EVLERE ŞENLİK DEMOKRASİ

Türkiye “ileri demokrasiye” erişememiş ve askeri vesayet dönemi içinde kıvranırken, haliyle sözlerimizi ölçüp biçip öyle yazıyorduk.

Mesela bizden büyük gazeteci ağabeylerimiz askerlerin huzursuzluklarını “iyi saatte olsunlar” diyerek şöyle belirtirlerdi:

-Gidişattan hiç hoşnut olmayabilirler!

Bu demekti ki, karargahlarda bir takım toplantılar başladı!

Neyse askerlerin en orgeneralleri bile hapse atılıp yıllarca yatırıldıktan sonra ülke “ileri demokrasi” aşamasına geçti. Artık askerler hakkında her şey yazılıp çizilebiliyor.

Sadece Türkiye’yi bu fevkalade muhteşem mevkilere taşıyan siyasi yapının başını, ortasını ve kuyruklarını yazmak yasak!

Öyle kağıt üzerinde kalan bir yasaklama söz konusu da değil. Fiilen uygulanan yasaklarımız var. Önce yasaklama ilan ediliyor, arkasından hooop, bir torba yasa içinden seç beğen al denilerek bol kepçe yasaklamalar servis ediliyor.

Ülkemizin konuşma dili de bu sayede belli bir seviyeye çıktı!

Artık şu kötü sözü her yerde söyleyemezsin halleri oluştu:

-Hırsız var!

Hırsız var denilmeyince hırsızlık da durulmuyor elbette… Hırsızlar, hırsızlıklarına devam ediyorlar. Sadece kendilerini yalayacak sistemleri ortadan kaldırdıkları için hırsızlık yapılmıyormuş gibi oluyor!

Daha doğrusu hırsızlar öyle zannediyorlar!

Bir muhasebecilik terimi olan “sıfırlamak” da aleni olarak icra makamına küfür manasına geliyor.

Manasızlık tabii… Ama öyle! Dilin kemiği olacak! Öyle ulu orta “sıfırla hemen” demeyeceksiniz. Millete hizmet aşkına darbe yapılmış gibi oluyor.

Tabii bu durumda hırsızlık yapılmadan hizmet de yapılmazmış gibi bir durum ortaya çıkıyor ki, bu da ülkemizin zihniyet devrimi konusunda bir miktar daha eğitilmesi gerektiğini gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yapılan propaganda çalışmalarında başarı çıtası, terbiye edilmiş bir Türkçe ile doğru orantılı hale geliyor.

Kibar olup hırsızlıktan söz etmezseniz, “valla çaldılar, çalmaya da devam ediyorlar” demezseniz rejim sıkıntısı yaşanmayacak gibi görünüyor. Eskinin iyi saatte olsunları gitti, ileri demokrasili sert lideri ve onun askerleri geldiler. Birincisi mikrofonlara geldiğinde tepeden aşağı dümdüz gidiyor, artçıları ise sıvazlıyorlar:

-Öyle demek istemedi!

Özetle özel ve tarihi günler yaşıyoruz:

-Evlere şenlik bir demokrasimiz oldu!
 

Rezil olma hürriyeti

AKP’nin karnıyarık gibi içinin açılıp, kıymalı soğanlı lezzetli bölümleri ortalığa saçıldığı 17 Aralık ve 25 Aralık hükümeti devirme operasyonları, için zanlılar gayet rahat çıktılar ve dediler ki:

-Konuşma kayıtları şantaj-montaj-dublajdır!

Gayet inandırıcıydılar, ama kimseler inanmadı!

En başta da kendi adamları vardı.

Mesela Erdoğan Bayraktar, NTV Canlı yayınında çıktı ve ne dedi?

-Her şeyi Başbakan’ın emriyle emri ile yaptım!

Neyse ki, bu canlı televizyon yayın bandı için kimseler, “montajdır” olmazsa “dublajdır” demediler!

Herkesin hakkını herkese teslim etmek lazım… Bu iktidar ile geniş hürriyetler ortamlı meydana geldi. İsteyen istediğini seçiyor. En büyük pay sahipleri ise kendi başlarına seçimlerini yaptılar:

-Rezil olma hürriyeti!