ALTIN SEMER: ÖZELLEŞTİRME

Hazır herkes bayram ve tatil rehavetindeyken Maliye Bakanı Mehmet Şimşek son bombayı patlattı ve hükümetin dev bir özelleştirme hamlesine daha hazırlandığını söyledi. Özelleştirilecek alanları da açıkladı: Elektrik üretim santralları, otoyol ve köprüler, bazı limanlar, Erzurum Kış Olimpiyatları Tesisleri, geliri Halkbank’a aktarılmak üzere Halk Sigorta ile Halk Emeklilik, TPAO’nun halka arzı, Haydarpaşa Garı, Spor Toto… 2014 yılının özelleştirme hedefi 7 milyar dolar olarak açıklanmıştı. Şimşek’in ifadesine göre, planlanan bu özelleştirmelerin tümünün gerçekleşmesi durumunda hedef hayli aşılacak. Peki, aşılacak da ne olacak? Bundan vatandaşlar olarak bizim memnun mu olmamız gerekiyor? Özelleştirmeden elde edilen gelirlerle bugüne kadar ne yapıldı? Verilen sözlerin ne kadarı tutuldu? Satılan kurumların ne kadarı kapandı, ne kadarı kâr ederek daha iyi noktaya yükseldi? Kaç kişi işsiz kaldı? Ne kadar yeni istihdam yaratıldı?

Kimi özelleştirmeler ile ilgili yargıya taşınan ve haklarında “geri alınma” ve “satış iptali” kararı çıkanlara ilişkin neden hukuka saygı gösterilmedi? Listeyi daha da uzatabilirsiniz… 
1986-2014 yılları arasında yaklaşık 70 milyar dolar özelleştirme gerçekleşti; bunun 62 milyar doları, 2003-2014 yılları arasında. Ve özelleştirmeler AKP ruhunu en iyi özetleyen alan. Çünkü: 
1- Değerinin altında satılıp, birilerine peşkeş çekme aracı haline getirildiği, 
2- Hukuksuzluk ve kural tanımazlığın en net gözler önüne serildiği 
hayli örnek var… 
Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hem maliye, hem özelleştirmenin başına geçirilip “babalar gibi” satmaya başladığında devletin malını satın alanlar işe önce işçileri çıkarmakla başladılar, ardından satın aldıkları kurumların arsalarına villalar yapmaya, gökdelenler dikmeye… Oysa özelleştirmelerin amacı devlet üzerindeki hantal yapıyı kaldırmak, tesislerin modernleşmesini sağlamak, üretim ve istihdamın artmasına katkıda bulunmaktı. 
İçlerinden en çarpıcı iki örnek.

Biri ETİ Seydişehir Alüminyum Tesisleri, diğeriSEKA Balıkesir tesisleri… 
Dünyadaki ilk 3 entegre tesisinden birisi olarak bilinen Seydişehir Alüminyum Fabrikası; 7 ruhsatlı maden ocağı, 1304 lojmanı, 210 yataklı misafirhanesi, Antalya Limanı ve 1 milyar dolarlık Oymapınar HES ile birlikte 2005 yılında 305 milyon dolara Cengiz İnşaat’a satılmıştı (kurum ve tesislerinin 4 milyar dolar olduğu söyleniyor). Hani şu yolsuzluk tapelerinde ismi geçen ve “milletin a…koyacağız” diyen ünlü işadamının şirketine. Seydişehir Alüminyum için Danıştay 2007’de satış kararını iptal etmiş, ancak yargı kararına göre iade edilmesi gereken Seydişehir Alüminyum için 5 yıl boyunca herhangi bir işlem yapılmadı. 
SEKA Balıkesir ise 2003 yılında 1.1 milyon dolara Albayraklar Grubu’na satılmıştı. İhale bedelinin 794 bin dolarlık büyük bölümü 9 yıl boyunca ödenmemiş ancak 2012 yılında yatırılmıştı. İhale daha sonra yargıya taşındı. Yürütmeyi durdurma ve iptal kararları alındı. Ancak burada da yargı kararları uygulanmadı.

Torba yasa 
Bu son özelleştirme hamlesinin ilk adımı aslında, geçen ay hız rekoru kıran “torba yasa” ile atıldı. Biliyorsunuz başlangıçta 60 madde olan, TBMM’de eklenenlerle madde sayısı 148’e ulaşan 6552 sayılı torba yasa, 10 Eylül 2014’te TBMM’de kabul edildi, 11 Eylül 2014 günü Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi, Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi talimatıyla çıkarıldığı için yasayı aynı gün yayıma gönderdi ve Yasa 11 Eylül 2014 günlü Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. Torba yasanın içinde, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Yasa’ya eklenen geçici 26. madde de bulunuyor.

Söz konusu maddede “Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla devir ve teslim işlemlerinin tamamlanmasının üzerinden beş yıl geçmiş olanözelleştirmeler hakkında verilmiş olan yargı kararları ile ilgili olarak… bu kuruluşların geri alınması yönünde herhangi bir işlem tesis edilmez” deniliyor. 
Yani özetle, “üzerinden 5 yıl geçen özelleştirmelerle ilgili yargı kararlarını uygulamayın” deniliyor. Torba yasa, yukarıda bahsettiğim Eti Alüminyum ve SEKA Balıkesir ile birlikte daha önce yargının iptal kararı verdiği Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ’ye ait Kuşadası ve Çeşme limanları ile Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ’nin yargı kararlarını da hiçe saymış oluyor. Başta bu özelleştirmeler olmak üzere kapsam genişletiliyor ve tüm özelleştirmeler için yargı kararlarının uygulanmaması sağlanıyor. 
Yazının başında peş peşe sıraladığım soruların yanıtları işte burada yatıyor…