SYRİZA NASIL BAŞARDI

Yunanistan’da ekonomik kriz derinleşirken 2009’da yüzde 4.6 oy aldı.. 
2012’de yüzde 27.

Şimdi ise yüzde 36.26. 
Burnunu ekonomik krizlerden kurtaramayan, AB hegemonyasını kayıtsız şartsız kabullenmek zorunda kalan ve 7 yıldır ağır bir sosyal fatura ödeyen komşumuz 25 Ocak’ta sandığa giderek tercihini Radikal Sol’dan yana yaptı. 
Peki SYRİZA, Yunanistan’ı ekonomik darboğazdan çıkarabilecek mi? Papandreu ailesinin 92 yıl sonra ilk kez meclis dışında kalmasından Avrupa solunun çıkacağı dersler neler? Ve seçimlere 130 gün kala Türkiye’de sosyalist ve sosyal demokratlar için bir kıvılcım yaratabilir mi? Benzer sorular üzerinde hayli tartışılacak. Ama bence en önemlisi Aleksis Çipras’ın liderliğindeki Radikal Sol Koalisyon’un (SYRİZA) bunu nasıl başardığı? 


Kolay değil, çok farklı çevrelerden, ılımlısından en uç olanına, Troçkistlerden yeşillere, Maoistlerden Avrokomünistlerine kadar 13 sol grubu ve bağımsız politikacıları bünyesinde barındıran bir hareketten bir parti yaratabilmek ve o partiyi iktidara taşıyabilmek. 2008 yılında partinin başına geçen Çipras’ın başarılarının önemli taşlarından biri birleştirici yöntemlerle doğru bir teşkilatlanma yapısı oluşturmak oldu. Kimi zaman iç dalgalanmalar hatta kopmalar ve geri dönmeler olsa da parti bütünlüğü korundu. Ardından alanlarından en iyi ve en yeteneklilerinden bir danışmanlar ordusu oluşturdu. Vizyonunu belirledi ve doğru politikaları yaşama geçirmeye başladı. Kendi “gölge hükümetini” kurdu. Ancak Çipras’ın yanı sıra SYRİZA’ya başarıya taşıyan kadronun önemli iki ismi daha var. Biri SYRİZA’nın en iyi danışmanlarından George Stathakis. Diğeri ise geçen mayıs ayındaki yerel seçimlerde Yunanistan’ın, başkent Atina’nın da içinde bulunduğu en büyük bölgesi olan Attika’nın valiliğine seçilen 39 yaşındaki bir kadın: Rena Dourou.

SYRİZA’yı güçlendiren bir kadın eli 
Dourou, SYRİZA’nın Amazonu diye de tanımlanıyor. Tuttuğunu kopartan bir cengâver. Halkın SYRİZA’ya koşup oy vermesinin arkasında, sadece vaat ettiği “umut” yok anlayacağınız. 1 Eylül’de valilik görevine başlayan Dourou sayesinde 4 ayda kazanılan bir başarı örneği de var… 
Attika, 3.8 milyon nüfusu ile Yunanistan’daki 13 bölgenin en büyüğü. Bölge nüfusunun yüzde 26’sı işsiz, yüzde 34’ü yoksulluk sınırının altında yaşıyor… 
Peki neler yaptı arasında Türkçenin de bulunduğu 5 dil bilen Rena Dourou. Öncelikle politikasını sosyal plan üzerine kurdu. Bölgesel bütçeyi revize etti. Ve kredileri ailelerle bir dayanışma ağı oluşturmak için kullandı.

Sosyal yardımlar için ayrılan bütçeyi 1.9 milyon Avro’dan 13 milyon Avro’ya çıkardı yani yüzde 600 artırmış oldu.

Okullara yardımlar, engellilere destekler… İnsanları günlük yaşamlarına dokundu. “Herkese elektrik” kampanyası ile elektrik faturalarını ödeyemeyip elektrikleri kesildiği için karanlıkta yaşayanların borçlarını üstlendi.


Avrupa Komisyonu’nun karşısına dikildi ve bölgesine tahsis edilen 1.5 milyon Avro tutarındaki Avrupa Yapılanma Fonu’nu komisyon tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda harcamayacağını anlattı. Kendi ekibi ile söz konusu projeyi yeniden oluşturdu: İstihdam yaratabilecek KOBİ’lere teşvikler, bir önceki hükümet tarafından askıya alınan altyapı yatırımları ve bölgesindeki yoksulluğu azaltacak politikalar… Ve Brüksel’e istediklerini kabul ettirdi. Öyle ki yeni bir sözleşmenin daha yolda olduğu söyleniyor… 
Topu topu 4 aylık bile olsa Attika’daki yönetim bir anlamda Yunan halkı için bir laboratuvar oldu. Ve SYRİZA’yı iktidara taşıdı. Çalkantıdaki diğer Akdeniz ülkeleri İspanya, İtalya, Portekiz için de bir umut ışığı… Türkiye bu yolda ilk denemesini biliyorsunuz Birleşik Haziran Hareketi ile başlattı.

Henüz çok cılız. Ama tünelin ucundaki ışık olabilir… Neden olmasın?