HER YER DİRENİŞ , HER YER SAHNE!

Ne çok gerilim, ne çok kavga… Ne çok şiddet! Ülke bir dinamit fıçısına döndü. Her an her alanda patlamalar !Farkında olun ya da olmayın en çok da sanat alanında…

Günün birinde tiyatrosuz, operasız, balesiz, orkestrasız, kitapsız, şiirsiz kalmamız için elinden geleni yapan bir hükümet. .. Bugüne dek bütün bu alanlara yıllarını, emeğini, bilgisini, birikimini vermiş, yaratıcılığını , gönlünü vermiş insanlara kulaklarını ve gözlerini kapayan bir zihniyet. Kendi bildiği,(ya da bilmediği) kendi inandığı, kendi referansları dışında her şeyi yok sayan bir tutum…

Ama beri yanda inadına direniş… Olanaksızlıklara karşın her yer sahne, her yer tiyatro, her yer müzik, her yer sanat. Opera ve bale temsillerinde yer bulunmuyor. Konserler dolup taşıyor. Tiyatrolar , minicik odalara, iki kat arasına sığınsa da, sokağa dökülse de, oradan oraya, AVM’lerin bodrum katlarına taşınsa da, inanın her gün yenileri kuruluyor. Dedim ya, her yer direniş, her yer sahne!

HER GECENİN SONUNDA GÜNEŞ…

Baskı, yasaklar ve hoyratlık… TÜSAK yasa tasarısıyla, sanat kurumlarının yok edilme girişimi… Sanatı, sanatçıların, yaratıcıların elinden alıp, iktidarın hizmetine, padişahın iki dudağı arasından çıkacak sözün hizmetine verme gayreti…

Ama boşuna! Nehirleri ters akıtamazsın! Sabah olmasını durduramazsın. Toplumsal gelişimin temel içeriğini, niteliğini belirleyen süreci geriye çeviremezsin. Belki yavaşlatırsın, geciktirirsin ama durduramazsın!

Dün Dünya Tiyatro Günü’ydü. Bu sayfadaYücel Erten’in kaleme aldığı , her satırını desteklediğim "İsyan duygumuzu" dile getiren bildiriyi okudunuz. Onlarca sanat örgütünün, binlerce sanatçının duygu ve düşüncelerini paylaşıyordu.

Her karanlık gecenin sonunda güneşin mutlak doğduğunun bilinciyle bir ağızdan sesleniyoruz: "Er ya da geç, yurdumuzda bilim ve sanat özgür, kurumları özerk olacaktır."

VİCDAN NEREDE ?

Yaşadığımız şu acımasız günlerde baskı, tehdit öyle boyutlara varmış ki kimi kurumların ödü kopuyor, hükümeti kızdırmaya!

Düşünün, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışma sponsorluğundan hem Vakıfbank hem de Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı (TÜKÇEV) çekiliverdi. Çünkü birinciliği Gezi direnişi sırasında çekilen "Kırmızılı Kadın" almıştı.

Beyler ayıptır. Tamam desteğinizi çektiniz. Peki ama vicdanınızı ne yana çekeceksiniz ?