MİKTATÖR!

Dilimizde bu “m” harfinin gördüğü işlevin bir benzeri başka dillerde var mıdır, bilmiyorum.

Bir sözcüğün önündeki sessiz harf kaldırılıp bu mucizevi “m” konulduğunda, tek başına anlamı olmayan, fakat ötekiyle ardı ardına söylendiğinde bambaşka bir anlam oluşturan bir sözcük birimi elde edilmiş oluyor…

Birkaç deneme yapalım:

Her biri farklı cümlelerde, farklı durumlarda kullanılabilecek rastgele örnekler:

Telefon melefon, dolar molar, rüşvet müşvet, , ayakkabı mayakkabı, saat maat , kutu mutu, tır mır, ayet mayet,din min, istismar mistismar, kumpas mumpas, tehdit mehdit, şantaj mantaj, demokrasi memokrasi, tramvay, mramvay, kanun manun, yargıç margıç, polis molis, fezleke mezleke, bakan makan vb…

Zaten “m” harfiyle başlayan sözcükler bu şansa sahip değil: Örneğin, montaj,melun, melanet, mahkeme, mutlaka, vb… gibi…

Parti ya da belediye görevlisi bir eski solcu arkadaş, beni bir gün telefonla arayıp bir toplantıda şiir okumaya çağırırken söyle demişti:

-Gelip bize şiir miir okur musun?

Yanıtım şöyle olmuştu:

-Şiir okurum da miir nedir?

***

Ülkemizde,özellikle de şu günlerde, “m” harfinin yukarıdaki işlevinin sonsuz kullanım alanı var.

Günlük yaşamlarımızda canımızı sıkan, neşemizi kaçıran sayısız örnekten bir kaçını sıralayalım:

Kabalık mabalık, cahillik mahillik, utanmazlık mutanmazlık, yalan malan(bunun yalan dolan versiyonu da var…) vb..

Bunlara iyi ve yerinde kullanılmadıklarında zamanımızı fazlaca çalsalar da vazgeçilmezlikleri kuşkusuz başkaca kavramlar, olgular da eklendi…

Gazete mazete’yle ve çok daha sonra televizyon melevizyon’la başlayıp face book mace book’la, twitter mwitter’la sürüp giden iletişim araçları…

***

“M” harfinin marifetlerini günümüz Türkiye’sinde yaşanmakta olanlara daha
açık uygulayarak göstermeyi sürdürelim…

Uygarlığı muygarlık, özgürlüğü mözgürlük, demokrasiyi memokrasi, ülke sevgisini mülke sevgi olarak anlayanlara, twitter mwitter yasaklamakla hırsızlıkları mırsızlıkları gizlemeyecekleri gibi, olsa olsa diktatör miktatör, hatta o bile değil, sadece miktatör olabileceklerini nasıl anlatmalı….

Gençliğin ve halkların özgürlük taleplerinin yükselmekte olduğu günümüz dünyasında ve Türkiye’sinde ise miktatörlerin sonu diktatörlerin sonundan farklı olmayacağı gibi daha da çabuk gelecektir…

Yasakla masakla böyle bir sondan kurtuluşun çaresi maresi yoktur…

Sanatçılar Girişim belirteciyle:

ZULME KARŞI KOYMAYAN HERKES SUÇA ORTAK DEMEKTİR.
BALYOZ VE F TİPİ CEZAEVİ TUTSAKLARININ ZİNDANDA GEÇİRDİKLERİ HER
GÜN BU SUÇ ORTAKLIĞINI AĞIRLAŞTIRIYOR.