Ortadoğu’da ve ülkemizde yaşanan olayları ve gelişmeleri nasıl bir bakış açısıyla değerlendireceğini göstermesi açısından çok önemli. Söz konusu değerlendirmeleri isterseniz bir başka yazıya bırakalım…

1 Strategic Culture
2 Washington Post
3 Hakikatkitabevi.com
4 Eyüb Sabri Paşa, Tarih-i Vehhâbiyan (Vehhâbîler Tarihi), Transkripsiyon: Süleyman Çelik, Bedir Yayınevi, İstanbul 1992.
5 Abna.ir