RANT VAMPİRLERİNİN KURBANI HAYDARPAŞA

İkinci Abdülhamit’in sultani iradesiyle kurulan Haydarpaşa Garı’nın mimari planları, Otto Ritter von Kühlmann ve Hellmuth Cuno’nun imzalarını taşır. 30 Mayıs 1906’da başlayan inşaatı, 19 Ağustos 1908’de tamamlanıp hizmete girmiştir.

Yabancı kaynakların « dünyanın en güzel gar binalarından biri » diye tanımladığı Haydarpaşa’nın yapımında, Alman taş ustalarıyla İtalyan taş ustaları birlikte çalışmıştır.

Tarihi Bağdat demiryolunun başlangıç noktası Haydarpaşa Garı, evrensel kültür mirası olarak öylesine hülyalı bir çekim merkezidir ki; 2008’de Türkiye’nin milyar dolar harcasa yapamayacağı dünya çapında bir reklam kampanyasına sahne seçilmiştir. Unutulmaz « Amelie Poulain’in Harikulade Dünyası » filminin yönetmeni Jean Pierre Jeunet, Audrey Tatou’nun oynadığı Chanel No.5 reklamındaki gece trenini, Haydarpaşa’dan kaldırır…

***

Asgari mantık ve vizyonla yönetilen her ülkede, böyle bir şaheserin tarihsel değeri kadar işlevsel önemi de bilinir, sürdürülmeye çalışılır. Bu o kadar evrensel bir akıldır ki, 2012 yılında İngiliz, Alman ve Fransız basınında yer alan Marmaray’la ilgili bir haberde, «Boğaz’ın altından geçen tünel, Sirkeci Garı’nı da Haydarpaşa’ya bağlayacak ve şimdiye kadar feribotlarla taşınan tren vagonlarının doğrudan geçişi sağlanacak, » diye yazmaktadır.

Zaten asgari mantık ve vizyonla yönetilen bir ülkede, Kadıköy metrosunun da Haydarpaşa’ya bağlanması beklenir; İstanbul’dan Ankara’ya gittiği iddia edilen hızlı trenlerin de İzmit’e yakın Pendik’ten değil, İstanbul’un tam ortasındaki Haydarpaşa’dan kalkması gerekirdi.

***

Ama Heyhat!

Türkiye, AKP iktidarının gözü dönmüş rant vampirleri tarafından yönetiliyor. Ülkenin tarihini, kültür mirasını ve zaten doğal kaynaklarını emerek semirip beton kusan bu rant vampirleri, Haydarpaşa’ya yıllar önce göz koyup kurban seçtiler.

İşlevinden koparttıkları, restore edeceğiz diye yaktıkları o muhteşem binanın yıkılmayı bekleyen hayaletine bakarak, şehvetle yalanıyorlar.

Önlerindeki tek engel, CHP’li Kadıköy Belediyesi ve Başkanı Aykurt Nuhoğlu.

Şahsen ulaşılır yönetimini, alçakgönüllü insanlığını ve Kadıköy için verdiği uğraşı takdir ettiğim Başkan Nuhoğlu’ndan yazılı bir Haydarpaşa raporu rica ettim. Hemen gönderdi.

Bakın neler anlatıyor:

«Belediyemize sadece Haydarpaşa Garı’nın restorasyon projesi için ruhsat başvurusu yapıldı. Binaya ek yapılaşmayı içerdiği ve özgünlüğü bozacağı için, vermedik.

Kamuoyunda pek bilinmiyor, ama çok vahim bir durum var: Haydarpaşa Garı’yla birlikte özelleştirme kapsamına alınan ‘Gar çevresindeki’ alan da imara açılmak isteniyor. İBB, ‘Gar’ olarak tarif edilen 1 milyon metrekarelik arazi için de plan düzenledi. Bu planlarda Gar, ‘Kültürel Tesis, Turizm ve Konaklama Alanı’ ifadesiyle tanımlanıyor. Böylece, Haydarpaşa Garı’nın ‘otele’ dönüştürülmesi resmen kayıtlara geçmiş oluyor.

***

Kadıköy Belediyesi olarak İBB’nin Haydarpaşa Garı’nı otele dönüştüren, çevresindeki 1 milyon metrekareyi ‘ticaret ve turizm alanı’ olarak gösteren planına karşı da iptal davası açtık. Keza yine 13 Aralık 2013’te söz konusu planda TCDD alanı çevresinde ‘Ticaret Alanı’ belirlenen zemine otopark yapımı için hazırlanan plan notuna ayrıca dava açarak; hukuki süreçte planın bir kısmının iptalini sağlamış olduk.

Haydarpaşa Garı, bu bölge için planlanan projelerde büyük resmin sadece bir parçasıdır.

İstanbul’un kalbinde, henüz rant yağmasına uğramamış çevresiyle bu bölge, kimi gayrimenkul fuarlarında uluslararası sermayeye tanıtılıyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gar çevresindeki 102 dönümlük arazinin ‘imar çalışmaları sonrasında’ özelleştirme programına alındığını ifade ederek, siyasi iktidarın ve Büyükşehir Belediyesi’nin ısrarının sürdüğünü gösterdi. »

***

Çünkü sevgili okurlarım, AKP’nin rant vampirleri Abdülhamit’le övünüp mirasını satacak kadar açgözlüyken; tarih turizminin otelcilikten çok daha büyük ve kalıcı bir rant kapısı olduğunu bilemeyecek kadar cahildirler!

Herşey unutulduğunda, unutulmayana kültür denir. 
Selma Lagerlof

«G» NOKTASI

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, « 2010 yılındaki yangından itibaren Haydarpaşa Garı adeta kendi kaderine bırakıldı, yanan çatının onarımı yapılmadığı gibi sonrasında da tarihi Gar, tren istasyonu kimliğini yitirerek, İstanbul halkından kaçırıldı, adeta yalnızlaştırılarak unutturulmaya çalışıldı, » diyor ve soruyor:

« Siyasi otorite ve İBB’nin Haydarpaşa Garı ve çevresiyle ilgili ne planlıyor? Bu projeler niçin İstanbul halkıyla paylaşılmıyor ve onların görüşleri sorulmuyor? Kamu yöneticiliği gizli gündemlerle özelleştirme politikasının ‘doğru zamanını’ kollamak olmamalı. Kararlar şeffaf bir katılım düzeyinde, gerçek muhataplarıyla, yurttaşlarla birlikte alınmalı.

İstanbul’un bir kültür mirası yok sayılıyor, Anadolu yakası tarihi tren garından yoksun bırakılıyor. Haydarpaşa’nın her metrekaresinin gelecekte nasıl kullanılacağını bilmek ve karar vermek, sadece belediyemizin değil tüm İstanbul’luların hakkıdır. »