KIRIM SAVCISI NATAŞA…

Rusça Natalya adının kısaltılmışı Nataşa’yı bütün dünya Tolstoy’un “Savaş ve Barış”ının unutulmaz kahramanı Nataşa Rostova olarak tanıyıp sevdi.

Roman kahramanının ve romandan yapılan filmlerin ölümsüzleştirdiği isim bizde ne yazık ki bir süre kötü bir şöhretin adı oldu.

Şu sıralar, ne kadar sürer bilemem ama, internet sitelerinde Kırım’ın genç ve güzel savcısı Nataşa Poklonskaya’nın adı dalgalanıyor…

***

Nataşa Poklonskaya Mart ayında Özek Kırım Cumhuriyetine başsavcı vekili olarak atanmış. (Kimi kaynaklarda savcı, kimisinde savcı vekili olarak geçiyor.) Ününe, görevi aldığında düzenlediği basın toplantısındaki sözleri yol açmış… Sadece onlar değil, yanı sıra da çetin bir dönemde böyle bir görevi üstlenen kişinin alımlı bir genç kadın oluşu, tavırlarındaki ve söz söyleyişindeki ciddiyet, aynı zamanda da zarafeti, çekiciliği…

Bu basın toplantısı sonrasında ilk önce Japonya’da bir anda popüler olmuş ve milyonlarca hayran kazanmış…

Japonlar üzerinde bıraktığı etki, bu üniformalı sarışın genç kadının, aslında son derece sade taralı saçları, iri sayılabilecek gözleri, konuşması ve hareketleriyle Japon çizgi filmlerinin kahramanlarını anımsatmasıymış… Nitekim ilgili sitelerde ondan esinlenmiş pek çok çizim var…(Bu arada kendisine yine Japonya’dan pek çok aşk ilanı, evlilik talebi geldiğini de belirtelim).

Basın toplantısındaki konuşmada kullandığı “nyaş-myaş”diye bir söz, Rusça konuşulan ülkelerde de bir anda popüler oluşunun bir başka nedeni… “Nyaşa” sözlüklerde “kurumuş, mille, çamurla dolmuş göl yatağı” diye açıklanıyor…(Buna karşılık “nyaşnıy” sıfatı, güzel, nitelikli, sevimli vb. anlamlarına geliyor…) “Myaş”la ilgili bir açıklama bulamadım… Konuşmada geçen cümle şöyle: “Benim savcılığımda Kırım’da ‘nyaş-myaş”a geçit verilmeyecek!” İkinci sözcüğe ilişkin açıklama bulamasam da bizdeki “m” eklemesiyle yaratılan tekrarlı sözcüğe benzeterek, hırsızlığa mırsızlığa, cinayete minayete, soyguna moyguna vb.. gibi bir anlama geldiğini düşünüyorum…

***

İnternet üzerinden popülerlik patlamasına yol açan ikinci etken Ukraynalı müzisyen S.Blagov’un “Ah, nasıl da Nyaşa! Ukrayna’lı Nataşa…”adlı şarkısı olmuş…(Öyle sanıyorum ki ters anlamlara gelen “nyaşa” ve “nyaşnaya” sözcükleriyle, bir sözcük oyunu yapılıyor….) Bu şarkıyı dinledim… Söyleyen kişinin, hanım savcının karşısında sanık sandalyesine oturmak isteğinin dile getirildiği akıcı bir ezgi… Asıl patlama ise “Enjoykin” takma adını kullanan bir “bloker”in bir kaç gün önce internete düşerek dünya çapında yaygınlığa ulaşan “Nyaş-Myaş” adlı şarkısı olmuş…Öyle ki, milyonlarla ifade edilen bu izlenme patlaması, Batı’nın, Amerika’nın en popüler şarkı kliplerini geride bırakmış… Bu son şarkının kahramanı, Kırım savcısı Nataşa’nın kendisi… Basın toplantısındaki, başkaca konuşmalarındaki görüntülerine, bir ezgi eşliğinde, "oralardan sözler eklemlenmiş… İlkin ben bile, dinlerken, şarkıyı gerçekten o söylüyor sandım… Sözler ise, nyaş-myaş" nakaratıyla, iktidarın bir ayaklanmayla ele geçirildiği, halkın olduğu yerde olmak gerektiği vb. gibi bir kaç cümleden oluşuyor…

***

Nataşa Poklonskay’nın bıraktığı etkinin bir nedeni de yüzündeki kıpırtısızlık ve sözlerini dişlerinin arasından söylüyormuş gibi konuşmasından geliyormuş… Bunun da nedenini öğrendim… 2011’de yönetimin ileri gelenlerinden birkaç kişiyi sorguladığı için tenha bir yerde kıstırılıp dövülmüş, bu nedenle de yüzünün yarısı kıpırtısız kalmış… Bir kaç erkek savcının kabul etmeyi göze alamadığı Kırım başsavcılığı görevini üstlenmesi de bu yüzden olduğu söyleniyor…

Şimdi yapılması gereken, söz konusu şarkıları internetten indirip dinlemek ve bu güzel ve gözü pek kadın üzerinden, yaşamakta olduğumuz çağın birbiri içine girmiş karmaşık olguları üzerine düşünmek…