KIZLI ERKEKLİ DİRENMEK…

Herif, kadını çok sevdiği için öldürür, o ahlaksızlık değildir.

Kadını kıskandığı için burnunu keser, ahlaksızlık değildir.

Namusuna çok düşkün olduğu için aile meclisi karar alırı: kızı öldürür, küçük kardeşe öldürtür, intihara zorlar, normaldir.

Mahallenin en namuslusu geçinir , karanlık köşelerde kendi kızına, kardeşinin karısına, yeğenine tecavüz eder, duyulmadığı sürece sıradandır…

Kadına aç, kadından uzak yetiştiğinden, "turist kız bana gülümsedi demek ki beni istiyor" zannına kapılır ve saldırır; geri çevrilince de saldırır, olağandır.

Üniversite yönetimi öğrenciden gebelik testi isteyebilir; hapishane ziyaretinde kadınlar çıplak aramaya tabi tutulabilir; polis gösteride yakalığı kızları polis arabasında taciz edebilir; birden çok kişinin tecavüzüne uğramış kız çocuğuna defalarca mahkeme yaşadıkları anlattırılır, çocuk gelinler artar…Bunlar benim ülkemde ahlaksızlık sayılmaz…

Ama kızlı erkekli bir arada evi paylaşmak, yemekhaneyi paylaşmak, merdiveni paylaşmak ! Zinhar! İşte bu ahlaksızlıktır!

Reşit insanların kendi yaşamlarına , ne giyeceklerine, kiminle nasıl sevişeceklerine karar vermeleri, işte bu ahlaksızlık sayılır!

SEVİŞME TALEBİ FORMU

Üç gündür tüm ayrıntıları okuyorsunuz! Başbakanın "incilerini" tekrarlamayacağım.

Sosyal medyada gençler yine muhteşem bir yaratıcılıkla, mizahla, ironiyle, akılla, çağdışı zihniyete karşı direniyor. Şimdiki gençler harika! Yaratıcılıkta sınır tanımıyorlar!

Bir dilekçe formu hazırlamışlar. Valiliğe hitap ediyor: " Aşağıda isim ve kimlikleri bulunan evli çift olarak ../../… tarihinde..:.. saatler arasında … şu adreste çocuk yapmak amacıyla sevişmek istemekteyiz" diye başlıyor.

"İş bu sevişme talebimiz en kısa sürede Başbakanlık onayına gönderilmesini ve tarafımıza bilgi verilmesini arz ederiz " diye bitiyor. En altta da "Bu bölüm Sevişme İzin Memurluğu tarafından doldurulacaktır" başlığıyla "Onaylandı / Onaylanmadı" seçeneği var.

Çok eğlenceli, ama gelin görün ki…

ASIL REZİLLİK

Gelin görün ki, gülünemeyecek kadar vahim ve rezil bir durumla karşı karşıyayız!

Başbakan’ın sergilediği bu zihniyet Türkiye’yi vesayet altına alıyor. Sahi biz askeri darbelere niye karşı çıkmıştık!

Bu toplumun rüştüne inanmıyor Başbakan. Öfkelenmesi, kızması, intikam almak istemesi, suçlaması, cezalandırması, tek karar verici benim demesi bundandır!

Asıl önemli ve vahim olan Başbakanın sözlerinin Türkiye’de çoğunluk tarafından beğeniyle karşılanmasıdır.

Asıl korkuncu Başbakan’ın o niyet açıklamasını oy kaygısıyla yapmasıdır. Yoksa hangi adreste kimin kiminle seviştiğini hiç bir valiliğin, polisin, denetim altına alamayacağını bal gibi bilir. Yasa çıkarsa bile uygulanamayacağını da…

Asıl vahim olan, yaşam tarzına müdahaledir.Kadın erkek ayırımcılığını her alana yaymaktır.

Asıl korkunç olan milleti ihbarcılığa kışkırtmasıdır. Artık padişahtan çok padişahçılara gün doğmuştur!

Asıl acıklı olan başta Bülent Arınç’ın ve Yalçın Akdoğan’ın; sonra da birçok AKP’li milletvekili ve AKP’ye oy verenlerin düştükleri durumdur.

Malum, yetmez ama, yine de temizliğe yatak odasından başlanabilir… "Yetti gayri" denebilir… Kızlı erkekli direnenlere katılınabilinir.