BAYRAM VE ADALET…

PEN Dünya Yazarlar Birliği’nin var olma nedenlerinden biri de düşünce ve ifade özgürlüğünü kollamaktır. PEN Türkiye Merkezi’nin Genel Sekreteri Sabri Kuşkonmaz, sadece iyi bir şair yazar değil ayni zamanda avukat. Bayramda, Muğla Hapishanesinde gazeteci –yazar Merdan Yanardağ’ı ziyaret etti. "Ergenekon" kapsamında 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Merdan Yanardağ, YURT gazetesi ve haftalık haber dergisi Bağımsız’ın genel yayın yönetmeni. Yayınlanmış 10 kitabı var.

Sabri Kuşkonmaz, kararın henüz Yargıtay’da temiz aşamasında olmasına karşın, Yanardağ hakkında tutuklama ve yakalama kararı verildiğini vurguladıktan sonra hapishane ziyaretini bizlere şöyle aktardı . Mektubunu kısaltarak paylaşıyorum:

***

"Merdan Yanardağ ile yapılan görüşmede, kendisin 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında tutuklanıp, 47 gün elleri kaloriferle kelepçeli olarak askeri yönetimce işkenceye uğradığını, buna karşılık, şimdi askeri darbe suçlaması ile hakkında dava açılıp ceza verildiğini anlatmıştır. 12 Eylül’de darbe yapan askeri yönetimce tutuklanıp işkence görmüştür. Yazar, daha sonra ara vermeden gazetecilik ve yazarlığını sürdürmüş, 1991 yılında Özgür Gündem Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğini yapmış, bu gazetenin pek çok yazar ve muhabirini derin devlet eliyle katledilmiş ve gazete binası da bombalanmıştır. Bu görevinden dolayı Ergenekon soruşturması sırasında bazı medya çevrelerinde “PKK” mensubu olduğu ileri sürülmüştür. Yine, eski davaları nedeniyle de DHKP’li olmakla suçlanmıştır. Ergenekon davasında da “askeri darbe” ile suçlanarak, üç benzemez bir araya getirilmiştir. Yazar, tüm bu suçlamaların yasal, geçerli, bir delili olmadığını ayrıntılarıyla anlatmıştır.

Hakkındaki iki temel suçlamanın; davanın başka bir sanığına oraya kendisine ait olmayan bir telefondan ve başka bir kişi tarafından gönderilen bir telefon mesajı altında “Merdan” yazılı olması ve yasal bir toplantıya katılan bir kişi ile benzerliği suçlaması olduğunu açıklamıştır. Bu suçlamaların savunma fırsatı verilse kolayca çürütülmesi olanaklı iken, özellikle bu fırsatın verilmediğini belirtmiştir. Yazar, gerçeğe sadakatinden ve kendi aleyhine bir sonuç doğuracak olsa bile gerçeği yazmayı sürdürdüğünü ve bu kapsamda Gülen cemaati aleyhindeki kitapları, yazıları ve konuşmaları nedeniyle özellikle cezalandırıldığını anlatmıştır. Öyle ki dava öncesi savcılık soruşturması sırasında kendisine “Ergenekon, darbe” konuları değil ‘“hoca efendiyle niye uğraştığı, deniz feneri olayı ile niye çok ilgilendiği’ soruları yöneltilmiştir.

Halen Muğla hapishanesinde bulunan yazarın basılmış on adet kitabı bulunmaktadır. Kendisi, yazılarından, düşüncelerinden dolayı hapishanede bulunduğu anlaşılmaktadır. Kendisi ile PEN adına yapılan görüşme ve ilgiden dolayı memnuniyetini ve teşekkürlerini belirtmiştir."