TAKSİM’DE CEBERUT, DİYARBAKIR’DA CART-CURT

İstanbul yine “esir şehir”, İstanbullular yine “esir şehrin mahpusları” oldu.

İstanbul’da bir meydan savaşı vermeye yetecek sayıda,özel teçhizatlı, silahlı, biber gazlı polis ve bir ordunun zırhlı birliklerini aratmayacak sayda Toma, halk ile Tayyip Erdoğan kuvvetleri arasındaki polisin ve yönetimin çıkardığı Taksim meydan savaşı için mevzilendi. Kentin dört bir yanından insanların Taksim’e çıkmasını önlemek için, yollar barikatlarle kesilecek vapur metro otobüs seferleri iptal edildi.

Amaç, yine Tayyibizmin ve polisinin bir yıl önce çıkardıkları Taksim olaylarının anılmasını engellemek.

Anılardadır, Gezi Parkı göstericileri parkın, yeşil alan olarak kalması için barışçıl eylem yapıyorlardı. Ona şiddeti sokan Tayyibizmin polisleri oldu.

Zaten Türkiye’de genellikle gösterilere şiddeti sokan hep polis oluyor.

Demokrasilerde, polisin müdahalesi şiddetin sonucu olması gerekirken, bizde şiddetin nedeni polisin müdahalesi oluyor.

Demokratik devlet ile ceberut devletin farkı budur.

Aslında, insanların Taksim’de ve Gezi parkında demokratik gösteri haklarını kullanmalarını engellemeye kimsenin hakkı yok.

***

İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan dün İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’dan randevu alarak, Anayasa’nın 34. maddesi gereğince “ herkesin izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu”, ayrıca “şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir” diyen 2.fıkrasının 03.10.2001 tarihinde tadil edildiğini anlatmış. Taksim’i ve Gezi’yi kapatma kararırının Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile AİHM’in içtihadına aykırı olduğunu, yani yasaklamanın kanuni dayanağının bulunmadığını belirtmiştir.

Ama, Vali Hüseyin Avnu Mutlu ne yapsın ki?!

Tayyibizm ifade ve gösteri özgürlüklerni hiçbir kanuni dayanak olmadan yasaklamaktadır sürekli olarak.

Tayyibizm ceberuttur; Soma’da ceberuttur, İzmir’de ceberuttur, Eskişehir’de ceberuttur,Taksim’de ceberuttur.

Gerekçesi de, cebir şiddet ve terördür.

Demokratik hakların kullanılmasını, terör bahanesi ileri sürerek yasaklayan cebe Tayyibizm, gerçek terör örgütü karşısında ise, etkisizdir, bütün hışmından yoksundur, tek kelmiyle “cart- curt”tur.

***

Evet Taksim’de demokratik haklarını kullananlara karşı olan Tayyibizm Diyarbakır’da gerçek terör örgütü PKK karşısnda cart curttur. Sözcü gazetesi geçen gün fotoğraflarını yayınladı. Bölgede bir yanda PKK yol kesip kimlik kontrolu yapıyor, Tayyibizm’in pasife ettiği TSK biraz ötede durmuş bakıyor.

Kareleri yan yana getirin, bakın !göreceksiniz, Taksim’de Eskişehir’de, Okmeydanında demokratik haklarını kullananların üzerine hışımla, saldıran, Tomalarından su sıkan, coplayan, hedef gözeterek kapsül sıkan ceberut Tayyibizm, Diyarbakıra gidince, gerçek terör örgütü karşısında süt dökmüş kediye dönmekte, bütün ceberutluğu acınası bir “cart – curt”luğa dönüşmektedir.

Bu “cart curt”luğun gerekçesi barış süreci olamaz. Herhalde Kürt sorununun demokratik ve barışçı çözümü terör örgütünün yol kesmesi. özel mahkemeler kurması,adam yaralaması, adam öldürmesi karşısında seyirci kalmak demek değildir.

Tüm Türkiye sathında, ceberut olan Tayibizmlin Diyarbakır ve çevresinde birden” cart-curt”laşıvermesi üzerinde önemle durulacak bir husustur.

Gerçekten de Tayyibizm demokratİk haklarını kullananlara, terör bahanesiyle kaba kuvvetle ceberutlaşmakta, demokratik haklırını kullananlara ceberutlaşan aynı Tayibizm terör örgütü karşısında,” B planımızı devreye sokarız ha!” Yollu bir cart -curt’tan öteye geçememektedir.

Bunun sebebi ne ola ki?