KENTLERİMİZİN GELECEĞİNİ OYLAYACAĞIZ

İçinde 3 bin küsur ağacın olduğu İstanbul Boğazı’nın kalbindeki bir koruyu bir inşaatçıya satan zihniyet… Dün Cumhuriyet’e manşet olan Hüseyin Avni Paşa Korusu’ndan bahsediyorum. Ve onu satın alan Cengiz İnşaat’ın sahibi Mehmet Cengiz’den… Hani şu “miletin a…” diye küfreden saygın (!) işadamı. Neymiş, korunun içindeki köşkü restore edecekmiş. İmar sözünü belli ki çoktan almış.

Örnekleri çok var bu yağmanın. Biri de Büyükada’da 450 tescilli ağacın bulunduğuSeferoğlu Korusu’nda yaşandı.

Güya tarihi köşk restore edilecekti. Belki edilmiştir, göremiyoruz ama gördüğümüz tablo şu: O canım ağaçların çoğu kesildi ve yerlerini çoktan beton villalar aldı…

Dedim ya örnekleri say say bitmez. Bu ayın 24’ünde çıkacak olan “SürdürülebilirYaşam” dergimizde daha detaylı işleyeceğiz konuyu…

10 gün sonra kentlerimizin geleceğini oylayacağız. Bu ülkede siyaset daima her şeyin üzerinde olduğu için, yerel seçimlerde de ana belirleyici “doğru belediyecilik” olmayacak ne yazık ki. “Rant ve para odaklı olmak” ile “insan odaklı olmak” arasında aslında son derece basit bir çizgi, doğru belediyecilik. Tabii bunu içselleştirmek ve buna uygun politikalar oluşturup taviz vermeden uygulamak kaydıyla… Kenti ya da ilçeyi bekleyen sorunlar nedir, mevcut durum nasıl iyileştirilir, ne kadar göç alması öngörülüyor, bunun için önceden nasıl bir altyapı oluşturulur, sosyal belediyecilikte yeni hedefler nasıl oluşturulur? Belediye başkanlığına aday olanların bu ve benzeri soruları odaklanması, seçmenin de bu kriterler çerçevesinde taleplerini iletmesi, karar vermesi ve ilerde konunun takibini yapması kaydıyla…

Geçen günlerde Finlandiya’nın başkenti Helsinki’deydim. Cleantech (temiz teknoloji) alanında geliştirdiği çözümleri yerinde görmek ve bilgi alabilmek amacıyla… Topu topu 1 milyon nüfuslu bir kent Helsinki, 2050 yılında nüfusun 750 bin daha artacağı öngörülmüş. Üst düzey bir yetkili anlatıyor: “Yeni stratejik bir kent planlamasına ihtiyacımız olduğu anlaşıldı. Önümüze seçenekleri koyduk. Ya yeşil alanlarıkentleşmeye ve imara açarak genişleyecektik ya denizi ihtiyaç doğrultusundadolduracaktık ya da var olan otobanları normal yollara, bulvarlara dönüştürereketrafına yeni yerleşimleri inşa edecektik… Sonuncusunu seçtik. Şimdi yeni tramvay ve bisiklet yolları ve yeşil alanları da kapsayacak şekilde altyapımızı hazırlayıp ilerleyeceğiz…” Yalnız kentin büyümesi değil söz konusu olan, yeni inşaatlarda yeni yerleşimlerde, enerji verimliliği, su yönetimi, atıkları enerjiye dönüştürmek, yenilenebilir enerji gibi çözümlerin de yaşama geçirilmesi…

Ölesiye kıskandığımı söylemeliyim. Haydi geçtik diyelim İstanbul gibi mega kenti, bizim de 1 milyon nüfuslu hatta çok daha küçük kentlerimiz var. Sorun, küçük büyük olmanın çok ötesinde, zihniyette! Böyle olduğu için de bizim zaten estetik yoksunu kentlerimiz, altyapısı olmadan büyümeye mahkûm. Kentlerimizin geleceğini böyle oyluyoruz biz ne yazık ki…

Aykurt Nuhoğlu…

CHP Kadıköy Belediyesi başkan adayı Aykurt Nuhoğlu geçen hafta biz gazetecilerle buluştu. Aslında itiraf etmeliyim ki Kadıköy için gönlümde bir kadın başkan yatıyordu. Olmadı. Ama uzun yıllardan beri Kadıköy’de siyaset yaşamının içinde olan Nuhoğlu’nun, sakin ve kararlı kişiliği ile, ilçe için getirdiği çözümlerle olumlu bir izlenim verdiğini söyleyebilirim. İTÜ İnşaat Mühendisliği’nden mezun. Her mahalleye bir mahalle evi, Kent Konseyi’ni çok daha aktif hale getirerek halkın yönetime katkısını artırmak, sokak hayvanlarının sokakta yaşama koşullarının düzeltilmesi, otopark ve yüzme havuzu ile bisiklet ve yürüyüş yollarını artırmak gibi son derece güzel projeleri var. Büyükşehrin ya da merkezi yönetimin engellemelerini halkı örgütleyerek aşmayı düşündüğünü söylüyor. CHP belediye meclis üyelerinin 17’sini kadınlar oluşturuyor “Üstelik bu arkadaşlarımız listeye kotayla değil, seçilerek girdiler. Başkan yardımcılığında da kadınlar olacak ve yönetimde eşit temsil edilecekler” diyor… Nuhoğlu, vaatlerini sıraladı, projelerini paylaştı. Biz de yaptıklarının ve yapmadıklarının takipçisi olacağız…