CUMHURİYET BAYRAMI’NDAN MARMARAY BAYRAMINA…

Bu ülkeyi Cumhuriyet değerlerinden ve Atatürkçü düşünceden uzaklaştırmaya çalışan bir iktidar ve buna tepki gösteren halk. Daha doğrusu halkın bir kesimi…Diğerlerinin umurunda bile değil. Süreci en yalın haliyle böyle tanımlıyorum ben.

Geçen yıl 29 Ekim kutlamalarında Ankara’da Ulus Meydanı’ndaydık. Anıtkabir’e doğru yürüyüşe geçmeye hazırlanırken bir anda kendimizi tazyikli su ve gaz bombaları arasında bulmuştuk. Daha o zaman hepimiz terörist ilan edilmiştik. Aradan 7 ay geçip Gezi olayları patlak verdiğinde ve halkın bir kısmı sokaklara döküldüğünde önce “biz de yüzde 50’yi evde zor tutuyoruz” diyen Başbakan ardından dayanamayıp Ankara Sincan, Kayseri ve İstanbul’da peşpeşe “Milli İradeye Saygı” mitingleri düzenlemişti. Belediye otobüsleri, yolcu motorları insanları ücretsiz miting alanına taşımış hatta iddialara göre ceplerine harçlık bile konmuştu.

Onun da üzerinden 4 ay geçti. Şimdi Cumhuriyet’in 90. Kuruluş yıldönümünde halk yine meydanlarda. Polisin Taksim’de etten duvar ördüğü bir ortamda ulusal bayramımızı kutlamaya çalışıyoruz. Şişhane’den İstiklal Caddesi’ne çıkmaya çalışanların üzerine yine gaz bombaları atılıyor.. Ve yine yüzbinler yurdun tüm meydanlarında , genci çocuğu yaşlısı yine coşkuyla yılmadan…

Peki ya halkın, Erdoğan’ın deyimiyle “öteki” kesimi?

Onlar 29 ekimde Cumhuriyet’i değil Marmaray’ın açılışını kutluyorlar. Haber kanallarında geziniyorum.“Asrın projesi” Marmaray’ın açılışına tanıklık etmek istiyorlarmış… Türkiye’nin dört bir yanından ve İstanbul’un 39 ilçesinden gelmişler. Kendilerine uzatılan mikrofonlara “Abdülmecit’in 153 yıl önceki hayalini AKP gerçekleştiriyor; bu bizim milli gururumuz ” diye sıralıyorlar düşüncelerini… Vesaire, vesaire… Hatta insanlık projesine bile dönüşüyor tüpgeçit projesi. Uzmanların henüz kullanımına açılmasın uyarısını dinleyen yok. Dilerim insanlık projesi insanlık dramına dönüşmez bir gün.

Eğer Türkiye insani gelişmişlik endeksinde, küresel cinsiyet eşitsizliğinde, eğitimde üst sıralara doğru bir ilerleme gösterebilseydi doğru o zaman Marmaray benim de milli gururum olurdu. Bu ülkede insanların bu en önemli ulusal bayramlarını kutlaması yasa dışı olarak kabul edilmemiş olsaydı, Marmaray benim de milli gururum olabilirdi. Ama bu iktidarın derdi bunlar değil, hiç olmadı. Cumhuriyet’in değerleri olmadığı gibi insanı da olmadı. Ranta dayalı büyük projeler, AVM’ler, dünyanın en büyük adalet sarayları oldu onun ilgi alanı… İnsan kalitesi, eğitimi değil çocuk sayısı ilgilendirdi onu. Ve tabii kendisine oy verecek kitlelerin çokluğu…

İstanbul’a son 10 yılda 150 milyar dolar harcandı AKP hükümetleri tarafından. Peki hangi sorunu çözülebildi? Trafik mi, konut mu, altyapı mı? 3 büyük imparatorluğa başkentlik yapan kent hızla betonlaştırıldı, üstelik kimliksizleştirildi.

Önceki gün Aile ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin açıkladı. Aile ve nüfus politikaları kapsamında yapılan mevzuat çalışmalarına göre yeni evlenen çiftlere faizsiz 10 bin TL kredi verilecekmiş. Üstelik evli çifterin ilk yıl çocuk sahibi olmaları ya da hamilelik durumunda kredinin ödemesi konusunda da öteleme imkanı getirilecekmiş.

İşte size yeni oy potansiyelleri… Bir taşla iki kuş; hem gencecik insanları hemen çocuk yapmaları için teşvik et hem de kadını eve bağla…

Cumhuriyet bayramından Marmaray bayramına dönüştürmeye çalıştıkları bir ülke burası. Halkı bölerek, kutuplaştırarak, ötekileştirerek… Göz boyayarak, yalan söyleyerek, dini siyasete alet ederek…

Hal böyle olunca 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı da tüm ulusun değil sadece Cumhuriyet’i ve onun değerlerinin korumak için kenetlenen insanların bayramı oluyor. Hepimize kutlu olsun…