İSLAMİ HAYAT BAŞLASIN!

Geçtiğimiz hafta güneşli kış günü okulu asmış lise öğrencileriyle basketbol oynuyorduk. Okullarını sordum. Adını söyledikten sonra eklediler:

-…Kız İmam Hatip Lisesi!

Yakın arkadaşlık oluştuğu için takıldım:

-İmam mı olacaksınız?

-Ne imamı ya!..

-Kız okulundan mezuniyet ne olacak?

-Biz son erkek öğrencileriz. Artık erkek almayacaklarmış!

Öğrencilerden bir diğeri arkadaşlarını göstererek:

-Abi bunları mezun ederlerken kestirecekler, diplomaları öyle verecekler! dedi.


-Peki ya sen ?


-Ben ikinci dönem ayrılıyorum, normal liseye geçeceğim.


Dayatmalar her zaman karşısında yeni bir direnç oluşturur. Bu sefer de farklı olmayacak!


***

24 Ocak Cumartesi günü Uğur Mumcu’nun evindeydik.O gün binlerce insan sokaklardaydı. Uğur Mumcu’yu katledilişinin 22. yılında anmak için toplanıyorlardı. Evin önü de aynı şekildeydi. Evde Güldal Mumcu Özgür ve Özge,  gelenleri karşılıyorlardı. Sanki Uğur Ağabey’i bir iki gün önce kaybetmiş gibi bir hava vardı. 
Özgür, babası için Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli şehirlerinde yapılan ve yapılacak anma toplantılarını şöyle değerlendiriyordu:


-22 Yıl sonra insanların böylesine vefalı bir şekilde bir araya gelmeleri çok önemli!..


Eklemek gerek:


-Uğur Mumcu’nun ölümsüzlüğünün de bir göstergesi değil mi?


***

Ertesi gün Ankara’dan Samsun’a bir başka Uğur Mumcu tolantısına gidiyordum. 24-31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası içine "Uğur Mumcu Ölümsüzdür" başlığı altında gazetecilik ve siyaset konulu bir konferansın konuşmacısı olarak yer alacağım. 


Anadolu Jet dergisinde Tarihe Yolculuk başlıklı haber var. Fotoğraftaki 13 kadından 10’nu türbanlı, üçünün ise başı açık.  


Eskiden olsa rastlantı deyip geçebilirdik. Ama artık öyle değil. Yeni bir yaşam biçimi dayatılıyor. Bunun için de her yol deneniyor. Anadolu Jet’in bir organizasyonu olan bu gezilere türbanlı kadınların ağırlıklı olarak davet edilmesi propagandanın bir türevi…


***

Neyse ki her şey bu kadar özenli yürütülemiyor. İktidarda olanların ekonomik özgülükleri alıp başını gitmiş durumda… Nereye kadar? 


17-25 Aralıklara kadar…


25 Ocak 2015 pazar günkü Cumhuriyet’te başlayan Can Dündar’ın müthiş röportajında yazılı hale gelmiş tanıklıklar ortaya koyuyor ki, yapılanlar yapanların yanına kâr kalmayacak.    


Eğer iktidar sahiplerinin iştahları bu kadar kabarık olmayıp da sadece siyasi cenahta kalmayı seçselerdi o zaman Türkiye’nin işi biraz daha zordu. 


Ama şimdi öyle değil. İstedikleri kadar bağırsınlar:


-İslami hayat başlasın!


Türkiye takunyalıların ülkesi olmayacaktır!