SEÇİM SONRASI?…

Gri yok ortada uzun süreden beri, ya siyah ya beyaz… Ya da “Biz” ve “Onlar”… Yerel seçimleri bir yana bıraktık, hatta genel seçim havasını da bir yana attık;referandumdayız bir anlamda. Tayyip mi Kılıçdaroğlu mu? Otoriterlik mi demokrasi mi?

Başbakan’ın artık akla havsalaya sığmayan söylemi, meydan okumaları ve icraatları bu noktaya sürükledi ülkeyi… Hepimizin bildiklerini sıralamanın gereği yok.

Benim sorum bu ülkenin insanı ile ilgili? 4 gün sonra, 30 Mart akşamı sandıklar açıldıktan ve oylar belli olduktan ne olacak?

Yok; siyasetten değil, bu ülkenin insanlarından bahsediyorum. 31 Mayıs Pazartesi günü işbaşı yapacak, otobüs kuyruklarında bekleyecek, özel araçlarında yoğuntrafikte yol almaya çalışacak insanlarından, gündeliğe gidecek Ayşe’den, fabrika işçisi Salih’ten, bankacı Murat’tan, doktor Gül’den… Bu ülkenin çocuklarından,öğretmenlerinden, esnafından, köylüsünden, işsizinden, işadamından…

Sosyo-ekonomik ve kültürel anlamda birbirinden çok farklı toplum yapıları için ne değişecek?

İki farklı Türkiye gerçeği var

Biri tarafta özgürlük, demokrasi, adil yargı, insan, hayvan hakları talebi ile sokaklara çıkan, “artık yeter” diyen, Berkin’lerin peşinden yürüyen “bizler” ve AKPmitinglerini dolduran, otoriteye, Tayyip’in esip gürlemesine bayılan, kendi kitle medyaları ne derse “he” diyen, inanan; sorgulamayan “onlar”. Asıl mesele burada yatıyor. Bu iki farklı toplum arasındaki uçurumun bir türlü kapanmamasından…Eğer geleceğe bakacaksak bunu göz ardı edemeyiz, etmemeliyiz…

2009’da ilçe olan Ataşehir örneği bu bağlamda ilginç. Önemli dersler var, çıkarılması gereken… 17 mahallesi var, 13’ü varoş. Yani Ataşehir dendiği zaman gözümüzde canlanan gökdelenlerin, devasa sitelerin olduğu yer Ataşehir’insadece görünen yüzü.

Modern çehresi. Madalyonun öbür yüzünde deniz yüzü görmemiş, hayatlarında sinemaya, tiyatroya gitmemiş insanların yaşadığı mahalleler var; bir evde 15-20 kişinin oturduğu… 3 eşli ve 27 çocuklular… Ataşehir Belediye Başkanı ve CHP adayı Battal İlgezdi ile bir grup kadın gazeteci sohbet ediyoruz. Özellikle varoşlardan oyları nasıl aldığını anlamaya çalışıyorum. Aslında bir araya geliş amacımız, Ataşehir Belediyesi’nin Kadın Adayları Destekleme Derneği’nin (Ka.Der) hazırlayıp tüm belediye başkan adaylarına gönderdiği; birkenti, bir beldeyi kadınlar için yaşanabilir ve güvenli mekânlara dönüştürecekmaddelerden oluşan Yerel Yönetimler Sözleşmesi’ni imzalaması.

İstanbul’da bu sözleşmeyi imzalayan 5 belediyeden biri Ataşehir. Türkiye genelinde şu ana kadar ne yazık ki 38 belediye imzalamış.

İlgezdi, “2009 seçimlerini kazanabilmek için 3 bin kişi sahada çalıştık, kendimizi anlattık ve sözümüzü tuttuk” diyor. 2009 öncesinde CHP’nin 50 bin, AKP’nin 73 bin oyu varken CHP bu oyun 35 bin daha artırmış. Ataşehir CHP’nin kazanacağına kesin gözüyle bakılan ilçelerden. İlgezdi bunun nedenini “herkesi kucaklamayıbaşardık, herkese dokunabildik bu yüzden” diye açıklıyor. Semtlere açtıkları ve sayısı 7’yi bulan Ataevleri tam anlamıyla kültürel ve sosyal dayanışma merkezleri… Ayrıca semt poliklinikleri, eğitimin ardından istihdam da sağladıkları meslek edindirme kursları, gençlik birimleri, yeşil alanlar, parklar… Parklara halkın eğilimi tespit edilerek isim veriliyor. Bu yüzden Deniz Gezmiş Parkı da var, Erbakan Parkı da, Bülent Ecevit Parkı da…

Dediğim gibi Ataşehir önemli bir örnek.

Şu son dönemde yaşananların ardından, mitingleri dolduran kalabalığı görünce“Nasıl olur yaaa, nasıl hâlâ buna oy verirler???” sorusunun yanıtı da burada yatıyor.

AKP’ye oy verenleri cahil, aptal halk diye hakaretle suçlamayı bırakıp; bu insanların kim olduğuna, neden Tayyip’e oy verdiklerine bakmak gerek. AKP mitingini izleyen bir blog yazarı gözlemlerini aktarmıştı: Eğitimsiz kafalar düalistik çalışıyor. Yani basit “ikilemler” çok etkili… İyi – kötü, sıcak – soğuk gibi… Tayyip iyi, Kılıçdaroğlu kötü… Tayyip akıllı, Kılıçdaroğlu aptal… Tayyip sağlam irade, Kılıçdaroğlu çürük elma… Onlar için AKP, CHP, MHP filan yok… Yolsuzluklar,tapelerin, internetin kapanması gündemlerinde değil.

Bu yüzden “Seçim sonrası olacak” diye sordum.. Ne değişecek ve nasıl?