SAĞLIKÇILAR HİZAYA

Bu hafta, “Yaptığı uyarılara rağmen sezaryen oranlarını düşüremeyen bakanlık, hekimleri bire bir takibe başlıyor” başlığı altında verilen bir haberde şu bilgiler yer almaktaydı:

“Ülkede her iki doğumdan birinin sezaryenle gerçekleşmesi üzerine Bakanlık, bu oranın düşürülmesi için sezaryene sık başvuran hekimleri mercek altına alacak. Buna göre , doğumların yüzde 50’den fazlasını sezaryen olarak gerçekleştiren kadın doğumcular tespit edilecek ve uyarılacaktır .”

Bizce evet doğrudur ama yetmez !

Tıpta oranların ve ilkelerin uluslar arası sağlık standartlarına göre değil de iktidar tarafından saptandığı değerli ve yalnız ülkemizde, aynı mantık çerçevesinde şu kurallar da hemen yürürlüğe konmalıdır:

  1. Sünnet derisini 2 cm den fazla kesen sünnetçiler şiddetle uyarılmalıdır.
  2. Bir sene içinde en az beş kez “boğazım iltihaplandı” diye okul asmamış çocukların bademciklerini alan kulak – buruncular kara listeye yazılmalıdır.
  3. Çıplak alnı dışında, kafasının tepesinde “atkaptı” denen saçsız bir bölge bulunmayan kellere saç eken hekimler mimlenmelidir.
  4. Akupunktur yaparken “Ji quan” noktası yerine ısrarla “Shen men” ya da “Eura geuk” noktalarına iğne, şiş, chop stick filan sokanlar hemen en ıssız yerlere atanmalıdır.
  5. Masaj yaparken badem yağı yerine badem esansı damlatılmış sızma zeytinyağı kullanan masör ve masözler hem söz hem de yazı ile uyarılmalıdır.
  6. Birinin suratının “muşmula” ya da “meymenetsiz” olduğuna dair yeminli on şahitten noter belgeli yazı, ya da dört gizli şahitten savcılık kanalıyla alınmış birer belge edinmeden yüz nakli yapan cerrahlar bakanlık emrine alınmalıdır.
  7. Kızı, eşi ya da kızkardeşinin, bir bakan tarafından “aşırı”, “dünyada kabul edilmez” gibi tanımlamalarına yol açacak kadar dekolte elbise edinmesine göz yuman hekimlerin en az iki maaşları kesilmelidir.

Ancak, bu cezalar yetmez; çünkü aslında sadece hekimler değil, bu işlemleri yaptırmaya teşne kimseler de suçludurlar: “İlkokullarda “Daha dün annemizin..”yerine “Neşter vurup boşuna yaram deldirme/Ahvalımı n’olur yare bildirme” ve “Hekim gelse yaramı azdırır/ Yaram sarmaya yar kendi gelsin !”gibi şarkılar söyleterek ameliyat sevmeyen bir kuşak yetiştirmeliyiz.