UTANMAZLIĞIN KİŞİLEŞMİŞ HALLERİ…

“İnsan utanır yahu!..” Her yerde duyuyorum bu sözü… Ama yok. Bunlar utanmıyorlar.

Gözümüzün içine baka baka çalıp çırpan, utanmıyor. Hırsızlığı, yolsuzluğu ayyuka çıkan utanmıyor, yalan söyleyen utanmıyor. Yalanı yüzüne vurulduğunda yine utanmıyor. Ayakkabı kutusundan utanmıyor. Evindeki çelik kasalar, para sayma makinelerinden utanmıyor. TV kanalına gazeteciye şunu koy, şunu kaldır, şunu yaz, şunu yazma diyen utanmıyor. Tamamdır, emredersiniz efendim diyen gazeteci utanmıyor. Milletin anasına küfür eden utanmıyor.

Milyarlara “önemli değil, üç beş kuruş” diyen genç utanmıyor. Çocuğuna dolandırıcılık öğüdü verenler utanmıyor.

Rüşvet alan da veren de utanmıyor. Aday gösterilmediği için partisini terk edip başka bir partiye geçen utanmıyor.

Urla’daki villalara ilişkin yalanları yalnız millet değil Google haritaları görüyor: Kabataş’ta “bacımıza saldırdılar” yalanını kameralar görüyor. Yine utanan yok!

Çocuklar, gençler ölüyor, açlıktan, yokluktan, yoksulluktan, ilgisizlikten, polis şiddetinden, “kaçınılmaz hata” yapıp bombalama yüzünden. Utanan yok. Günaşırı kadınlar öldürülüyor, ahlak namus diyerekten. Yine utanan yok… İnsan yaşamını, insanlık onurunu, insan emeğini ayaklar altında çiğniyorlar ve yine utanmıyorlar.

Çevremiz utanmazlığın kişileşmiş halleriyle dolu…Utanmazlar egemenliğinde yaşar olduk.

Utanma duygusu yararlıdır

Okulda, lise öğrencisiyken okuduğumuz psikoloji derslerinden hatırlıyorum ki utanma duygusu, insanın kendine koyduğu ilkelerle ilgilidir. Değer ölçüsü hiyerarşisiyle ilgilidir. Kendimize koyduğumuz doğrular ve yanlışlarla ilgilidir…

Utanma duygusu iyidir, yararlıdır. İnsanı daha çok yanlış yapmaktan alıkoyar. Yanlışı durdurabilir. Yanlış yapıp ayıplanmak ya da gülünç duruma düşmek istemediğimizde… Yanlış yapıp suça itilmek istemediğimizde utanma duygusu devreye girip fren mekanizmasına dönüşebilir.

Utanma duygusu insana acaba neyi yanlış yaptım sorusunu sordurur. Yanıtını ararken de gerilimi azaltır.

Çevrenizdekilerle olan ilişkileri düzeltir.

Utanma duygusu, uzmanlara göre çocuk yaşlarda insana yerleşir. Ancak çocukluklarında horlanmış, baskı ve şiddet görmüş olanlar bu duygudan yoksun kalıyor.

Utanmasını bilmemek

Latin dünyasının çok sevdiğim bir sözü var:“Utanmasını bilmemek, utanç verici bir şeydir” der.

Bizim Şair Eşref’imiz ise “Ademin payesi arttıkça, hicabı azalır” demiş ki, günümüze tam da cuk oturuyor.

Sevgili okurlar, Doğu’nun ve Batı’nın nice bilgeleri utanç ve utanma duygusu üzerine neler demişler neler. Buyurun size bin yıllık seçmelerden bir demet:

  1. Utanmaya utanmaya vezir bile olursun.
  2. Kim ki utanmaz, o ıslah olmaz.
  3. Utanmayanın parası bol, günahı çoktur.
  4. Utanmaz , köprüyü geçtikten sonra dayıya “Ayı” der.
  5. Utanmaz, utanmazla çadır kurar. Ya da: Utanmaz ulur, birbirini bulur.
  6. Hayvan vardır utanır, insan vardır utanmaz.
  7. Küçük boy utanmazlar vardır, aile boyu utanmazlar vardır.
  8. Utanmazın yüzüne tükürmüşler “yağmur yağıyor” demiş.
  9. Utanmazlık, ahlaksızlığın mayasıdır.
  10. Allah utandırsın!