İSLAMOFOBİ NEDEN DEĞİL?

Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo’ya yapılan İslamcı saldırı çok daha vahim olayların başlangıcı olabilir.

Çılgınlık tırmanmasının önlenebilmesi için akıl ve sağduyunun, meczupluk ve bağnazlığa üstün gelmesi, bunun için İslam aleminde de, geri kalan dünyada da büyük çaba harcanması gerekmekte.

Ne var ki aklın ,sağduyunun ve soğukkanlılığın sesinin üstün gelmesi güç. Çünkü çılgınlık ve bağnazlığın avaz avaz bağırmasına karşın, akıl ve sağduyu sakin sesle konuşur. Onun için, akıldan yana olanlar; bıkmadan sanmadan uğraşmak zorundalar.

Önce herkes kendi tarafındaki kusuru ararken, aynı zamanda, sakız gibi çiğnenen sloganlardan, kaçınıp, çuvaldızı karşısındakine yöneltmeden evvel iğneyi kendisine saplamalı ki, sağduyu egemen olsun.

Kusuru bakmayın!” İslamda teröre yer yoktur. İslam bu değil” yollu def’ilerin bir anlamı yok.

İslamda terör olup olmadığı sorusunun yanıtı hangi İslam’ı kastettiğinize göre değişir El Kaide’nin, IŞİD’in İslamı’nda bal gibi terör vardır. Mevlana’nın, Yunus Emre’nin İslam’ında tabii ki terör yoktur, hoşgörü vardır.

“Asıl İslam bu!” savının da geçerliliği yoktur. Çünkü IŞİD’ci de asıl İslam’ın kendisinkinin olduğunu söylüyor, “İslam’da teröre yer yoktur “diyenin de kafasını yine kendi İslamı adına kesiyor.

***

Bütün mesele genellemelerden kaçınmaktır. Tek kelimeyle “İslam şöyledir, Hırıstiyanlık böyledir” demek yanlışların en büyüğüdür.

Hangi İslam sorusunun yanıtı ise, belirli anda, belirli toplumda halkın algıladığı ve uyguladığı veya uygulamaya çalıştığı İslam hangi İslam ise, o İslamdır. Çünkü o sırda egemen olan kural ve uygulamalar odur.

Bir gerçeği daha görmemiz gerek. Charlie Hebdo’nun İslamcı teröristler tarafından basılıp 12 kişinin öldürülmesi üzerine verilen demeçlerde, yapılan kınamalarda, İslamofobi deyimine rastlamak çok şaşırtıcı oldu. Çünkü Batı dünyasında yaygınlaşmakta olan İslamofobi’nin iğrenç cinayetlerle arsında bir illiyet rabıtası yok. Yani İslamofobi, o cinayetlerin nedeni değil, olsa olsa sonucu olabilir.

Yoksa İslamofobi ne cinayetlerin mazereti olabilir, ne de hafifletici nedeni.

Avrupa’da gittikçe yaygınlaşan İslamofobi’nin nedenlerini araştırıp, anlamak isterken, İslamcı terör örgütlerinin eylemlerinin etkilerini göz önünde bulundurmak tabii ki zorunludur.

Ama buradan hareketle İslamofobi’yi yayanların, İslam karşıtlığı yaratmak isteyenler kendi davranışlarını haklı göstermek için İslam’ın özünde terör vardır gibi safsatalara mazeret olarak sarılamazlar.

Unutmayalım! Her genelleme bağnazlığın ve ırkçılığın ürünüdür.

***

Unutmayalım! Aklın egemen olduğu yerde ne El Kaide, ne IŞİD ne Hizbullah, dinler savaşı çıkarabilir.

Dinler savaş çıkmaz demiyorum. Çıkar. Ama onun çıkabilmesi için önce aklın ortadan kaldırılması gerekir.

Aklın kaybolmaması insan davranışlarına egemen olması için yapılması gereken ilk şeylerden biri de, kendi tarafında görünenin saçmalığını karşı tarafta görünenin davranışlarıyla mazur kılacak genellemelerden kaçınmaktır.

Yapılması gereken kendi safında görünenin yanlışını ortadan kaldırmak veya etkisiz kılmaya çalışmaktır.

Karşısındaki de, bu durumda kendi yanlışını düzeltmek gereğini duyacaktır.

İslamofobi Batı’nın işi, onu ortadan kaldırmak, düzeltmek onun görevi. Bize düşen Rahip Santoro cinayetlerini engellemek, bir daha olmasının önüne geçmek.

Herkes kendi kapısının önünü temizlemek zorunda,

Yoksa, 7 ocak 2015 bir milat olur!

Hem de dehşet verici bir milat!