YUH OLSUN: 81 İLDE 1 KADIN VALİ!

16 Eylül Günü Valiler Kararnamesi Resmi Gazete’de yayınladı. 20 İle yeni vali atandı. 9 Vali Merkeze alındı. Erdoğan’ın tasarrufunda bir tür cezalandırma ya da ödüllendirme… Bütün medya en çok Gezi olayları bağlamında İstanbul valisine; İŞİD’e servis yapan TIR’lar bağlamında Hatay valisine yoğunlaştı. Bir küçük ayrıntı nedense görmezden gelindi. O ayrıntı şuydu:

Bugün 81 İlde sadece bir (sayıyla 1) kadın vali var.

16 Eylül Kararnamesiyle Kırklareli Valiliğine atanan Yalova Valisi Esengül Civelek…

Ama sanmayın ki bu sadece Erdoğan Hükümetine, son 12 yıla ait bir rezillik, bir utanç , bir kepazelik, bir ayıp!

91 Yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nde sadece iki (sayıyla 2) kadın valimiz oldu! 1991-95 yıllarında Muğla Valisi Lale Aytaman ve 2011’de Yalova’ya vali atanan Esengül Civelek.

BU KEPAZELİK, BU REZİLLİK

Bu iki çok değerli kadın dışında Valilik görevi yapabilecek kadın mı yok? Kadınların eğitimleri mi yetersiz? Zekaları mı kıt? Yetenekleri mi yok? İstekli ya da oralı mı değiller?

Hiç biri değil. Bu rezilliğin , bu kepazeliğin tek nedeni erkek egemen sistemde kadına geçit verilmemesidir. Erkek istemediği içindir. Erkek gücü, erki, iktidarı, kendi egemenliğini paylaşmak istemediği içindir.

Tek neden bugüne dek iktidarların  politik, ekonomik ve toplumsal  ilişkilerde  kadınlara karşı ayırımcılığı ve sömürüyü içselleştirmiş olmalarıdır. Tek neden eril zihniyettir.

91 Yılında geldiğimiz bu yer, 81 ilde tek kadın vali, geri kalmışlığın göstergesidir. Vatan hainliğidir. Demokrasiye ihanettir. İnsan haklarına, toplumsal eşitliğe düşmanlıktır.

Ülkede her üç kadından biri şiddete uğrarken; karısını, kızını, sevgilisini öldürenler iyi halden , zaman aşımından paçayı kurtarırken; dünyada toplumsal cinsiyet eşitliği sıralamasında yerimiz en sonlardayken… Bugüne gelinceye dek 91 yılda sadece 2 kadın vali…

AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE

Aslında yok birbirlerinden farkları. Alın birini vurun ötekine:

Daha yenilerde “Sosyal Demokrat” geçinen CHP, Parti Meclisi seçiminde "cinsiyetçi kadın kotası"nı erkek egemen bakış açısıyla değerlendirip, kotayı kadın adayların aleyhinde kullanmadı mı?

Cinsiyet Kotasını (ki doğrusu kadın kotası olmalı) erkek lehine kullanmak nerede görülmüş ki!!! Mehmet Bekaroğlu ve Sencer Ayata, Emel Yıldırım ve Ayşe Nilden Postalcı’dan daha az oy aldıkları halde Parti Meclisine bu kota sayesinde girmedi mi!!

Başta KA.DER olmak üzere çeşitli kadın örgütleri olayı protesto etti. Ama duyan kim!

… Ve SONRA “FRİKİK” İLGİSİ…

16 Eylül kararnamesi ve 81 ilde tek kadın vali…Ben bu hainliğe dalıp gitmişken 18 Eylül tarihli gazetelerde (elbet yandaş gazetelerde değil, ötekilerde) Erdoğan’ın “Frikik”le ilgilendiği haberleri yer aldı. Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisinden Kadiköy vapurlarından inenlere bakıp , kadınların giyimlerini eleştirmesinden sonra şimdi de “Alo Fatih”i gazetedeki fotoğraf için azarladığı tapeler yayınlanıyordu…

Çok şaşmadım. Erdoğan ve hükümeti gerçekten (!) kadın sorunlarıyla çok ilgili. Kadınlara kaç çocuk doğurmaları gerektiğini söyleyen O… Kürtajı yasaklamak ,yani yalnızca parası olana bu hakkı sağlamak… “Her kürtaj ULuderedir” söylemleri…

Ayrıca onun hükümeti zamanında “Kadına karşı şiddetle uğraşacağınıza önce insanlığa karşı cinayetleri önleyin” diyen; “Feminizm, ahlaksızlıktır” diyen Diyanet İşleri Başkanları gördük.

“Tecavüze uğrayan kadın tecavüzcüyle evlenmeli”; “tecavüze uğrayan kadın doğursun” diyen bakanlar gördük.
Bu insanlar dindar geçiniyorlar. Merak ediyorum: Allah yalnız erkeklerle mi konuşuyor. Sadece erkek dili mi konuşuyor?

Ama bu, bir başka yazının konusu!