BRAC TÜRKİYE’DE MODEL OLABİLİR Mİ?

2014’ü, insana ve doğaya yönelik durmak bilmeyen şiddet, 3Y, yani yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar üçgenine hapsolan yaşamlar, artık bir var oluş biçimi haline gelen rant ile kapattık ve haliyle aynı şekilde 2015’ten gün almaya başladık. İlk madencimiz daha yeni yılın ilk günlerinde sizlere ömür; ilk haftada eşi tarafından öldürülen kadın sayısı istatistiksel olarak elimizde değil ama her gün en az bir cinayet işlendiğine bahse girebiliriz. İşten atılan babasının gözyaşlarını silen minikTuana’nın fotoğrafı yeni yılla birlikte işten çıkarılan işçilerin, emekçilerin sembolü oldu… 24 yaşındaki LGBT’li birey Eylül Cansın’ın kendini Boğaz Köprüsü’nden atmadan önce çektiği videodaki “çalışamadım, yapamadım; çünkü insanlar bana izin vermediler” sözleri bu ülkenin sürekli halının altına süpürülen bir yarasını daha gözler önüne serdi… 

Bunların hiçbiri ülkeyi yönetenlerin umurunda olmadığı ve olmayacağı için tablo aynen devam… Çünkü “insan”ı bir birey, ülkesinin bir zenginliği olarak görmüyor. Kalkınma politikasını “insan odaklı” kurgulamıyor. AKP iktidarı için “insan” sadece “oy”. Kendi hedeflerine ulaşması için yalnızca bir araç… 


Dünyanın en büyük yoksullukla mücadele örgütü olan Bangladeş Kırsal Kalkınma Kurulu’nun (BRAC) kurucusu Sir Fazle Abed, geçen ay Türkiye’ye gelmişti. Bir işbirliği anlaşması yaptıkları Kadir Has Üniversitesi’nde buluşup sohbet ettiğimiz Abed, kalkınmanın 2 önemli anahtarına dikkat çekmişti: Laik eğitim ve güçlü sivil toplum. 


Türkiye ne yazık ki her ikisinden de hızla uzaklaşan bir ülke. Abed’e göre sivil toplum sorunu yalnız Türkiye’nin değil İslam dünyasının asıl sorunlardan biri. Bunu “Sivil toplumu güçlü değil. Çünkü güçlü olması istenmiyor: Demokrasileri cılız, otoriter rejimlerde, eleştiriye tahammülü olmayan liderler sivil toplumu dar alanlara hapsederler” sözleriyle anlatmıştı. 


Abey’e göre yoksullukla mücadelede para yardımı yaparak kalkınmak mümkün değil. Balık tutmayı öğretmeden bu iş olmaz. 


Sir Fazle Hasan Abed ilginç bir kişilik. Shell Oil şirketinde yönetici olarak çalışırken ayrılıp ülkesinin bağımsızlık mücadelesine katılan, sonra da kendisini toplum hizmetine adayan bir isim. 


Eğitim alanının “Nobel Ödülü” sayılan WISE ödülünün de ilk sahibi olmuş. 1972 yılında kurduğu Bangladeş Kırsal Kalkınma Kurulu (BRAC), 125 bin çalışanı, mikrokredi veren bir bankası, bir üniversitesi ve 42 bin laik eğitim veren okulu ile bugün dünyanın en büyük sivil toplum kuruluşu. Bangladeş başta olmak üzere 10 ülkede yaklaşık 140 milyon insana ulaşan, kırsal kesimdeki yoksul insanların eğitilmesiyle yaşam kalitelerini iyileştirmeye yönelik yaşam boyu sürecek kampanyayı başlatan Sir Abed yaptığı çalışmalardan ötürü Fortune Dergisi’nin 2014’te yayımladığı dünyaya yön veren 50 lider arasında da yer alıyor. Yılda 1.7 milyar dolarlık bir fonu yöneterek yoksulların, dezavantajlı kesimlerin derdine umut oluyor. Eğitim, kamu sağlığı, micro kredi, istihdam yaratacak alanlar… BRAC özellikle yoksulluğun yoğun olduğu kesimlerde sürdürülebilir iş modelleri geliştiriyor. Kafasında sürekli yeni projeler üretiyor. 


“Parayı bulmak kesinlikle sorun değil” diye anlatmıştı enerji dolu 78 yaşındaki bu “genç” insan: “Fon yaratabiliyoruz, bağış toplayabiliyoruz. Çünkü bu işe gönlümü, malımı ve paramı vererek soyunduğumu gördüler. Evimi sattım, çalıştığım çokulusluşirketten ayrıldım…” 


Bu devasa yapıyı yönetirken karşılaştığı en büyük sorunun ne olduğu soruma ise“İnsan kaynağı” diye yanıt vermişti. 


“Dürüst ve doğru çalışacak insan bulmak en zoru” ve eklemişti “diğer gelişmekte olan ülkeler gibi Bangladeş’te de en önemli iki açmazdan biri yoksulluk diğeri iseyolsuzluk.” 


Sir Abed, bu sorunu BRAC bünyesinde bir iç denetim birimi kurarak çözdüklerini vurgulamıştı: “480 kişi çalışıyor bu denetim biriminde, tüm defterler, hesaplar en küçük detaya kadar gözden geçiriliyor. En küçük bir soru işaretinin ve açığın titizlikleüstüne gidiliyor…” 


BRAC, mikro-finans imkânını haftalık olarak sunuyor. İşsizliğe çözüm olabilmesi adına tarım sektörüne yönelen BRAC Vakfı, yüksek kaliteli tohum üretiyor, bunları farklı ülkelerdeki fabrikalarda destekleyip, gıda da üretiyor…

BRAC ne yapıyor? 


* Çoğunluğu kadın olan 5 milyon insana mikro kredi veriyor. 


  • Bangladeş’in yanı sıra Pakistan, Sri Lanka, Sierra Leone, Uganda, Liberya, Tanzanya ve Myanmar’da da faaliyet gösteriyor. 

  • Kurduğu 2 bin 300 sağlık merkezinde hizmet veren 97 bin gönüllü sayesinde 30 milyon Bangladeşliye sağlık hizmeti sunuyor. 

  • Tam ve yarım gün kadrolu 35 bin öğretmenle 70 bin köyde eğitim veriyor. 

  • Vakfın kurduğu Brac Üniversitesi’nde 2 bin öğrenci okuyor.