ÖZGECAN

Sen kimsin Mehmet Aslan ?

Biz böyle adamlara alışık değiliz.
Şiddete şiddet eğilimindeyiz.

Vuranı vurur.
Öldüreni öldürürüz.

Daha çocukken sokakta ağabeylerimiz "seni itekleyen olursa, erkek ol, gözünü çıkar" demiştir.
Kalbimiz başka çarpsa da dilimiz kabadayıdır. Bu da kendini bu coğrafyada bir bok sanma edebiyatıdır.

Utandırdın bizi.

Kavgaya, kıyamete, sopaya, silaha, küfre, tehdit dolu her ilişkiye alışığız.
Duaya da değil bedduaya hazırız.

Her hareketimizin gözlenmesine, eleştirilmesine, aşağılanmasına bayılırız.

Kılıbık sevgi sözcüklerini sevmeyiz, façasız nefrete razıyız.

“Melekleri yasalar ile korumak mümkün değil. Yasaların vicdanların içinde çalışıyor olması gerek" demişsin ya, sahi söylesene sen kimsin Mehmet Aslan?

Kaç hazret var içine hapsettiğin?
Kaç gayret var benlik tüneline kazı yapan?
Kaç çıkarsız secde var yoluna ışık saçan?

“Benim kalbimi söksünler, bedenimi çöpe atsınlar. Hiçbir şey ifade etmez. Aklım hikmetin karşısında çaresiz" cümlesini bu memlekette kaç tecavüz eden, karısını döven, çocuk katili anlar Mehmet Aslan ?

Perişanım ben. Aklım tutuk. Bunca acizliğin örselediği dilim lâl olmuşken hangi baba
"Benim çocuğumun başına böyle bir şey gelmiş olması beni kıymetli kılmaz" diyebilir?
Hangi kutsal göçebe ruh kendini bu kadar günahkar sayabilir?

Kaç gecedir uyku girmiyor gözüme.
Kaç gecedir sabır dizlerime dolandı.

İşin kötüsü, sen bizim yaralarımızı sardın biz sizi saracağımıza.
İşin kötüsü, sen el verdin tarifsiz acınızdan türeyen acımıza.

Kimsin hiç bilmiyorum.

İlk gördüğümde Özgecan’ın babasıydın ama seni duyduktan sonra artık iyi biliyorum:
o Mehmet Aslan’ın yıldızlara yarışan Özgecan’ı.