BEYLER, TİYATRODAN KORKMAYINIZ!

Tam bir korku çemberi içinde yaşıyoruz. 
Çocuklarımız adına Türkiye’nin geleceğinden korkuyoruz. 


Öğrenciysek, IŞİD yanlısı öğrencilerin satırlarla, sopalarla saldırılarına uğramaktan korkuyoruz. 


Eğer yaşanan herhangi bir şeye itirazı olan bir bireysek ve itiraz hakkımızı kullanıyorsak, TOMA’ların hışmına uğramaktan, polis tarafından apar topar götürülmekten ve hatta öldürülmekten korkuyoruz. 
Eline bir gün silah almamış, şiddete yönelmemiş olsak bile yazdıklarımızı, çizdiklerimizi kim neye yorumlayacak ve acaba nasıl intikam almaya kalkışacak diye korkuyoruz. 


Adalete hiç ama hiç güvenimiz kalmadığından, mahkemeye düşmeye korkuyoruz.

Savaşlardan korkuyorduk. Savaşa girdik bile. 


Ortadoğu bataklığına saplanmaktan korkuyorduk, ona çoktan saplandık bile. 


Ama inanın bizi bu korku sarmalına, “korku imparatorluğu”na mahkûm edenler var ya, en çok, en çok onlar korkuyor. 


Sinemadan korkuyorlar, tiyatrodan korkuyorlar, şarkılardan, türkülerden korkuyorlar, yazıdan, şiirden, edebiyattan korkuyorlar, gazetecilerden (dalkavukluk etmeyen gazetecilerden) korkuyorlar! Aslında onların tek korkuları iktidarı kaybetmek. Sinema, tiyatro, müzik, edebiyat yüzlerine ayna tuttuğundan, görüntünün gerisindeki gerçeği gösterdiğindendir bunları yasaklamaya kalkmaları… Antalya Altın Portakal’da yaşananları gördük. İktidarın hışmına uğramaktan korkanların korkuları sonucunda yaşananları gördük… Şimdi düşmanlık tiyatroya…

***

Samsun Sanat Tiyatrosu kurulduğu 2000 yılından beri sadece Samsun’da değil, Türkiye’nin her yerine oyunlarını turneye götüren bir topluluk. Bu yıl repertuvarına, gazetemiz yazarı Işık Kansu’nun yazdığı “Diren” adlı oyunu aldılar. 
Samsun Sanat Tiyatrosu’nun daha önce oynadığı oyunlar arasında “Şu Çılgın Türkler”, “Aşk Olsun Sana Çocuk” ve “Neyzen” gibi oyunların olduğunu söylersem, belki çizgilerini daha iyi anlarsınız. 
“Diren”, Gezi olaylarıyla başlayıp günümüze dek uzanan bir panorama. Türkiye’deki siyasi ve toplumsal gelişmeleri mizahi bir dille ele alıyor. Canlı müzik eşliğinde sunulan, tek perdelik, kabare türünde bir oyun. Hicve, eleştiriye, ironiye yer veriyor. Topluluğun aynı zamanda kurucusu olan Yaşar Gündem’in sahneye koyduğu oyunda Kenan Güler, Özgür Gündem, Tuğçe Ergen, Eyüp Gülmez, AhmetToplar ve Sezgin Uygun rol alıyor. 
Gelin görün ki, Samsun Sanat Tiyatrosu’nun “Diren” oyunu Edirne’de salon verilmediği için, sokakta oynandı… Sandıklı’da ise “Belediye Düğün Salonu” o tarihlerde bir sempozyuma ev sahipliği yapacağı gerekçesiyle tiyatroculara verilmedi. Oysa söz konusu sempozyum, belediyenin düğün salonunda değil, bir otelde yapılacaktı… Ama “bu oyun yasaklıdır” rivayeti çoktan ortalığa yayılmıştı!.. Simav Kaymakamlığı da Atatürkçü Düşünce Derneği’ne verdiği yanıtta “Eserinilçemizde sahnelenmesi kaymakamlığımızca uygun bulunmamıştır” diyerek hiçbir salona izin vermedi… 
Beyler, gelin şunu kabul edelim: Siz tiyatrodan değil, siz iktidardan korkuyorsunuz! Tamam, olabilir! Ancak bugün tiyatroyu yasaklamak, tiyatro yapılmasını önlemek, tiyatroculara kan kusturmak, ilelebet iktidar tarafından kollanacağınız anlamına gelmez! Gün gelir devran değişir. Hem malum korkunun ecele faydası yok!