BU SEVİYESİZLİĞE MÜSTAHAK DEĞİLİZ!

Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi bunca seviyesizliğe, bunca iğrenç küfürleşmelere benim bildiğim kadarıyla hiç ama hiç sahne olmamıştı. (Tutanaklar ortada, isteyen bakabilir) Belden aşağı küfürlerin uçuştuğu o oturumda gerek CHP’li Muharrem İnce, gerek AKP’li Zeyid Aslan, sadece birbirlerine değil, tüm millete küfür etmişlerdir. Zeyid Aslan’ın bu ilk değil kaçıncı vukuatı.Meclis ‘te Genel Kurul’da Kamer Genç’e ettiği en okkalı küfürler…Daha yeniklerde kadın gazetecilere "Ben sizin bacak aranızın fotoğrafını çeksem…" diye başlayan "ahlak vaaz"larını unutmadık!

Hayır! Biz bu seviyesizliğe müstahak değiliz!

***

İmam vaaz vermiş, demiş ki, Analara küfür etmeyin, karşınızdakinin anasına ettiğiniz küfür, kendi ananıza geri döner…

Bu haberi okuduğum da ne düşüneceğimi bilemedim. Beş yaş altı çocuklara bile artık günümüzde böyle ders verilmiyor: Sen onun saçını çekersen, o da senin saçını çeker misali!

İmamın çok iyi niyetli olduğundan hiç kuşkum yok. Ancak görüldüğü gibi küfür eden de olsanız, küfür edilen de, sonunda okkanın altına giren analar, yani kadınlar oluyor!

Öldükten sonra cennet, hurilerle mükafatlandırılma, ya da cehennem ateşiyle yanma korkusu arasında sıkışıp kalma yerine, eğitim alanındaki utanç verici durumumuzu düzeltmeye çalışsak artık…

Mecliste küfür, hoyratlık, kavga artışı ve seviyesizlikle , OECD’nin (PİSA 2012) Eğitim Raporunda , 64 ülke arasında 42. sırada olmamız arasında sahici bir bağ olduğuna çok inanıyorum.

Hayır, biz eğitimdeki bu seviyesizliğe de müstahak değiliz.

***

Başbakan’ın "Ulan" diye konuşması, "Sen" diye hitap etmesi… Kimilerine göre onun kişiliğinin bir parçası; "karizmasının" bir parçası… Velev ki öyle… İnsan olumlu örnek olmaya çalışır, olumsuz değil!

"Ananı al da git!"… "Lan artistik yapma"… Muhalefete ya da beğenmediklerine Meclis içinde ya da dışında:

"Ahlaksız herifler".. "Ahlaksızlar", "Reziller", "Sahtekarlar" …

Örnek böyle olunca bir Bülent Arınç’ın “Şeyini şey ettiğimin şeyi” demesi de sineye çekilir, Vali’nin "Gavat" demesi de…

Hayır , biz bu seviyesizliğe müstahak değiliz!

***

Ama biz bu kadar yalana da müstahak değiliz: Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın Bezmiâlem Camii’yle ilgili çoktan aksi kanıtlanmış yalanları tekrarlaması; insanları aptal yerine koyması olacak şey mi!

"Dini değerler" diye diye yalan söylemek, öpüşmekten daha büyük günah , daha büyük edepsizlik değil mi! Bir yalanı bin kez tekrarlayarak gerçek yapabilir misiniz?!

Hayır! Biz bu seviyesizliğe müstahak değiliz!

Bozdağ’ın kullandığı Türkçede de ciddi sorun var: "(…) Birbirlerini kadınlı erkekli öpen yapılarla ilgili"…

Demek istiyor ki, camide bir kadınla bir erkek öpüşmüş! Galiba Başbakanı örnek aldı: O da Hülya Gülbahar’a dönüp " Yoksa Uganda mı olmak istiyorsun" demişti!

Anadilimin de böyle horlanarak kullanılmasına, gönlüm razı değil.