TEŞEKKÜRLER SULTAN ERDOĞAN!

Biz solcular olarak her zaman “negatif” bakış açısına sahip olduğumuzdan hep olumsuzlukları görüp, onları dile getirir, düzeltilmesi için mücadele eder, haksızlığa uğrayanların yanlarında yer alırız!

Sonunda okkanın altına gideriz. Ama asla iflah olmayız!..

Solcular mağduriyet bloğunun değişmez sakinleridir. Zaman ve zemine göre yanlarındakiler değişir! Solcuların yeri ise hiç değişmez: Her zaman muktedirlerin karşısında dimdik dururlar!

Bu kadar “karşı” olunca ister istemez olumlulukları da ıskalıyoruz.

Mesela Recep Tayyip Erdoğan ve onun emir erlerinden oluşan örgütü AKP’yi bu gözle değerlendirdik. Onların topluma yaptığı kötülükleri gördük, gösterdik!

Gerçi bunlar görülmeyecek gibi de değildi. Büyük soygunlar, hırsızlıklar, savaşlarda kaybedilecek sayıda insanın iş kazalarında öldürülmesi gibi…

Ama bir de “faydaları” var bu güruhun…

Ne gibi mi?

Eskiden hiçbir anlamı olmayan sadece yön-yöre olarak dar bir bölgeyi gösteren levhaların-tabelaların hepsi birer ikişer farklı işleve sahip oldular!

İstanbul’da Hacıosman-Yenikapı arasında çalışan metro hattının ortalarında yer alan istasyonda indiğinizde başınızı kaldırıp bakıyorsunuz:

“Taksim Gezi Parkı Direnişi!” levhasını görüyorsunuz!

Dört kelimeden üçü var, biri ise yok. Ama bu istasyonda inenler aynen yazdığım gibi okuyorlar.

Geçen hafta E-5’ten Koşuyolu’na giderken birden gözlerim parıldadı:

“Validebağı direnişi!”

İkinci kelime yoktu. Ama öyle bir tamlama oluştu ki, Validebağı artık tek başına hiçbir şey ifade etmiyor.

Manisa artık Vestel değil!

Soma, Yırca, zeytin ve kadınlar!

Karadeniz’in dereleri de öyle… Her aklımıza geldiğinde yukarı doğru akıyorlar! Bütün dereleri esir alacaklardı, HES diyeceklerdi. Karadeniz uşakları, “sermayenin uşaklarına” PES dedirtmeye ant içtiler!

Bunların hepsini RTE ve AKP’ye borçluyuz. Her şeyi politize ettiler. Haliyle de “direniş” eylediler! Artık geri çekilmeye de başladılar. Saraylar yaptırıp kendilerini koruma altına alıyorlar.

Bu yüzden bir hakkın teslimi kaçınılmaz hale geldi. AKP topluma çok şey kazandırdı:

-Teşekkürler Sultan Tayyip Erdoğan!
 

İnsanlar aşırı eğitimli olmaya başladılar. Neyse ki, öğrenme kabiliyeti olmayanlar işin
eğitim kısmına geçtiler!
OSCAR WILDE 

Beyni Ters Dönmüşler!

 
Cumhuriyet tarihinin en büyük skandalı olarak kayıt altına alınan 17 ve 25 Aralık soruşturması için kurulan TBMM Araştırma Komisyonu bilgi toplama amaçlı olarak çeşitli kişileri Ankara’ya davet ediyor.

Bunlardan biri de son yıllarda yıldızı parlayan başarılı iş adamı Ali Ağaoğlu. Karadenizli olduğundan açık yüreklilikle konuşuyor. Komisyona verdiği ifadede diyor ki:

-Hakkım olanı talep ettim. İşimi çabuklaştırması için de (Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın) oğluna rica etmişimdir!

Akıllı insanlar bir süre sonra etrafındaki herkesin aptal olduğunu farz ediyorlar. Hiç akıllarına şu gelmiyor:

-Bakan çocukları bakanın işlerine karışabilir mi?

Karışıyorsa bu işte bir tuhaflık olmaz mı?

Ama yok! Beyinler bir kere ters dönmeye görsün, her şeyi kendilerine göre izah edebiliyorlar. Bizlerden de inanmamızı istiyorlar.

İzahatın içindeki “zekâ dozu” biraz yüksek olsa neyse… Ama hiç olmayınca inandırıcılığı da kendiliğinden kayboluyor!