ELLERİNDEN ÖPSEM DOYMAM…

Ayşe nine sen ne yaptın bize ?

Düştüğümüz her derdi unutturdun.

Acılarımızın gerçek acı olmadığını gösterdin ve de
tüm üzüntülerimizin ne kadar yersiz olduğunu tokat gibi yüzümüze vurdun.

Gözlerimizi hayat telaşlarımızla nasıl kör ettiğimizi, hala alınacak listesi yapıp
sahip olduklarımızla yetinmediğimizi hatırlattın.

Ne ettin Ayşe nine bize, söyle ne ettin ?

Sıkıldım ben bu memleketin konularından.
Her kanalından aynı anda halkına seslenen iktidarından.
Sürekli azarlanmaktan, küçümsenmekten.
Kibir dolu bakışlardan, kendini padişah sananlarından.
Ekonomide tasarruf etmek için memur zammını %3 açıklayıp, kendilerine değeri
1 milyar 370 milyon lira saray yaptıranlarından sıkıldım.

Seni görmüşler midir?
Acına ortak olmuşlar mıdır?
Yüzme bilmeyen evladının öğle yemeği ve servis parasını torba yasa sonrası cebe indirenler,
sen daha cesedine kavuşmadan söylesene kaç öğlen daha tıkınmışlardır?

Tarihten ders almalıyız diye çıkıp meydanlarda nutuk atanların
nedense tarihi hep Osmanlı’nın kahramanlığına devşirip, çok değil daha 6 ay
önce Soma’daki maden kazasından ders almamasına daha da çok sıkıldım.

Ninem çok ağladım ama onca gözyaşına rağmen hala boğazımda
bir düğüm var. Ellerinden öpsem doymam. Kınalı saçlarına yüzümü sürsem doymam.
Tek dileğim senin acından sonra ülkemde, boğulmadan berrak denizlerinde kulaç atabilecek pırıl pırıl gençlerin
yetiştiğini görmek.

Benim annem bana beddua etmemeyi nasihat etti, öğretti.
O yüzden sadece dualarım var memleketime: "yaradan açsın artık hepsinin görmeyi yitirmiş olduğu gönül gözlerini".