1 DİLİM EKMEK, 1 ZEYTİN

Gün batımı her toplum için farklı saattedir. Kimisi için karanlıklar çok erken başlarken, kimisi için de epey geç başlar. Bazıları için güneşin aydınlığı ve sıcaklığı en soğuk havalarda bile hissedilirken, bazıları için gün, en sıcak anında bile buz gibidir… Titretip durur gün boyunca.

***


Bu iki farklı durumu açıklayan tek şey hayata bakış açısıdır. Sadece karın tokluğu için yaşamayı tercih etmiş bir toplumun heyecanla ve coşkuyla dolu bir yaşama sahip olmasını beklemek saçmalıktır. Onlar için yaşam hiçbir zaman var olmamıştır. Hayattan olan beklentilerin azlığı ve basitliği yüzünden, güzel ve nitelikli bir yaşamın ne olduğuna dair hiçbir fikirleri yoktur. Aza kanaat etmeye tapar hale gelmiş toplumlar, bir dilim ekmek ve bir zeytin arasında gidip gelirler sadece. Daha iyisini istemeye de niyetleri yoktur maalesef.

***

Bu yüzden karanlıktır her yer ve her saat kendileri için. Keyifsiz bir zaman diliminin içinde savrulur giderler, nereye gittiklerini bile bilmez bir şekilde…
Durgunluk sarmıştır dört bir yanlarını; ne bir adım ötesini görebilecek uyanıklıkları ne de apaçık gözlerle sağa sola bakabilecekleri duyarlılıkları kalmıştır.

Azıcık su ve ekmekten sonra, derin bir uykuya dalma arzusu kaplar tüm benliği. Yastığa konan her bir kafa, soru işaretlerinden, düşüncelerden ve kaygılardan yoksundur. Çünkü hayat kendisinden istenileni vererek görevini tamamlamıştır. Bu vaziyette de bizim dünyalıya düşen, karanlığı yaşamaktır.

***

Diğer taraftan, gün ışığından istediği kadar yararlananlar için durum tam tersidir. Hayat tüm durağanlığını üstünden atmıştır onlar için. Zevkli ve anlamlı bir hayat tüm aydınlığıyla ısıtır her bir yanı. İki dilim ekmekten çok daha ötesini görebilmiş ve bunun için çalışmış toplumlar uyumayı asla sevmezler. Kafaları hiçbir vakit rahat değildir. Daha çok ilerlemenin tutkusu vardır içlerinde.

***

Gün içerisinde, birkaç cümle okumadan akşamı etmezler… Yeni bir kelime öğrenmenin keyfini hiçbir şeye değişmezler… Güzel bir melodi dinlemeden kapamazlar gözleri…

Gelişmişlik böyle olur işte…

***

Bir toplumun hangi seviyede olduğuna, o toplumun hayattan ne umduğuyla ve nelerden tatmin olduğuyla karar verebilirsiniz. Eğer umulan tek şey bir dilim ekmek ve bir zeytinse, o toplum sadece hiçbir şeydir.