KADERİNE AĞLAMAK

Bazı toplumlar, sahip oldukları kötü koşullar yüzünden sürekli olarak yakınırlar. Var olan imkanların elverişsizliği, konuştukları konuların neredeyse hepsinde vardır. Her defasında mağdur olan kendileridir; suç daima başkasındadır. 



O halde, adeta çok büyük haksızlıklara uğramış gibi davranmaktan bir türlü vazgeçemeyerek geçmişleri ve bugünleri arasında adamakıllı neden-sonuç ilişkisi kurmaya cesaret bile edemeyen bir toplumdan esinlenerek kısa bir gezintiye çıkalım.

Yıl 1839;

İsveçli bilim insanı Carl Gustaf Mosander günümüzde özellikle sinema endüstrisinde ve stüdyo aydınlatmalarında kullanılan Lantan isimli elementi keşfetti. Alman zoolog Theodor Schwann canlı organizmaların bir ya da birden fazla hücrelerden oluştuğunu gösterdi. Britanyalı deniz subayı James Clark Ross, Güney Kutbu’na yaptığı bir seferde kendi adını vereceği bir ada keşfetti. Amerikalı mucit Charles Goodyear kauçuk ile kükürdü işleyerek lastik yapma yöntemini ve eboniti buldu.

Öte yandan, tüm bunlar olurken, bizler de 3 Kasım 1839’da Tanzimat Fermanı’nı yayınlayarak,
 bu gelişmelere büyük bir katkıda bulunduk.



Yıl 1856;

Avusturyalı Gregor Mendel, genetik ile ilgili çalışmalarına başladı. İngiliz Alexander Parkes, ısıtıldığında yumuşayan, soğutulduğunda tekrar sertleşen ilk plastiği keşfetti. Fransız kimyager Charles Adolphe Wurtz, çok dayanıklı filmlerin yapımında kullanılan glikol’ün keşfine imza attı.

Öte taraftan, tüm bunlar yaşanırken,
Bizler de 18 Şubat 1856’da Islahat Fermanı’nı yayınlayarak,
Dünya tarihine, eşi benzeri bulunmayan bir katkı sağladık.

Yıl 1876;

Londra’lı tıp bilimcisi David Ferrier beynin çalışma prensibi üzerine çalışmalar yaparken William Macewen başarılı ilk beyin tümörü operasyonunu gerçekleştirdi. İskoçyalı Alexander Graham Bell ilk telefon patentini aldı.

Tüm bu gelişmeler sürüp giderken,
Bizler de 23 Aralık 1876’da 1. Meşrutiyet’i ilan ederek,
Bir kez daha önemli bir gelişmenin heyecanını tattık.

Yıl 1908;

Henry Ford dünya tarihinin en çok satan otomobiller sıralamasında ikinci sırada bulunan Model T adlı otomobili üretti. İsviçreli Paul Eugen Bleuler şizofreni terimini bilim dünyasına kazandıran kişi oldu. Prag’da, teknolojinin tarihini gösteren Ulusal Teknik Müzesi kuruldu.

Bu ilerlemeler devam ederken,
24 Temmuz 1908’de 2. Meşrutiyet’in ilanı,
Tarihe, tarifi imkansız bir yarar sağladı.

Geri kalmış memleketlerin en büyük sorunu ne yaptıklarının bilincinde olmamalarıdır.

Ömrü boyunca kendi sorumluluklarından kaçmış bir toplumun yapacağı en basit ve içgüdüsel davranış, doğal olarak kabahati bir başkasında aramaktır.

Ne zaman böyle bir toplum düşünmek, okumak, üretmek, bulmak, keşfetmek… gibi kavramları eylemsel anlamda yaşamına kazandırabilmeyi başarırsa, işte o zaman değersizlikten kurtulacaktır.


Aksi halde, 
Nedenini bile bilmez bir şekilde, 
Kaderine ağlayacaktır…