EŞEK PARTİLİ, KEÇİ PARTİZAN!

2008 yılındaki Fransa yerel seçimlerinde, Perpignan kentindeki bir sandık başkanının cep ve çoraplarından önceden damgalı deste deste oy pusulası çıktı. Sandık başkanı, Perpignan Belediye Başkanlığına yeniden aday Jean Pierre Alduy’un yakınıydı.

Görevli olduğu sandıktan zabıt tutulup kovulan adam, « sade bir yurttaş » gibi soluğu aldığı başka bir sandıkta, bu kez Alduy’un rakibine verilmiş oy pusulalarını araklarken yakalandı.

Montpellier İdari Mahkemesi, epeyce hile saptanıp hilecinin yakalandığı Perpignan yerel seçimlerini, 7 Ekim 2008’de iptal etti. Seçime hile karıştırmak suçundan yargılanan aday yakını ise masum olduğunu iddia ettiği mahkemede, şöyle konuştu:

«Hile yapmak isteseydim, ceplerim daha derin, çoraplarım da uzun konçlu olurdu! »

***

Rusya Federasyonu yurttaşları, 4 Aralık 2011’de Duma’ya 450 milletvekili seçmek için sandık başına gitti. Putin’in liderliğindeki Birleşik Rusya Partisi’nin oyların %50’sini alması bekleniyordu, %49,69’unu aldığı açıklandı.

Oysa seçim sandıkları kapandıktan hemen sonra kimi seçmenlerin oy sayımı sırasında cep telefonlarına çekip sosyal medyada paylaştıkları videolar, akıl almaz sahneler içeriyordu. Sandık sorumluları, videoya çekildiklerini bile göre, kimi yerde sandıklara deste deste sahte oy pusulaları dolduruyor; kimi yerde seçim tutanaklarını önceden hazırlanmış ve iktidar partisini önde gösteren tutanaklarla değiştiriyorlardı.

Bu sandık sorumlularının alenen hile yapmaktan niye çekinmedikleri, asla anlaşılamadı.

Zaten 4 Mart 2012’de de Vladimir Putin, %63 oy oranıyla Rusya Başkanı seçildi. En çok oyu da her nasılsa, Çeçenistan’dan almıştı! Üstelik Çeçenlerin %99,6’sı sandık başına gitmiş, bunların %99,8’i de « İlla ki Putin! » demiş, başka da bir şeycik dememişti.

***

Yeryüzünün çileye köle halkı Kuzey Kore’liler, 9 Mart 2014’te uzuuun bir aradan sonra parlamenter seçimler için sandık başına gittiler.

Ancak oy pusulalarında yalnızca « evet » ve « hayır » seçenekleri vardı. Çünkü 687 seçim bölgesinden her biri için muhalefetsiz iktidardaki İşçi Partisi tarafından belirlenmiş tek bir aday vardı.

Böylece ülkenin zaten tartışılmaz hükümdarı, orduların başkomutanı ve ulusal savunma konseyi başkanı, Kim hanedanından 3.kuşak Kim Jong Un, katılım oranı %100 olarak açıklanan oyların %100’ünü alarak milletvekili DE seçildi…

***

AB’nin çiçeği burnunda ve en yoksul ülkelerinden Bulgaristan halkı, 2011 yılında hem cumhurbaşkanı, hem de yerel seçimler için sandık başına gitti. Yeni Bulgaristan Partisi, yerel seçimlerde Varna Belediye Başkanı Kiril Yordanov’un karşısına rakip olarak Marko adı verilen bir eşeği çıkardı. YBT sözcüsü Angel Dyankov, fikri bile sorulmadan parti üyesi kaydedilen eşeğin adaylığını şu sözlerle savundu: «Diğer aday ve politikacıların aksine Marko’nun güçlü bir karakteri vardır. Hırsızlık yapmaz, yalan söylemez ve çok çalışır! »

Eşek Marko’nun ne yazık ki kazanamadığı yerel seçimlere karşı, bir Bulgar keçisi de cumhurbaşkanlığı seçim yasaklarına uymamaktan suçlu bulundu. Zavallı keçi, tabii ki hilekar insanların tetikçisiydi. Sol sağrısına bir cumhurbaşkanı adayının adı yazılmış, sağ sağrısına bir parti amblemi çizilmiş olan keçi, seçim günü Misarija bölgesinde dolanıyordu. İşin tuhafı, sağ sağrısındaki parti amblemi, sol sağrısındaki cumhurbaşkanı adayının değil, rakip adayın partisiydi!

Adı bile bilinmeyen keçi, hemen gözaltına alınıp, seçimleri şaibeli hale getirmesi engellendi. Bulgar YSK Başkanı Jordan Danbulev, keçiyi suça azmettiricilerin bulunamadığını açıkladı.

Dünyada bütün bunlar ve daha neler, neler, gerçekten oldu.

Kıssadan hisse mi? Varın onu da siz çıkarın.

Özgür yurttaşların kendilerine sahip aradıkları operasyona, seçim denir.
Elizabeth Hardwick

«G» NOKTASI

Bugün, onca zamandır pes perdeden yalanlar, küfürler, iftiralar ve tehditlerle kirlenen kulaklarınızı biraz dinlendirmek ister misiniz?

İnternet üzerinden yayın yapan İTÜ Radyo’nun caz/blues kanalını açın ve saat 12’den öteye Kış Bahçesi programını dinleyin. Bu köşede fotoğraflarını gördüğünüz ressam ve fotoğrafçı Ali Arif Ersen ile İTÜ öğretim üyesi H.Turgut Uyar’ın birlikte hazırladıkları Kış Bahçesi’nin anlamını, değerini anlamak için, Mehmet Keskin’in kaleminden 7 Ağustos’ta Cumhuriyet Kültür sayfasında yayımlanan Hafızadan Caz başlıklı çok güzel röportajı okumanızı da öneririm. Bu program, on yıldır gözleriyle konuştuğu yatağında varlığıyla hayatımızı ışıtmaya devam eden Ali Arif ile vicdanı zekasıyla yarışan bilim insanı Turgut’un dostluk bahçesi. Ve iki ahbap, bugün Kış Bahçesi’nde, 13 yıl önce yitirdiğimiz Memet Baydur’un dünyamızdan bir kuyruklu yıldız parlaklığıyla geçip giden kısacık yaşamına doğduğu günü, onun sevdiği caz parçalarıyla kutlayacaklar.

facebook.com/pages/Kış-Bahçesi/