BİRİNCİ KONSÜLÜN OĞLU

İsa’dan yaklaşık 430-420 yıl önce: Roma’nın altıncı tepesinde , amfitiyatroya yürüyerek gidilse on dakika mesafede helenistik bir saray. Mevsim yaz. Zaman, gece yarısı.

Mamercus Aemilius Mamercisus Minimus sıcaktan bunalmış, balkonda uyuyor. Adı çok uzun olduğundan ona aile içinde sadece “Minimus” derler.

Aniden bir ses:“Pııııırrr!” ; Minimus’un kafasına bir güvercin konar. Bu, onun babası Birinci konsül Mamercisus’un kuşlarındandır. Oğlan uyanır ve kuşun yatağına pislediğini görür. Sinirlenir. Parşömen bir kağıda “La columba pulvinar est defecatio sul diripio !“ (yani kuşun yatağıma sıçtının Laticesi) diye yazar, bunu kuşun ayağına bağlar ve hayvanı babasının sarayına doğru salar.

Tam uykuya dalacakken kuş geri gelir. Bu sefer ayağında babasının mesajı vardır:

“Ostrogotlar ve Vizigotlar, bizim konsüllerden bazılarının evini basmışlar.” denmektedir bu kağıtta. İkinci satırda “Velieris viaticus transporto viaticus absentis” yani “Paraları başka yerlere yolla !”

Minimus hemen cevaplar : “Hı ?”

Beş Dakka sonra güvercin geri gelir: “Non est columbus, hoc est sicut psittacus !” yani “Mektubu niçin güvercin değil de papağanla yolluyorsun ?” Minimus bir kağıda “Capiscus Padre sanctus !” yani “anladım babacım!” diye yazar. Güvercinle yollar bu sefer.

Yeni bir yazı gelir “Dediğimi yaptın mı ?”

Nerdeyse şafak sökecektir. Minimus sorar “Yahu bu paraların çoğunda senden önceki diktatörün resimleri var ! Bence anlamaz, bunları onun sanırlar !”

Babanın el yazısından bu sefer çok kızdığı bellidir:”O tempora o mores : Mitite partes Asterix et Obelix !” yani “Fesuphanallah .. bir kısmını Asterixler’e, bir kısmını da Obelixler’e yolla !” demektedir.

Cevabını yazar, yollar. Kıpkırmızı bir mektup gelir:

“Tamam baba’ nın ötesini anlamadım. Bu nasıl bir Latince ?”

“Babacım, anlamasınlar diye kuşdili yazdım !”

“Façyo Zero ?”

Minimus, bunu anlar ve kuşun bacağına “Hı baba, sıfırladım” diye yazar, dibine de demokratik bir slogan ekler: “Vox populi, vox dei !” (= halkın sesi, tanrının sesidir)
Babası böyle şeyleri anlamaz, sorar:

“Hı ?”

Oğlan çok yorulmuş, balkonda sızmış, kalmıştır; buna cevap veremez.