TÜRKİYE KOALİSYONA HAZIR!

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yöneticileri, içine düştüğü yolsuzluk batağından kurtulabilmek için ilkokul çocuklarının bile güçlükle dinleyebileceği masallar sarıldılar!

Dünya finans çevreleri Türkiye’nin gelişmesinden korkmuşlar! Bu ülkede para kazanıyorlarsa niye korksunlar ki? Ülkenin kamu sanayi kuruluşu kalmadı ki!..

Sonra havaalanı masalı uydurdular… Frankfurt Havaalanı’nın trafiği İstanbul’a kayacakmış da Almanlar AKP’yi batırmaya çalışıyorlarmış…

Sen büyük havaalanı yaptın diye dünyanın düzeni mi değişecek? Avrupa’daki bütün uçuşlar Frankfurt merkezli talimatlarla havalanıp, iniş yapıyorlar. Hava taşımacılığının düzeni onlarca yıldır böyle sürüyor. Sen bu düzeni alıp kendi ülkene nasıl getirebilirsin ki?

Parayı verince Kobe Branynt’ı alır THY reklamlarında oynatabilirsin ama Avrupa uçuş düzenini alamazsın!

Bir başka konu da dünya finans merkezleri Türkiye üzerine oyun oynuyorlarmış…

Halbuki gerçek hiç de öyle değil.

Petrol-İş Eğitim Uzmanı İsmail Hakkı Kurt, dünyayı yakından takip eden bir entelektüeldir. Dünya finans kuruluşları yatırım yaptıkları ülkelerle ilgili düzenli raporlar yayınlıyorlar. O raporlarda hiç de iktidarın öne sürdüğü gibi bir durum bulunmuyor.

Uluslararası finans kurumlarının Türkiye raporları, siyasi istikrarsızlık öngörmüyorlar. Tam tersine artık Türkiye’nin koalisyon hükümetleriyle yönetilebilecek bir ülke haline geldiğinin altını çiziyorlar. Yatırım için “risk” taşımadığına vurgu yapıyorlar.

AKP’nin en büyük sorunu liderinden kaynaklanıyor. Buna tek itiraz sorunun kendisinden geliyor. Yani liderinden ve yakın çevresinden…

AKP masallarına inanan yok dünyada!

Osmanlı Devletinde Rüşvet!

Prof. Dr. Ahmet Mumcu Ankara Üniversitesi Hukuk Tarihi Anabilim Dalı Başkanı olarak yıllarca görev yaptı. Akademik kariyerini Osmanlı Devleti’nin hukuk düzeni üzerine yaptı.

Eserleri arasında bulunan bir çalışması var ki, bu topraklarda var olan bir virüsün ne kadar sağlam temelleri olduğunu gösterir:

“Osmanlı Devletinde Rüşvet!”

Ahmet Mumcu Hoca konu ile ilgili olarak diyor ki:

“Devlet düzenine geçen bütün toplumlarda işlenen rüşvet suçu bir çürüme belirtisidir.

Bütün hukukçular ve sosyologlar bu konuda görüş birliği içindedirler. Önlenmesi olanaksız olan bu suçun dayanılabilir düzeyde tutulması çürüme öğelerinden birinin denetim altında bulunmasını sağlar!”

Tarihsel mirasları zengin toplumların çürüme bozulma zamanlarında rüşvet suçlarının artmış olduğu görülüyormuş.

İşbaşındakiler kendilerini “Yeni Osmanlılar” olarak tanımlıyorlardı da kimse inanmıyordu.

Ahmet Mumcu Hocamızın durduğu yerden bakınca açık olarak görülüyor ki:

-Yeni Osmanlılar, eski Osmanlıları katlamışlar!

GSM Şirketleri biraz ahlaklı olsa

Teknolojik gelişmeyi elinde bulunduranlar, bunu tüketiciler aleyhine kullanmayı ticaret sanıyorlar. En fazla da GSM alanında…

Müşterilerini yolunacak kaz gibi görüyorlar. Mesela konuşma merkezlerine ulaşmak deveye hendek atlatmaktan zor bu ülkede. Sizi sormak istiyorsunuz:

-Bu fatura nasıl bu kadar kabarık çıktı?

Telefonu açtığınızda size yeni tarifeleri sıralıyorlar. Sonra yönlendirdikleri yer çıkmaz sokak olduğunu görüp, yeniden deniyorsunuz. Karşınıza çıkacak bir müşteri temsilcisine ulaşmak için kılı kırk yarıyorsunuz. Dakikalarca zaman kaybediyorsunuz. Nasıl olsa parasını siz veriyorsunuz!

Oysa tek tuşla bunu yapabilirsiniz. Ama öyle bir düzenek oluşturmuşlar ki, bu mümkün olamıyor.

Bilgi birikimlerini bir tuzak gibi düzenlemişler. Kendinizi zavallı hissediyorsunuz.

Eskiden Telsim vardı aboneliğinizi iptal ettirmek için bizzat İstanbul’a gelip sıraya girmeniz gerekirdi. Hem de sadece Perşembe günleri… Sıra size gelmezse bir sonraki perşembeyi beklemek zorunda kalıyordunuz. Çıkmaz ayın son çarşambasını kendilerine ilke edinmişlerdi. Battılar!

Şimdi diğerleri aynı yolda ilerliyorlar. Sürekli olarak eksik bilgi veriyorlar. Ya da yanıltıcı bilgi veriyorlar. Mesela Türkcell bir yabancı ülkeye gittiğinizde size şöyle bir mesaj yolluyor:

-Varna’ya hoş geldiniz. Türkiye ile 24 dakika konuşmak 6 TL, kabul ediyor musunuz?

Siz de haliyle “evet” diyorsunuz. Sonra ülkeye dönüyorsunuz. Esas gerçek ortaya çıkıyor:

-Efendim siz 100 liralık konuşursanız biz bunun 6 lirasını alıyoruz, 94 lirasını
bulunduğunuz ülkenin operatörü alıyor!

Olur mu böyle kepazelik?

Sizin bilgisizliğinizi dibine kadar istismar ediyorlar.