ERDOĞAN’IN SAVAŞLARI!

Türkiye, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “özel” gündemi içersinde yerel seçimlere doğru yuvarlanıyor. Başbakan’ın seçim propaganda gezileri, buralarda yaptığı konuşmaların içeriği aklı başında olan herkesi kaygılandırıyor.

Bütün dünyanın “kendisine düşman” olduğunu düşünüyor. Bu yüzden de onun fikirlerini benimsemeyenlerin tamamını “iç düşman” olarak damgalıyor.

Erdoğan, ilan edilmemiş bir “iç savaş” dili kullanıyor! Kendi oy tabanını pekiştirmek için akla hayale gelmeyen senaryolar çiziyor.

Onu bu hale getiren gelişmeler elbette yabana atılacak cinsten değil! İktidarı boyunca can ciğer olduğu “Cemaate” güvenerek alabildiğine rahat davranmasının faturalarıyla karşı karşıya… O kadar çok “açık” vermiş ki!.. Hangi birini tutsa elinde kalıyor.

Yalan-montaj-dublaj dediği her küçük parça yan yana geldiğinde büyük bir fotoğrafı tamamlıyor. Rüşvetler, usulsüzlükler, avantajlı yatırımlar, hisseler, para sayma makineleri, ayakkabı kutuları, sıfırlama telaşı içindeki telefon konuşmaları hepsi 11 yıllık sorunsuz-kusursuz iktidar icraatının bağırsaklarını ortalığa saçıyor.

Bu kadar yükün altından tek başına kalkabilecek mi?

Tek adam olmanın bazı güçlükleri vardır haliyle!.. “TOKİ Bakanı” Erdoğan Bayraktar ne demişti?

-Ne yaptımsa Başbakanın talimatları doğrultusunda yaptım!..

Türkiye’yi uzaktan izleyenler, çıldırmış bir yönetim mekanizmasını bütün çıplaklığıyla görüyorlar. Şimdiye kadar hiçbir TC hükümetine göstermedikleri “resmi” tepkilerle itiraz ediyorlar.

Sosyal paylaşım sitelerine (Twitter) açtığı savaşı açılmış gözlerle izliyorlar. Türkiye içinde yaşayanların bile “yok artık o kadarını da yapamaz” dedikleri pek çok şeyi Erdoğan yaptı!

Şimdi son “çılgın projesi” olarak dillendirilen “Suriye ile Savaş” projesinin kapağı açılmış görünüyor. Savaş çıkarsa, eh seçim de haliyle bir süre ertelenebilir!!!

Yakın Tarihe kısa bir göz atarsak benzeri uygulamaları gayet net olarak görebiliriz. 1982 Yılında Arjantin Cuntası içerde çok sıkışmıştı. Sadece birkaç yüz insanın koyun sürüleriyle birlikte yaşadığı İngiltere’ye bağlı Falkland Adalarına asker çıkarttı. Cunta hem savaşı hem de baskıcı iktidarını kaybetti!

1974’te iktidardaki 7. Yılını süren Yunanistan’daki Albaylar Cuntası bunalmıştı, Kıbrıs’ta Nikos Samson’a darbe yapıp savaş çıkarttı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adaya çıkmasıyla birlikte Albaylar Cuntası iktidarını yitirdi. Hala hapiste olan askerler var, Yunanistan’da…

Tarihe bakınca açık olarak görülüyor ki, diktatörler kendilerini savaş ile kurtaramıyorlar.
Suriye savaş uçağının düşürülmesini “topraklarımızı savunuyorduk” ile izah edilmesi hiç kimseyi ikna edemez. Suriye’nin onca sıkıntı içinde Türkiye gibi bir NATO üyesine saldırması mümkün değildir. Ama olası bir çatışmanın içerde tam anlamıyla bunalmış Tayyip Erdoğan ve Hükümetine güç vereceği düşünerek bu işe kalkışmak intihar eylemi olabilir.

Erdoğan herkese ve her yere karşı savaş açmış gidiyor. Ama iyi bilinmelidir ki, bunların Türkiye ile ilgisi yoktur, sadece ve sadece onun kendisini kurtarma operasyonudur. Bu yüzden doğru isimlendirmek gerekir:

-Erdoğan’ın Savaşları!