O VARSA BEN YOKUM

Tayyip Her önüne gelenle her vesileyle kavga eden, geçimsiz, egosu şişkin bir çocuktu Adnan.

Her zaman, her yerde, her konumda, her konuda kendisini haklı görür, görüşlerinin söylediklerinin irdelenmesine tartışılmasına tahammül edemez, kin güder, kendinden başkasını tanımazdı.Topluca bir yere gidileceği, bir şey yapılacağı zaman katılanları sorar kızdığı ve kavga ettiği biri varsa hemen kestirip atardı:
- O varsa,ben yokum!

Tabii bu tehdidi kimseyi etkilemezdi. Gelmez ise gelmesindi, zaten her an hır çıkarmaya amade tavrı yüzünden, gelmemesi gelmesine tercih edilirdi.

Adnan’ın tehditleri kimseyi etkilemedi, ama şimdiye kadar pek görülüp işitilmemiş bir lakabın üstüne yapışıp kalmasına neden oldu:

“O varsa ben yokum Adnan.”

“O varsa ben yokum Adnan” sonunda dışlandı, kimseyle sıkı fıkı ilişkisi kalmadı.

Geçenlerde bir arkadaş görmüş, karsından da ayrılmış, tek başına yaşıyormuş.

O varsa ben yokum tavrı yüzünden dışlanan Adnan’ı hatırlamama Cumhurbaşkanı ve de Başbakan ve de AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan neden oldu.

***

Tayyip Erdoğan, Danıştay töreninde yaptığı konuşma dolayısıyla kızdığı Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun Yargıtay’ın düzenlediği yargı yılının açılış törenine çağrılmasına da öfkelenmiş, tehdidi savurmuş:

-O varsa ben yokum!

Bizim “O varsa ben yokum Adnan’”dan elli yıl sonra al sana bir “o varsa ben yokum” vakası daha. Bu defaki “O varsa ben yokum” Adnan değil de Tayyip.

İyi de, özel yaşamda, o varsa ben yokum bir dereceye kadar anlayışla karşılanabilir ama, siyaset sahnesinde yeri olmayan bir tavır. Hele hele Anayasa’nın 104. maddesi gereği Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milletinin birliğini temsil eden biri nasıl olur da, Türkiye’nin Barolar Birliği Başkanı için “o varsa ben yokum” diyebilir?

Yargı yılının açılış töreninde, yargı ögelerinden biri olan savunmanın temsilcisiz kalması nasıl düşünülebilir?

Barolar Birliği Başkanı için” o varsa ben yokum” demek aynen şu anlamı taşır:
-Yargı yılının açılışında yargı tümüyle varsa ben yokum!

Evet biliyoruz,”O varsa ben yokum Tayyip” aynı zamanda, kuvvetler ayrılığına da yargı bağımsızlığına da karşıdır.

O aynı zamanda “Devlet Benim Tayyip” tir

***

“Devlet Benim Tayyip”, devlet yaşamının ifadesini Anayasa’da bulan kuralları ve kurumları olduğunu kabul etmez.

Ona, “siz kendiniz kural getiremezsiniz, Anayasa’ya uymayan kurallar koyamazsınız dendiğinde yanıtı hazırdır.

-Uysa da koydum, uymasa da koydum!

Böylelikle ,” Devlet Benim Tayyip” aynı zamanda “Uysa da koydumş uymasa da koydum Tayyip’”e dönüşmüş olur.

Örneğin Yüksek Seçim Kurulu’nun resmi sonuçları ilanı ile birlikte Cumhurbaşkanı olan Tayyip Bey’in Partisi ile ilişkisi kesilmesi, TBMM üyeliğinin sona ermesi dolayısıyla AKP Genel Başkanlığı milletvekilliği ve Başbakanlık koltuğunda oturmasının, Anayasa’nın 101.maddesine uymadığı söylendiğinde de yanıtı aynı olmuştur:

-Uysa da oturdum uymasa da oturdum.

Oturunca da, ilk icraatlarından biri Metin Feyzioğlu için şunu söylemek oldu:

-O varsa ben yokum!

Buna verilecek yanıt da açıktır:

-Efendim yargı yılının açılışında yargının bir parçasını dışlayamayız. Hem zaten davetiyesi de gönderildi. Onu çağırmaktan , konuşturmaktan imtina edemeyiz.

Bu yanıt verilemezse eğer, bilin ki, Türkiye’de bağımsız yargı da yoktur.

Ne vardır?
“Devlet benim Tayyip” vardır.

“Anayasa’ya uysa da koydum uymasa da koydum Tayyip” vardır. Kısacası “Demokrasi varsa, bağımsız yargı varsa ben yokum, ben varsam onlar yok Tayyip” vardır.