YAVUZ DEĞİL FUZULİ DİYELİM!

Yeni boğaz köprüsünün adının “Yavuz Sultan Selim” olacağı açıklandığından bu yana Alevi vatandaşlarımız tepkililer. Neden ? 
  
İdris-i Bitlisî’nin “Selim Şah-nâme”sinde yer alan bilgiye göre Selim, kırk bin Aleviyi öldürtmüş.  Gerçek bu sayıdan  az mıdır  çok mudur ? Tartışmalar sürüyor. Gerçek ne olursa olsun,  bu ülkenin halkının önemli bir bölümünü oluşturan Alevileri rahatsız etmenin ne yararı var?

Tutulacak tek yol bu köprünün adını değiştirmektir !

Peki, kimin adını vermeli ? Artık ebediyatımızdan değerli kimseleri de öne çıkarmanın zamanı gelmiştir . Elli liraların üstünde resmi olan Fatma Aliye Hanım gibi kimsenin bilmediği değil, edebiyatımızın gerçekten önemli birinin  adı verilmeli bu köprüye.

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel,  “İşine geldi mi ‘Ben Alevileri, Hazreti Ali’yi severim’ dersin, Yunus Emre’den şiir okursun. Öyleyse o köprüye Yunus ismini neden vermiyorsun?" diye sormuştu. Köprülerin en eskisini tiye alan, “Sırat kıldan incedir- Kılıçtan keskincedir-Varıp anın üstüne-Evler yapasım gelir” diyenin adını verir mi ? Vermez !

O köprüyü, “Kıldan köprü yaratmışsın-Gelsin kullar geçsin deyu” diye eleştiren Kaygusuz’un adını ? Onu da vermez !

Orhan Veli? Bu şairimizin de güzel bir köprü şiiri var ama“Galata Köprüsü” şiirinde, “Kiminiz düdüktür, öter;” der; bakarsın seninki alınır! Sonra “Kiminiz dumandır, tüter” de der.

İlk köprünün açılışında Amerikalı komedyen Danny Kaye davul çalarken binlerce insan köprüyü geçmeye kalktığında köprü salıncak gibi sallanmaya başlamış, herkes paniklemişti. Haldun Taner, bu görülmemiş kargaşa ve düzensizlik konusunda yazdığı yazıda “Boğaz köprüsü, söyledikleri gibi Avrupa’yı Asya’ya değil, olsa olsa Afrika’ya bağlayacaktır !” demişti. Böyle eleştirenlerin adını da köprülere vermezler.

Öyleyse hangi edebiyat büyüğümüzün adı verilsin ?

Fuzuli’nin !

Neden?

Prof. Abülkadir Karahan, Fuzuli konusunda en ayrıntılı çalışmayı yapmış kimsedir:  “Fuzuli” başlıklı eserinde onun,”Klasik edebiyatımızın..eşsiz bir kalp şairi, dünya edebiyatının mistik bir sanat dehası” olduğunu söyler. Araştırmacıların tümü Fuzuli’nin klasik Türk şiirinin en büyük şairlerinden biri” olduğunu doğrulamışlardır.
 
Köprüye Fuzuli adını vermekle, Alevi vatandaşlarımızın kırgınlığı giderilmiş olur ; çünkü Fuzuli “Beng ü Bade” adlı mesnevisini Şah İsmail’e takdim etmiştir ve bu eserinde Hz. Ali ‘yi de övmektedir.

Üçüncü köprüye “Fuzuli” demenin oldukça  önemli bir nedeni daha var : Bu köprünün “Fuzuli” olduğu  yani “gerekmediği ” de belirtilmiş olacaktır !