YEDİRTMEYİZ, DİYORLAR!

“Yedirtmeyiz” diyorlar. “Bu hükümeti yedirtmeyiz…” Bunu açık açık söylemedikleri için adım adım şu yolu izliyorlar: 


  1. Katliamın ilk gününden beri doğruları halktan gizlediler. Bugün kimsenin onlara inanmaması bundandır. Neden, nasıl, ne zaman, kaç kişi, niçin sorularına hep kaçamak ya da yanlış yanıtlar verdiler. 

  2. İlk günden beri trafo dediler, yalandı; yaşam odaları var dediler, yalandı; çocuk çalıştırılmıyor dediler, yalandı; yangın söndürüldü dediler, yalandı; CHP önergeyi Soma için vermedi dediler, yalandı… 

  3. İlk günden beri tek dertleri sorumluluktan kaçmaktı. Görevlerini yapmadıklarını gizlemekti…

  4. İlk andan başlayarak o cehennemde ölenlerden değil, o cehenneme insanları mahkûm edenden yana tavır aldılar.

  5. Daha ilk günden “fıtrat”, “kader”, “iş kazası”, olur böyle vakalar diyerek 19 ve 20 yüzyıldan örnekler vererek milletle alay etmenin dışında, suç ortaklıklarını gizlemeye çalıştılar. 

  6. Kısa zamanda zengin ettikleri yandaşları, rüşvet karşılığında ihaleleri dağıttıkları “işadamlarını” korudular. Tıpkı rüşvetle suçlanan, hırsızlıkla, yağmayla, talanla suçlanan bakanları korudukları gibi. Tıpkı “ne yaptıysam, başbakanın bilgisi dahilinde yaptım” diyeni korudukları gibi. Televizyonda fezlekelerin yayımlanmasını engelledikleri gibi… 

  7. İlk günden beri baktılar ki katliamı yok sayamayacaklar, katliamın boyutunu küçültmeye çalıştılar. En büyük çabaları suç ortaklığını örtbas etmekti.

  8. Ülkenin birçok yerinde Soma’nın acısını paylaşanları, bu katliamı protesto edenleri sindirmek, korkutmak, tehdit etmek, gözdağı vermek ve cezalandırmak için TOMA’larla, tazyikli suyla, biber gazıyla, polis güçleriyle saldırdılar, şiddet uyguladılar. Yetmedi. Soma’ya da TOMA’larla girip acılı ailelere gaz ve su sıktılar!
    
9. İstifa etmek yerine, özel timler ve koruma ordularıyla Soma’ya geldiklerinde yalana devam ettiler: Soma’da Başbakan, bakanlar yuhalanmadı dediler, yalandı; Başbakan tokat / yumruk atmadı, küfür etmedi, nefret suçu işlemedi, tehdit etmedi dediler, yalandı; müşavir tekme atmadı dediler, yalandı. Her yanlarını yalan sarmış! Nereye baksak yalan! Bugün kimsenin onlara inanmaması bundandır!
    
10. Katliamdan sorumlu olan şirket ve hükümet, ilk günden bugüne dek söylemleri ve eylemleriyle öldürenleri değil, adeta ölenleri sorumlu tutup suçlarken dava açmasınlar diye ailelerden imza toparlarken birbirlerine “Merak etme yedirmeyiz” diyorlar!..
“Bu hükümeti size yedirtmeyiz!”
“Bu şirketi size yedirtmeyiz!”

***

Geçen yıl Gezi Direnişi sırasında dilimize kazandırılan “yedirtmeyiz” fiili (Bakanlar korosu: “Erdoğan’ı size yedirtmeyiz”; Erdoğan “Polisimi size yedirtmem” vb.) açık açık söylenirken artık şimdi sadece kapalı kapılar ardında fısıldanıyor. 
Millete “Yerseniz!” derken referans olarak aklı değil inancı; bilimi değil öteki dünya vaadini; emeği değil sadakayı reva görüyorlar. Vatandaşlığı değil kulluğu; çalışmayı değil, köleliği… 
Benim merak ettiğim, bilime, hukuka, eğitime, demokrasi inancına, adalet ve vicdan duygusuna, insan emeğine, insanlık onuruna saygıyı ayaklar altına alan bu zihniyete, bu millet daha ne kadar “yedirtilecek!”