ULUFE İSTEMİYORUZ!

Kültür ve Turizm Bakanlığı “Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamında bu yıl ilk kez, 50 kadar yazara teşvik verildiğini açıkladı.

Teşvik hangi yazarlara verildi? Bilmiyoruz. Yazar adları gizli!

Kim belirledi, kime ne verileceğini? Onu da bilmiyoruz. O da gizli! Tek bildiğimiz, “Bakanlıkça belirlenmiş bir kurul tarafından” belirlendiği…

Bu olayı başından beri takip eden Aslı Uluşahin’in dünkü Cumhuriyet’te “Gizlilik baş ağrıtır” haberini okumuşsunuzdur. Eski Bakan Günay döneminde, onun önerdiği bir tasarıydı bu. Şimdi o bile bugünkü uygulamaya ve bu gizliliğe tepki gösteriyor.

Bir ortak tepki de PEN ve BESAM’dan (Bilgi Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nden) geldi. Bugünkü haberlerde görebilirsiniz. Özetle bu gizliliğin ilk olmasa bile yanlışlığı vurgulanıyor; “seçici kuruldaki meslektaşlarımızı ve destek alan yazarlarımızı, kamuya ve şeffaf demokrasi idealine saygı bağlamında adlarını açıklamaya davet ediyoruz. Daha pratik ve herhalde doğru adım, tabii ki, bu bilgilendirmenin Kültür Bakanlığı tarafından yapılmasıdır.” deniyor.

Ben kendi adıma bu tepkiyi fazlasıyla “aman kimseye bulaşmayalım”cı buluyorum. Korku mu, ilişkiler mi, çıkarlar mı, boş vermecilik mi? Bilemiyorum… Ve PEN yönetim kurulunda bulunmam, bu düşüncemi değiştirmiyor.
Benim içimden şöyle haykırmak geliyor:

Ey Dostlar! Eğer biz yazar ve sanatçılar bahşiş alan saray soytarılarına dönmek istemiyorsak, kamu kaynaklarının dağıtımında koşulların açık ve net olması, seçen ve seçilenlerin aleniyeti şarttır!

Ey Dostlar! Sevgili yazarlar, yayıncılar ve kültür üreticileri! Ve bütün bu insanları temsil eden örgütlerin, kuruluşların temsilcileri! Hangi gerekçeyle olursa olsun, ulufe dağıtırcasına, hesap vermeksizin, gizlilik içinde yapılan bu desteği kabul edilemez buluyoruz.

Ey Dostlar! Hesap verebilirlik ve şeffaflık bir demokrasinin başlıca varlık koşullarındandır! Kültür Bakanlığı açıklamıyorsa siz açıklayın adlarınızı. Kamuya ve şeffaf bir demokrasiye duyduğunuz saygıyı kanıtlamak için açıklayın. “Ulufe istemiyoruz” demek için; “Biz Padişahın soytarısı değiliz” diyebilmek için açıklayın.
Sanata ve edebiyata Devlet desteği, gönül işi, iman işi değildir. Hele ulufe hiç değildir. Devletin görevidir!