BÜYÜK ÇARŞI İSYANI

Gezi Parkı eylemlerine katılmış Beşiktaş Çarşı Grubu üyelerinin    hükümeti yıkmaya kalkışmakla suçlandıklarını, yaşam boyu hapsedilmelerinin istendiğini öğrendik ve konuyu yerinde incelemek istedik: Takma sakal ve kara gözlükler taktık, kendimize güvercine niyet çektiren dilsiz, hamam natırı ve hokkabaz asistanı süsü vererek Çarşı’da dolaştık. Bazı ayrıntılar dikkatimizi çekti:

Soner Yalçın’ın “KAYIP SİCİL-ERDOĞAN’IN DOSYASI” kitabının   KABALCI KİTABEVİ’nin vitrininde başköşede yer alması tuhaftı.

SİNANPAŞA Hanı’nın alt katlarında sürdürdüğümüz incelemelerle  bir ipucuna daha ulaştık: K. Wilkinson’un “İNFAZCI” başlıklı kitabının, SAHAF KİTABEVİ’nin tezgahındaki eser yığınının tepesinde durması anlamlıydı. Kendi kendimize “Neyin infazı ?” diye sorduk.

Balıkçılara giden yoldaki kapalı baharatçı dükkanının kepenklerinde “RESİST ÇARŞI” ve “KAOS” yazılıydı. Bu kuşkusuz, bir direnişin ve karmaşanın habercisiydi.   
 
KARTAL HEYKELİ’ nin başının baktığı yer SÜLEYMAN SEBA’nın bez posterinin yanındaki elektrik direğiydi ve bu direğin üstüne birkaç siyah-beyaz kuş evi monte edilmişti. Gizli bir anlamı olduğunu sezdiğimiz bu simge, Çarşı’da başka yerlerde de bulunmaktaydı. Bu simgenin, bir tehdit, “Yuvanı Yapacağım!” anlamını taşıdığı açıktı.

Dükkanların önemli bir kısmının vitrinine,”İNDİRİM !” diye yazılmıştı. ADL dükkanında bu kelime tam 5 kez tekrarlanmıştı. Bir şeyin indirileceği  anlaşılıyordu da acaba neyi nerden indireceklerdi ? Acaba kasdedilen hükümet miydi ?

Son bir gözlem tüm kuşkularımızı sildi götürdü: Bir çok dükkanın vitrininde “BİZİMLE ÇALIŞIR MISINIZ ?” yazılı ilanlar asılıydı. Anlaşılmıştı: Bir darbe planlanıyordu ve asker toplanmaktaydı!
 
Çarşılıların, Sinop’taki  nükleer santrala karşı çıkmaları, Irak’ın işgalinde savaşa karşı durmaları, Beşiktaş-Sıvasspor maçında “Madımak” pankartı açmaları, bizi çok zaman önce uyarmalıydı ama uyumuşuz ! Bunların 18 Mart’ta toplanıp Çanakkale’ye gitmeleri de-şimdi anlıyoruz- Türkiye’yi işgal etmeye kalkmış Anzaklar’ın torunlarından yeni taktikler öğrenmek içinmiş.
 
Şimdi ciddi bir endişemiz var: Bunca belgeye rağmen evdeki hesabımız Çarşı’ya uymazsa ve çarşılıların masum oldukları sonucuna varılırsa ne olur?

Beşiktaş Çarşısı, 1421 den bu yana hatırlanan Serez Çarşısı gibi  insanların ezilmemesi için, insan hakları için unutulmaz dayanışmalarla sürdürülmüş mert mücadeleleri hatırlatan çarşılardan biri olarak mı anılmaya başlanır?
 
O zaman biz nereye kaçarız?