TOPRAK MUTSUZ, ÇİÇEK UMUT…

Ortaçağ zihniyetine teslim ve özgür düşüncenin tutsak edildiği Türkiye’de, mutsuz olmak için herşey var. Ama umutlu olmak için de herşey var. Çünkü karanlık yığınların yanısıra, pırıl pırıl gençler de yetişiyor, bu ülkede. İşte onlardan birini, bir genç kızımızı takdim ediyorum sizlere:

***

Sevgili Mine Hanım merhaba,

Adım Yağmur Taşdemiroğlu, 19 yaşındayım. Köklü bir özel okulda ana okulundan beri, son beş yılı (ilk yılı lise hazırlık olmak üzere ) %100 başarı bursuyla okuyorum. Altıncı sınıftan itibaren fen bilimlerinin özellikle biyoloji dalının ilgimi çektiğini anladım. Bunun sonucunda genetik biliminin benim için en uygun meslek olduğuna karar verdim.

Bütün eğitim hayatım boyunca hem akademik hem de sosyal boyutta kendimi geliştirmek için bir çok alanda etkinliklere katıldım. Bunların arasında; 9 kez Avrupa Gençlik Parlemento’suna ( EYP – European Youth Parliament ) seçildim. Parlamentonun altı toplantısında delege, birinde komite başkanı, ikisinde gazeteci, birinde editör olarak görev yaptım. Hem yurt içi hem de yurt dışında münazaralara katıldım. Bu yıl yapılan Bratislava Schools Debating Competition 2014’de jüri üyesi oldum. English Speaking Union (ESU)’un düzenlediği yarışmalara girdim. Okulda düzenlenen çeşitli sportif ve kültürel etkinliklerin yanısıra, özellikle CERN ve NASA gezilerine katıldım. Burada edindiğim bilgiler ve gözlemlerimle ilgili sunumlar yaptım ve okul gazetesine makaleler yazdım.

Türkiye’de okuduğum okulda, hem genel ortalamam, özellikle de fen ve matematik dersleri ortalamalarım, 100 üzerinden 90 puanın altına hiç düşmedi. Biyoloji ve kimya dallarında hep önde geldim.

Ailemin üniversiteye Türkiye’de başlamam, daha sonra yurtdışı imkanlarını değerlendirmem konusundaki ısrarlarına rağmen; “Genetik alanında eğitim alacaksam, bu mesleği yapacaksam, bu dalda önümün açık olabileceği koşullarda başlamak en iyisi. Ben Amerika’da okumak istiyorum”, diye düşündüm ve ısrarla çalışmaya başladım.

***

Öncelikle SAT sınavında iyi bir puan almam gerekiyordu. Hem SAT Reasoning, hem SAT Subject sınavlarında, ayrıca TOEFL sınavında yüksek puanlar aldım. Sınavları geçtikten sonra uygun okulları seçtim ve başvurdum.

Amerika’daki üç okuldan kabul mektubu geldi: University Of California Davis, University Of California Irvine ve University Of Miami. Ben tercihimi UC DAVIS’den yana kullandım. Çünkü UC DAVIS tıp bilimleri, özellikle genetik dalında, en üst sıralarda olan bir okul. Bu okulun, hayalimi gerçekleştirmek adına çok iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.

Ancak böyle hayallerin gerçekleşmesi için gerekli mali koşullar beni çok aşıyor, zira ailemin imkanları kısıtlı. Bu hayalin peşine düşerken burs alabilme şansımın olacağını düşünüyordum; ama burs koşullarına yabancı öğrencilerin uyması çok zor olduğundan alamadım . Genetik okuyup başarılı bir bilimi insanı olma hedefim yolunda kalan tek engel, işte bu finansal zorluk.

Ülkemin, pozitif bilime inanmış gençlere olan ihtiyacının çok farkındayım. Çalışmalarımın karşılığını almak ve genetik dalında uzmanlaşmak, aydın bir bilim insanı olmak istiyorum. Gelecek adına kurduğum hayalimin gerçekleşebilmesi için sizin gibi başarılı ve örnek bir kadına da dileğimi aktarmak istedim. Sesimi duyurabilme adına belki bir öneriniz ve yardımınız olabilir diye umutluyum.
En içten sevgi ve saygılarımla,

Yağmur Taşdemiroğlu
Yagmur0409@hotmail.com
90-538 6118164

***

Eğer bu mektubu okuyanlar arasında, bireysel ya da kurumsal burslarla gençlerin eğitimine katkıda bulunan kişiler varsa; hem çalışkan, hem de ne istediğini gayet iyi bilen Yağmur kızımızın hayalini gerçekleştirmeye belki yardımcı olur, diye umuyorum.

Mutsuzluk topraklarında açan umut çiçeklerini ezip solduranlara inat yaşatmaya çalışmak, bu ülkeye son görevimiz olsa gerek.

“Borç mutluluğa, umut denir.”
Joseph Joubert

“G” NOKTASI

Hain nüfusu Yunanistan nüfusunu katlayan Türkiye’de bırakın vatana ihanetin suç olmaktan çıkması; artık geçmişine, kimliğine, inanç ve ideallerine sadık kalabilmek çok az rastlanan bir başarı.

Her kurumu özenle soysuzlaştırılan böyle bir ülkede, özellikle de soysuzlaşan, çünkü hem özgün kurallarını ihlal, hem de evrensel ahlaka ihanet şampiyonu medyada, saygınlığı gelenek niteliği kazanmış bir kurumsallık, çok zor.

Cumhuriyet gazetesi, işte bu zoru başarmış ve yanlışı, doğrusu, eksiği ya da fazlasıyla ; T.C. basın tarihinin başından günümüze, geçmişini inkar ve çizgisine ihanet etmeden çağına eşlik eden biricik kurum olmuştur.

Çınar ağaçlarının bile 90 yıl yaşama şansının artık pek kalmadığı bu cinnet ülkede, Cumhuriyet gazetesinin birlikte doğduğu Cumhuriyet’in tüm ilkeleri yerle bir edildikten sonra bile o ilkeleri savunarak ayakta kalması, başlı başına bir mucizedir.

Cumhuriyet’te başladığım gazeteciliği, Cumhuriyet’te sürdürmekten onur duyuyor, 100.yılını da görmek dileğiyle, “Dalya!” diyorum.