HANGİ CETVELLE ÖLÇERSİNİZ?

“% 70 e kadar varır !” diyen anket bile vardı. Sonuçta oyların % 52 sini aldı ve  seçimi kazandı. Türkiye’nin yarısının keyfi kaçtı : “Bu ülkede artık yaşanmaz !” diyen de var.
Gerçekten yakında İran’a mı benzeriz? Stalin’i anımsatan bir diktatörlükte mi geçer ömrümüzün geriye kalanı ? Depresyona mı girelim ?

Olanlar, bitenler ve tepkiler bana öğrencilik yıllarımda tanığı olduğum bir olayı anımsattı:
Profesörle hastaları yokluyorduk. Hoca, her hastanın başında bize  önce hastalığı, sonra da sağıtımını anlatıyordu.

Kapıya en yakın yatakta bitkin, çok zayıf bir hasta vardı. Hoca,”Gelin,”dedi,”Dışarı çıkalım, koridorda konuşalım !”

Anlaşılan hastanın durumu iyi değildi. Hoca bize, hastanın kalbinin nasıl teklediğini, sodyumunun ve potasyumunun neden eksik ya da fazla olduğunu anlattı ve ekledi : “Sabaha çıksa iyidir !”

Vizit bitmişti; hoca uzaklaşırken koğuşun hademesi, “Hoca öyle söyledi ama,”dedi,”Bence bu hasta ölmez, dayanır. Bakın ilerde, pencerenin yanındaki yatakta yatan adam var ya, işte o zavallı gidicidir !”

-Nereden anladın ?

-Tepesinde karasinekler uçuşuyor. Azrail, insana karasinek olarak gelir burada.

Hademenin dediği çıktı ve hocanın kötü bulduğu değil, hademenin gösterdiği öldü.

Bu gün karasineklerin, ölmüşlerin ağız – burun boşluklarına hemen gelip yumurta bıraktıklarını ve Adli Tıp uzmanlarının bu yumurtaların gelişmesine bakıp ölümün ne zaman gerçekleştiğini saptadıklarını biliyoruz.

Şimdi soralım: O gün kapının yanında yatan vatandaşın akranı olsaydık, hocanın klasik tıp kitaplarının aktardığı bilgi ve ölçütlere göre açıkladığı tanı bizi nasıl üzerdi, nasıl da karalar bağlardık ? Oysa hademenin deneyimlerinden kaynaklanmış başka bir ölçütü vardı ve bu ölçüt o gün gerçeği daha doğru yansıtmıştı!

Öyleyse bu seçim sonucuna bakıp ufkun karardığına karar vermeden önce bu seçimin ve öncesinde yapılmış anketlerin geleceğimizi yansıtan en doğru gösterge olup olmadığına bakmamız gerekir.

Anket ve seçim sonucu sadece bu anın fotoğrafını yansıtır; politikada bu anı izleyen yakın geleceğin ne olacağın ekonominin durumu saptar!

Bir çok yabancı Ekonomist, Türkiye’de ekonomi göstergelerinin iyi olmadığını söylemekteler. Bunlardan birini anımsatalım:

Forbes dergisinin 3 Mayıs 2014 sayısında J.Colombo imzalı bir yazı  yayınlandı: "Türkiyenin köpükten oluşan ekonomisi için en kötüsü henüz neden gelmedi ?" başlıklı yazıda şu bilgiler yer alıyor:  

Türk şirketlerinin borcunun % 90 nı yabancı para karşılığı alınmış.    

Türkiyenin dışa borcunun yaklaşık üçte biri yani  129.1 milyar ABD doları önümüzdeki yıl içinde ödenmek zorunda .  

Çok savurganız : Borçlanıp araba, giyim eşyası, ev aletleri vb ediniyoruz . Türk halkının halen 45 milyar dolar kredi kartı borcu var. Nasıl ödenecek ?

Sonra, inşaat sektörü : 2008 den bu yana 39 yeni gökdelen yapılmış .42 si  inşaat halinde. Gökdelen inşasıyla ekonomik köpük beraber şişer ve patlarmış.

Rahmetli Ecevit, ümidimizdi; ekonomi çöktü, partisi tek milletvekili çıkaramadı.

Öyleyse? Bu düzenin sürmeyeceğini bana seçim anketlerinden ve seçim sonuçlarından iyi yansıtan bunca bilgi, bunca ipucu varken, bu kadar uluslar arası kaynak bana başka cetvellerle yapılmış ölçümlerin, ekonomide grizu sızıntısının arttığını yansıttığını söylerken ben bu düzenin böyle süreceğini sanıp neden  karalar bağlayayım ?