ÜLKE SENİN BİZ MİSAFİRİZ

Biliyoruz bu ülke senin
Biz sadece misafiriz
yüzünü görebilmektir tek tesellimiz

Ülkesindeki diktatörlere böyle seslenen Mısırlı halk ozanı Ahmad Fuad Negm bu ayın başında, seksen dört yaşında öldü: Negm, önce Nasır, sonra Enver Sedat, ardından Mübarek, bütün diktatörleri yerden yere vuran şiirler yazarak ülkesinde haksızlığa, hukuksuzluğa direnenleri yüreklendirmişti.

Ahmad Fuad, Morsi’yi de Müslüman kardeşleri de eleştirmişti.

Çok fakir bir ailenin çocuğu olan bu ozan, devlet büyüklerini hicvettiğinden, onları iğneleyip küçük düşürdüğünden yaşamının 18 yılını hapishanelerde geçirmiştir. Tutukevinde tanıştığı Şeyh İmam adlı bir müzisyen, onun şiirlerini bestelemiş, İmam’la Ahmed Fuad bu tanışmayı izleyen yıllarda beraber çalışmış, Mısır’ın fakir halkının ve gençliğinin, düzen bozukluğuna direnirken severek söyledikleri türküleri yaratmışlardır.

Bu halk ozanı, hicvi yanında özgün dili ve şiire getirdiği değişik formlar nedeniyle ebediyatçılarca da önemsenir:

Lorca, Gorki ve Nazım Hikmet’ten etkilendiği bilinir. Dili, yaşadığı ortamın, çalışanların, işçi sınıfının diliydi; gerektiğinde argoyu da kullanırdı.

Ölümünden iki ay önce, Danimarka’nın Prens Klaus Ödülünü almıştı. Bu ödül, ona, üç kuşak boyunca Mısır ve aslında tüm Arap gençliğine esin kaynağı olduğu için verilmişti.

Mısır’da, Ahmad Fuad Negm’in şiirlerinde yer alan şu bölümler iyi bilinir:

Anayasa mı ? Ne anayasası ? Artık kim takar ? ..Yozlaşmanın emeğimizi çiğneyip geçmesi, burada yuvalanması / dalbudak salması yetmez mi? / Bu çöküntü bizi eziyorsa / felaketler, skandallar ve rüşvet, birbirini kovalıyorsa ne gam!

Biz sadece kahvede oturur

Veliahtının gelmesini bekleriz.

Sonra,

“Sana bağlılık yemini ederiz.

Oğluna ve onun oğluna da doğal olarak !”

Mısır’la sadece Rabia işareti yaparak ilgilenmek yetmez; bu ülkeyi gereğince bilmek, yıllarca diktatörlerin yönetimi altında ezilmiş olan halkının gerçek sözcülerini de tanımak gerekir.

Yaşamının son gününe kadar yurtdaşlarının ezilmesine, özgün şiirleriyle karşı çıkmış, bu uğurda yıllarca hapis yatmış ama ödün vermemiş olan bu onurlu ve değerli halk ozanının yitimini üzüntüyle karşılar, Mısır halkına başsağlığı dileriz.