NİYE BANA, DEME SAKIN!

« Ben, Hava Pilot Kurmay Yarbay Süleyman Namık KURŞUNCU. Balyoz hükümlüsüyüm. Benzeri görülmeyen bir kararla, Fenerbahçe Stadyumunun havadan kontrolünü F-16 ile yapacağıma hükmedildi. Suçlandığım veri meşhur 5 nolu Hard diskten çıkmıştı. Cezayı aldıktan sonra TÜBİTAK bu hard diskteki sahteliklerin altını çizen bir rapor verdi. Bunun üzerine yeniden yargılama talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına avukatım dilekçemi sundu. Eş zamanlı olarak, Sayın Başbakanımız günahsız yatan çok insan var, sahte ihbar ve delillerle mahkûm ediyorlar ve yargıda paralel örgütlenme, çete var dedi.

Yargıtay 2014 yılı Mayıs ayının başında 5 nolu harddisk çok önemli değil başka delillerde var, hüküm etkilenmezdi diyerek yeniden yargılanma talebimi ret etti. Soma’da yaşanan maden faciası ile gündem dolu iken bu husus medyada gerekli ilgiyi göremedi. Malum paralel yargının, zamanlaması manidar bir hamlesine daha şahit olduk.

***

Aslında ben ve 150 mağdur daha sadece bu diskten çıkan verilere dayanılarak, (başka bir şey yok) Balyoz-3 iddianamesi ile bu kumpasa dâhil edildik.

İddianame ve gerekçeli kararda bu harddisk “Gölcük’te donanmanın kalbinde çıktı ve delil değeri tartışılmaz” vurguları defalarca yapıldı.

Yargılarken ve ceza verilirken en makbul ve tek delil olan 5 nolu harddisk, sahte çıkınca birden önemsiz oldu.

Yargıtay savcısına soruyorum? Çıkarın o zaman sahte delilleri ne ile ceza vereceksiniz. Geriye ne kalıyor. Hiçbirşey.

Sayın savcı ayrıca 5 nolu hard diske yapılan kumpasa güncelleme ifadesini kullanmıştır. Eğer TÜBİTAK raporunu inceleseydi sadece suç yaratmak için bazı dosyaların sökülmüş hard diske sonradan ve tarih- saat ayarı ile oynanmış bir bilgisayardan yüklendiğini görürdü.

5 nolu hard disk ile yapılan kumpas güncelleme değildir. Yüklemedir.

TÜBİTAK raporunda da yükleme ifadesi kullanılmıştır. Olmayan GÜNCELLEME ifadeyi kullanmak ya bilgisayar bilgisi eksikliğinden ya da art niyetten kaynaklanabilir.

***

Toplum vicdanındaki saygınlığını özellikle Balyoz gibi bilinen davalardaki skandallarla kaybeden Özel Yetkili Mahkemeler en sonunda kaldırıldı. Marmaray, 3 üncü Boğaz köprüsü ve İstanbul’a yapılacak yeni havalimanından daha yararlı bir kamu hizmetidir. Ancak, Çöken davaların enkazı altında kalmış mağdurlar hapiste çürümeye mi bırakılacağız?

Bu mahkemelerin kararları vicdanları tatmin edememiştir. Yapılan büyük haksızlıklar ve aklanamadan aramızdan ayrılan mağdurlar olmuştur. Yetkili makamlarda oturanları göreve davet ediyorum. Paralel yargıyı teşhis ve tespit etmeniz geç olsa da güzel bir gelişmedir. Tespit yetmez lütfen gereğini de yapın mağduriyetleri giderin.

Sonuçta, günahsız hapiste yatan masumlara kayıtsız kalmanın mazereti olamaz.

Bir pilot olarak yıllarca hayatını kaybetme riski yüksek bir meslekte çalıştım. Her sabah işe giderken eş ile helalleşmenin nasıl bir duygu olduğunu iyi bilirim. Soma’da hayatını kaybeden maden işçilerine de bu fırsatla Allah’tan rahmet diliyorum. Ben onlardan biraz daha şanslıyım, paralel yargı hükmü ile yaşarken betona gömüldüm.

Türk halkının, hukukun intikam silahı olarak kullanılmadığı, kutuplaşmaların, paralel yargı ve örgütlerin olmadığı,
yaşarken insanlara gerekli değerin verildiği, çağımıza yakışmayan iş kazasından öte faciaların yaşanmadığı huzurlu bir Türkiye’de yaşamayı hak ettiğini düşünüyorum.

Ateş düştüğü yeri, Adaletsizlik gün gelir tüm ülkeyi yakar.

Sevgi ve saygılarımla »

Haksızlıktan daha büyük kötülük, haksızlık yapanın cezasız kalmasıdır.
Eflatun

«G» NOKTASI

Öv söv emret, ört bas kap ger, yol çal sömür, ye yut doyma, kus, yeniden başla.

Otur kalk kız, bagır çagır, es üfür gürle, vur kır, kanat kopart. Soy çarp apart, kaldır götür, kaçır. Yumul yamıl, yüksel, şişin şişin, patla. Diklen geçir haşırt, bastır aban, koy oturt, ez geç.

Kaldır kopart, koştur indir, çöktür göçert, sür. Attır, sövdür, gönder, kovdur, çigne, tepin, haykır. Salla, uyut, kes parçala, ögüt, dagıt, sat, saaaat !

Yıktır yaptır, oydur gömdür, saldır saldırt, bagla baglat, sık sustur, kapat çökert, as astır, gebert.

Kaz kazdır, yalan yalandır, yala yala yala, kok kokut, kokuştur. Çürü çürüt, sil sildir, unut unuttur. Onur onurdur, çigne tükür.

Dolan dolandır, al al al doyma, anırt kanırt, durma al, tıkın tıkındır, yut yuttur.

Uyut, bayılt, gazla, döv dövdür, silkele, sıkıştır, kızıştır, tekmele tokatla, vur patlat. Yüklen, payla, haşla, azarla, çıkış, koy, oturt.

At sat, gonder, yolla, pazarla, ye, yut yuttur, topla topla topla, diz, düz, istifle, sakla, kaçır, sıfırla, sıfırlaaa!

Ama ödemek sırası geldiginde, kucagına bırakılacak faturaya bakıp hiç sızlanma ; ‘Niye bana ?’ deme sakın !