ÖĞRENDİM

Ellerimden kayıp giden hayatı istesem de tutamadığımı öğrendim

Çok sevsem de, gitme desem de terkedenlerin duramadığını öğrendim

Dostlarını daha çok sarıp sarmalamayı düşlesen de, bazen kollarımın
yetemediğini öğrendim

Daha önceleri anladım çözdüm zannetsem de, aslında henüz çözememiş
olduğumu öğrendim

Bir başka sesin, nefesin şarkımı söylediğinde mutluluğu yine
tanımlayamadığımı öğrendim

Biriktirdiklerini çarçabuk paylaşmayı dilesen de, yol sana geçit
vermiyorsa sabretmenin hazzını öğrendim

Kardeşini kaybetmenin, sonsuza uğurlamanın çok ama çok zor olduğunu öğrendim

Gönlüm benden önce gitse de, bacağımın uyuştuğunu adım atamadığımı öğrendim

Zor durumda kaldığımda, nefesim tıkandığımda yanımda bi’ Allah olduğunu öğrendim

Yaşadığım her şerde hayr olduğunu, gördüğüm her hayrda şükretmeyi öğrendim

Aklın ve dilin yaşla değil, şuurla birleştiğinde anlamı keşfettiğini öğrendim

Affetmenin üzerimde toplanmış tüm büyüleri yıkayıp temizlediğini öğrendim

Ne kadar güzel düşünüyorsam bi’ diğeri için, bi’ o kadar güzelliğe bi’
diğerinden kavuştuğumu öğrendim

Bi’ çocuğun elinden tutmayı, bi’ yaşlıya kucak açmanın tarifsizliğini öğrendim

Bazı şeyler olmuyorsa, oldurmaya çalışmanın anlamsızlığını öğrendim

Kendi kendimi yavaşlatan türlü bahanelerime kanmamayı öğrendim

Teşekkür etmenin bi’ lütuf değil, bi’ mucize olduğunu öğrendim

Diliyle konuşanı değil, yüreğiyle söyleyenin bana iyi geldiğini öğrendim

Aynı bakınca yerimde saydığımı, farklı bakınca yıldız yıldız yağdığımı öğrendim

Kararlarını gerçekleştirdikten sonra paylaşmanın sihrini öğrendim

Anneme sarılınca göklerin de, güllerin de katmer katmer açtığını öğrendim

Baktığım her çiçeğin güneşe döndüğünde can bulduğunu öğrendim

Yenilenmenin veda etmekle, veda etmenin büyümekle olduğunu öğrendim

Söz verenler sözünde durmayınca, sırtını dönmeden öze dönmeyi öğrendim

Paylaştıkça çoğalmayı, çoğaldıkça paylaşmayı öğrendim

Öteki olunca anlamayı, beriki olunca inanmayı öğrendim

Mevlana’ya döne döne yaklaştığımı, yaralarımı Şems’le sarmayı öğrendim