BERKİN, EKMEK VE UMUT

Ülkeyi “biz ve ötekiler” diye bölen bir zihniyet neden Berkin için üzülsün, Berkin için tutulan yasa saygı göstersin ki? Kaostan, çatışmalardan beslenen bir iktidar karşımızda. Önce bunu net olarak görelim. “Öfke ve nefret” bu ülkenin başbakanının ülkeyi yönetme biçimi. Ve tabii emrindekilerin de…Yolsuzluk tapelerinin kamuoyuna yansıdığı 17 aralık operasyonu sonrasında istifa etmek zorunda kalan eski ekonomi Bakan Zafer Çağlayan’ın ‘Bunları bize bir Yahudi, bir ateist, bir Zerdüşt yapsa anlarım. Ama bunları yapan Müslümanım diye geçiniyorsa yazıklar olsun’ sözleri de bunun tamamen uzantısı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan her gün attığı nutuklar ile topluma kin ve nefret tohumları ekti. Etnik ve dini nefret söylemlerinin bir toplum için yaratabileceği korkunç örnekleri yaşıyoruz birlikte…Fethiye’de HDP’nin (Halkların Demokratik Partisi) seçim bürosunun açılışına taş ve sopalı tepkinin arkasında da aynı tohumlar var; Fenerbahçe-Trabzon maçı sırasında çıkan olaylarda da …Kürt, Türk, Sünni, Alevi, dinci, laik, Fenerli, GS’li, liberal, ulusalcı diye bölündük durduk… Keşke dürüst -hilekar, namuslu-hırsız diye bölünebilseydik….

Ve Berkin birleştirdi yine AKP’nin ‘öteki’ diye tanımladığı bizleri. Analar okula uğurladıkları evlatlarına daha sıkı sarıldılar. Hepsi birer Berkin’di çünkü.

Sabahın ilk saatlerinde Ankara Güvenpark’ta tek bir adamın önüne bir ekmek koyarak oturması sosyal medyada paylaşılınca bir anda herkese ilham oldu. Türkiye’nin dört bir yanında oturan adam eylemleri yapıldı. Üniversite öğrencileri, hem devlet hem de vakıf üniversitelerinde Berfin için ayaktaydılar gün boyu. Polis şiddeti gecikmedi. Önce Berkin’in yaşamını kaybettiği Okmeydanı Hastanesi’nin önünde bekleyenlere atıldı gaz, ardından ODTÜ’de Berkin için yürüyen öğrencilerin ve hocaların üzerine…Ardından Kocaeli Üniversitesi’nde Berkin için toplanan öğrencilere. Yaralılar var hepsinde de.

Cumhurbaşkanı Gül, Berkin Elvan’ın ölümü üzerine yaptığı yorumda, "Yeni acıların yaşanmasına fırsat verilmemesi gerektiğinin bir kez daha altını çiziyorum" ifadelerini kullanmış. Bunu iktidara söylemiyor. Başbakana bu kez “polisine hakim ol, insanların acısına saygı göster” demiyor çünkü aynı kaptan suyu içiyorlar.

269 günün ardından Berkin’in aramızdan ayrılması Gezi’nin ikinci perdesi başlıyor. 3-5 ağaç için herkes ayaklanmaz; işin içinde dış mihraklar var diyenler buna ne diyecek? Türkiye’nin kadını ile, erkeği ile, çocuğu ile, işçisi, işvereni ile tuttuğu yasın arkasında da birileri mi var? Berkin’in yere düşen ekmeğinin ve umudunun emanetçileri onlar..Ve emin olun hesap soracaklar… Bundan aylar önce katıldığı bir TV programında Adeviye Meydanı’nda bir keskin nişancının kurşunuyla henüz 17 yaşında şehit olmuş Esma için babasının yazdığı bir mektubu dinlerken göz yaşlarına hakim olamayan Başbakana ”neden kendi ülkenin bir evladı için kılını bile kıpırdatmadığından” başlayacaklar sorularına…

Türlü rüşvet ve yolsuzluğun göbeğindeki Bakan çocuklarının kısa sürede serbest bırakılması karşısında “adalet yerini buldu” demesinin, Bilal oğlanı dokunulmazlık zırhı arkasında saklamasının da hesabı sorulacak bir gün. Yolsuzlukların üstünü örtmek için “kin ve nefret” söylemine bel bağlamanın da… Emin olun… Kara kaşları, kömür gözleri ile sonsuzluğa uğurlayacağımız Berkin’in bize emaneti ekmek ve umut. Zaten elimizde başka şey de kalmadı….

Not: Geçen hafta Kadın Dostu Belediye Var mı? Başlıklı yazımda “Partilerin il, ilçe ve belde belediye başkanlıklarındaki kadın aday oranları, AKP yüzde 1, CHP yüzde 4, MHP yüzde 3 olarak açıklandı. Bu rakamlar bir demokrasi ayıbıdır” demiştim. Yurtdışındaydım ve BDP’nin oranlarına ulaşamadığım için yazamamıştım. BDP gerçekten iyi iş çıkartmış. BDP’nin oy pusulasında ismi yer alacak 224 belediye başkanı adayından 31’i yani yüzde 13,8’i kadın, yüzde 86,2’si erkek. Bu 31 kadın adaya ek olarak 93 kadın eşbaşkan adayı da var.HDP’nin oy pusulasında ismi yer alacak 232 belediye başkanı adayından 50’si, yani yüzde 215’i kadın. Bu 50 kadın adaya ek olarak 119 kadın eşbaşkan adayı var.