UMUT, HAYAL, GÜLÜCÜK…

Sadece üç şey… Umut, hayal ve gülücük… Bir insanın hayatı bu üş şeydir işte. Ancak bunların varlığıyla yaşayabilir insan… Bu üç şeydir geleceği oluşturan… Bunlarla varabilirsin bir yerlere… Bunlarla koruyabilirsin heyecanını… Bunlar yapar adamı güçlü…

Aydınlığın ışıltısıdır bu üç şey…

İnsan isterki;

Umut olsun aradığı her bakışta… Minik tebessümlerle dolu olsun simalar… Hayal kurabilecek cesareti ve gücü olanlar kaplasın her bir tarafı…

***

Fakat, nafile… Karanlığın izi var artık her yerde.

Keskin çizgiler yerleşmiş yüzlere…

Bakışlardan hayal kırıklıkları akıyor yaş niyetine…

Acının, kederin dumanı tüter olmuş yanan her bir sigarada…

Bitkinliğin, yılgınlığın ve korkaklığın kokusu sinmiş kıyafetlere…

Güvensizlik ve tedirginlik içiliyor artık her bir yudum suyla…

Yürekler ümitsizlikten kırılır olmuş bundan böyle…

***

Şimdilik istediklerine ulaştılar, aydınlığa düşman olanlar. Amaçları karanlığa doğru yol alan bir toplum yaratmaktı; geleceğe dair güzel hayalleri olmayan, umutsuzluğa batmış, gülücüklerden yoksun bir toplum…

Gericiler, yani karanlığa tapanlar istemezler coşku dolu bir hayat…

En büyük düşmanlarıdır mutluluk…

Katlanamazlar ışık dolu bakışlara…

Kahkahalarınız boğar onları…

Gücünüz ve cesaretiniz ezer her birini…

Sıcacık hayalleriniz dondurur hepsini…

***

İşte tam da şimdi inadına gülmek gerek… Mümkün olduğunca parıltı saçmalı tüm bakışlar… Hayal kurmalı her bir an…

Aksi halde, karanlık kalıcı zaferini kutlayacak.

İnan az kaldı buna; her yer siyaha bürünecek. Gecenin kapkaranlığı bir daha asla yerini sabahın apaydınlığına bırakmayacak, bırakamayacak. Karanlıktan göz gözü görmeyecek. Ayağın takılacak taşlara… Düşeceksin.

***

Halen şansın varken; en azından az da olsa önünü görebiliyorken kıpırda yerinden!

Kalk ve çığlık at tüm gücünle…

Cesaretin ve korkusuzluğun dağıtsın tüm karanlığı…

Sessizlikler senin haykırışlarınla son bulsun…

Öyle bir oyun oyna ki bu karanlığa, tam kazandım derken, tam zafer yürüyüşü yapmaya hazırlanıyorken paramparça olsun en beklemediği anda, darmaduman olsun baştan aşağıya…

***

Yap bunu!

En azından, umudun için, hayallerin için yap!

Henüz taşlar ayağa tam dolanmamışken, minicik gülücükler uğruna yap bütün bunları!

Değer mi?

İnan ki değer…